Ziraat Bölümü

Pamuk Ve Viskonun Yapısı

I)Seloloza  asit etkisi : Selüloz , organik asitlere dayanıklıdır. Yalnız derişik sülfirik asit ( H2SO4) hidroklorikasit ( HCI ) , ve nitrik asit     (HNO3) te çözünür. Yani pamukta boyama işlemi sırasında pH ın düşürülmesi...
+ Devamı

Bitkisel Silah Jojoba

M. O 6. yüzyılın başlarında Asyalılar savaş silahlarının uç kısımlarını çavdara batırırlardı. Aynı şekilde Kızılderililer de düş¬manlarına karşı, uçlarına zehirli bitkiler sürülmüş mızrak ve ok kullanırlardı....
+ Devamı

Tarımsal Krediler Ve Bayburt Ve Konya İllerinde Tarımsal Kredilerden Yararlanma Durumu

Tarımda sermaye, üretimde kullanılan, tabi unsur ( arazi ve işgücü) haricinde kalan bütün malları ( makine ve ekipman, binalar, hayvanlar ve para)ifade eder (Aksöz,1972).Sermaye üretim faktörlerinin en önemlilerinden biridir....
+ Devamı

Türkiyede Tütün Politikaları

Tütün Amerika’nın keşfinden 150 sene, Avrupa’da tanınmasından da yaklaşık olarak 50 sene sonra 1601-1603 yılları arasında ülkemize girerek kullanılmaya başlanır.Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün...
+ Devamı

Hassas Ekici Sistemler

Ekim işleminde tohumların sıralar arası ve üzerinde düzgün bir şekilde dağıtımı,ekici sistemlerin başarısı yönünden önemlidir(Vatandaş ve Gürhan, 1992).Tarlada yeknesak bir bitki dağılımı iyi bir tarla hazırlığını ve...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Alanlarının Azalması

Hızlı nüfus artışın beraberinde getirmiş olduğu kentleşmeyle birlikte her geçen gün tarım alanları azalmakta ve kişi başına düşen tarım ürünü miktarında düşüş olmaktadır. Geçmişte tarımsal ürün bakımdan kendi...
+ Devamı

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası

Üye ülkeler, AB’nin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir.Bu tercihte:- İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda...
+ Devamı

Çayların Sınıflandırılması

Çay sınıflandırılması karıştırılan ve yanlış anlaşılan konulardan biridir. Çayların sınıflandırılması dünya çapında standardize edilmemiştir ve sınıflar orijine  göre farklılık gösterebilmektedir.  Ayrıca bir...
+ Devamı

Hıyar Yetiştiriciliği

Ülkemizde örtüaltı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Dekar Kapalı Sera Alanı İçerisinde Hıyar Yetiştiriciliği Projesi

Ülkemizde örtü altı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Pamuk Hakkında

Endüstri bitkileri içinde lif ve yağ bitkilerinin her ikisine de  giren pamuk, bir çok sanayinin temel hammaddesini karşılayan önemli bir bitkidir. Lifi ile tekstil sanayinin, çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı ile bitkisel yağ...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Kesimine Yönelik Politikalar

Ülkemizde uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme modelidir. Bu tür destekleme yöntemleriyle; hükümetler hangi ürünleri hangi fiyattan satın alacağını belirleyerek alım yapacak kuruluşu...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı bovine spongioforme deli dana hastalığı bovine spongioforme encephalopathie : İngiltere de 10 yıl önce patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca...
+ Devamı

Ekoloji

Ekoloji terimi ilk olarak 1867 yılında Alman biyoloji uzmanı Ernest Heckel tarafından kullanılmıştır. Sözcük anlamı ev ve konut bilimi olarak ifade edilmiştir. Ekoloji çeşitli türdeki canlıların çevreleri ile uyumlu olarak nasıl...
+ Devamı

Özel İhtisas Komisyonlarının Gözüyle Türkiyede Tarımsal Yapılanma İzlenen Politikalar Eksiklikler Ve Yapılması Gerekenler

Dünya üzerindeki her ülkenin kendi je-opolitik ve stratejik konumu, sahip olduğu işgücü ve vasıflı-vasıfsız eleman kapasitesi, yabancı ülkelerle arasında bulunan ticari ve ekonmik ilişkiler, yeraltı ve yerüstü kay-nakları ve...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

BSE sığırlarda merkezi sinir sistemi bulguları ile seyreden ve her zaman ölümle sonuçlanan, uzun seyirli, beyin dokusunda iltihabi olmayan erimelerle karakterize bir hastalıktır. İnsan ve diğer hayvan türlerinde de bu grupdan...
+ Devamı

Dünyayı Korkutan Bulaşıcı Sarbon

Yazili ve görsel basinda yer alan haberlere göre, ABD'de 25 yil sonra ilk kez, biri ölümle sonuçlanmak üzere, iki insanda sarbon hastaligi saptanmistir. Bu dünyanin içinde bulundugu kosullar nedeniyle "biyoterörizm" ve "biyolojik savas"i...
+ Devamı

Jojaba

Anavatanı, ABD'nin Arizona ve Kaliforniya Eyaletleri İle Meksika'nın "Sonara" Çölü'dür.İlk Olarak 1789 Yılında İtalyan Rahip Clavijero Tarafından  Tanımlanmıştır.Clavijero; Kaliforniya ve Sonora Çölü yerlilerinin, deri kanseri ve...
+ Devamı

Şifalı Bitkiler

Şifalı bitkileri doğadan kendisi toplamak isteyen kişinin en azından, temel botanik bilgilerine sahip olması gerekir. Bu bilgilere sahip olup olmadığını kişinin kendisi de saptayabilir. Bunun için kendine şu soruları...
+ Devamı

Gül Yetiştiriciliği

Gülün tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Eski Çin belgelerinde gül çiçeğinin hoş kokusundan bahsedilmiştir. Ülkemizde ise gül ilk defa 1870 yılında bir göçmen tarafından getirilip Bursa, Denizli, Manisa yörelerine dikilmiştir....
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Tütün Amerika’nın keşfinden 150 sene, Avrupa’da tanınmasından da yaklaşık olarak 50 sene sonra 1601-1603 yılları arasında ülkemize girerek kullanılmaya başlanır.
Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün ithalatından muayyen bir gümrük resmi alınmakla iktifa edilirken, tütün tiryakilerinin çoğalması ile bir kısım hocalar ve müftülerce bunun kullanımına, Kuran-ı Kerim’in hükümlerine aykırılığı gerekçe gösterilerek karşı çıkılır. Bunun üzerine Padişah I. Ahmet tarafından tütün içmenin yasaklanması hususunda bir ferman çıkarılır.
Ancak, I. Ahmet’ten sonra tahta geçen Sultan Mustafa ve II. Osman devirlerinde imparatorluğun dış seferler ve iç kargaşalar ile meşguliyeti nedeniyle sözkonusu yasakların önemli bir etkisi olmaz. Daha sonra Padişah olan IV. Murat zamanında tütün içme yasağı şiddetle takip edilir.
O tarihlerde tütün lüle ve çubukla içildiğinden, İstanbul’da Cibali’den başlayıp Saraçhanebaşı semtini de içine alan ve üç gün üç gece devam eden yangına tütün içerken uyuyup kalan bir tiryakinin lülesindeki ateşi döşemeye düşürmesinin sebep olduğu rivayetinin Padişaha duyurulması üzerine, Müftü Hüseyin Efendi’den alınan fetva ile tütün içenlerin idamlarına hükmolunur. Sultan IV.Murat’ın bu konudaki icraatı çok şiddetli olur yasak konusunda yabancılara dahi hoşgörü gösterilmez. Sefer halinde bile tütün içerken yakalananlar idam edilmekten kurtulamazlar.
Bu yasaklara rağmen tütün içimine bütünüyle engel olunamaz. Daha sonraları tahttan indirilen İbrahim’in yerine çocuk yaşta padişah olan V. Sultan Mehmet’in (Avcı Mehmet) kendisinin de tütün içmesi dolayısıyla bu yasak, 1646 yılında Şeyhülislam Bahai Efendi’nin verdiği bir fetva ile bazı kayıtlarla kaldırılır. 
II. Türkiye’de Tütünün Tarım ve Ticareti Hakkındaki Gelişmeler
A. Türkiye’de Tütünün Tarımı
Tütün tarımının ülkemizde başlangıcına dair kesin bir tarih mevcut değilse de tütün tohumlarının Rumeli tarafından Avrupa’ya gidip gelen tüccarlar tarafından getirildiği tahmin edilmekte ve ilk tütün tarımının da Yenice ve İskeçe dolaylarında yapıldığı ileri süsülmektedir.
B. Tütünün Tarım ve Ticaretinin Vergilendirilmesi
Yukarıda bahsedilen yasaklamadan sonra 1687 yılına kadar tütünün , İstanbul’a, üretimi yapılan yerlerden ithali mümkündü. Bu tarihten sonra tütünün ithalatına gümrük resmi konmuş, tütün imalatının serbest bırakılmasından sonra da ayrıca tütün mamullerinin alım ve satımına ayrı ayrı vergiler konmuştur. Bu vergiler Padişah II:Mustafa Paşa tarafından 1698’de 55 yük akçe karşılığında ihale edilir.
Tütün üretiminin ilgi görerek artması ile birlikte, tütün üretimini bir düzene sokmak ve hazine gelirlerini artırmak amacıyla “Surutu Duhan” adlı bir nizamname hazırlanır. Bu nizamname ile tütünün gümrük resmi artırılır ayrıca tütün üreten ekicilerden de tütünler tarlada iken dönümünden ikibuçuk kuruş onikişer para “Duhanı dönüm resmi” adı altında bir vergi alınmasına başlanır.
Yurdumuzda üretilen bu tütünler ekicinin becerisi ve ekolojik şartların uygunluğu sebebiyle üstün kaliteli ve vasıflı olması dolayısıyla önceleri Avrupa’dan ithal edilen tütünlerin yerini alır böylece ithalat dururken daha sonraları bu tütünlerin ihracatı başlar. Bundan dolayı Osmanlı sınırlarının muhtelif yerlerine toplam 30 tütün gümrüğü kurulur.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: tütün  bir  ile  reji  sonra  tütünün  yapılan  osmanlı  tarafından  daha  resmi  idaresi  neden  nizamname  padişah  sene  gümrük  gelir  olarak  yılında  

Dosyalar - Ziraat