Ziraat Bölümü

Hassas Ekici Sistemler

Ekim işleminde tohumların sıralar arası ve üzerinde düzgün bir şekilde dağıtımı,ekici sistemlerin başarısı yönünden önemlidir(Vatandaş ve Gürhan, 1992).Tarlada yeknesak bir bitki dağılımı iyi bir tarla hazırlığını ve...
+ Devamı

Tarımsal Krediler Ve Bayburt Ve Konya İllerinde Tarımsal Kredilerden Yararlanma Durumu

Tarımda sermaye, üretimde kullanılan, tabi unsur ( arazi ve işgücü) haricinde kalan bütün malları ( makine ve ekipman, binalar, hayvanlar ve para)ifade eder (Aksöz,1972).Sermaye üretim faktörlerinin en önemlilerinden biridir....
+ Devamı

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası

Üye ülkeler, AB’nin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir.Bu tercihte:- İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda...
+ Devamı

Gül Yetiştiriciliği

Gülün tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Eski Çin belgelerinde gül çiçeğinin hoş kokusundan bahsedilmiştir. Ülkemizde ise gül ilk defa 1870 yılında bir göçmen tarafından getirilip Bursa, Denizli, Manisa yörelerine dikilmiştir....
+ Devamı

Dünyayı Korkutan Bulaşıcı Sarbon

Yazili ve görsel basinda yer alan haberlere göre, ABD'de 25 yil sonra ilk kez, biri ölümle sonuçlanmak üzere, iki insanda sarbon hastaligi saptanmistir. Bu dünyanin içinde bulundugu kosullar nedeniyle "biyoterörizm" ve "biyolojik savas"i...
+ Devamı

Jojaba

Anavatanı, ABD'nin Arizona ve Kaliforniya Eyaletleri İle Meksika'nın "Sonara" Çölü'dür.İlk Olarak 1789 Yılında İtalyan Rahip Clavijero Tarafından  Tanımlanmıştır.Clavijero; Kaliforniya ve Sonora Çölü yerlilerinin, deri kanseri ve...
+ Devamı

Pamuk Hakkında

Endüstri bitkileri içinde lif ve yağ bitkilerinin her ikisine de  giren pamuk, bir çok sanayinin temel hammaddesini karşılayan önemli bir bitkidir. Lifi ile tekstil sanayinin, çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı ile bitkisel yağ...
+ Devamı

Özel İhtisas Komisyonlarının Gözüyle Türkiyede Tarımsal Yapılanma İzlenen Politikalar Eksiklikler Ve Yapılması Gerekenler

Dünya üzerindeki her ülkenin kendi je-opolitik ve stratejik konumu, sahip olduğu işgücü ve vasıflı-vasıfsız eleman kapasitesi, yabancı ülkelerle arasında bulunan ticari ve ekonmik ilişkiler, yeraltı ve yerüstü kay-nakları ve...
+ Devamı

Pamuk Ve Viskonun Yapısı

I)Seloloza  asit etkisi : Selüloz , organik asitlere dayanıklıdır. Yalnız derişik sülfirik asit ( H2SO4) hidroklorikasit ( HCI ) , ve nitrik asit     (HNO3) te çözünür. Yani pamukta boyama işlemi sırasında pH ın düşürülmesi...
+ Devamı

Hıyar Yetiştiriciliği

Ülkemizde örtüaltı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Ekoloji

Ekoloji terimi ilk olarak 1867 yılında Alman biyoloji uzmanı Ernest Heckel tarafından kullanılmıştır. Sözcük anlamı ev ve konut bilimi olarak ifade edilmiştir. Ekoloji çeşitli türdeki canlıların çevreleri ile uyumlu olarak nasıl...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Alanlarının Azalması

Hızlı nüfus artışın beraberinde getirmiş olduğu kentleşmeyle birlikte her geçen gün tarım alanları azalmakta ve kişi başına düşen tarım ürünü miktarında düşüş olmaktadır. Geçmişte tarımsal ürün bakımdan kendi...
+ Devamı

Bitkisel Silah Jojoba

M. O 6. yüzyılın başlarında Asyalılar savaş silahlarının uç kısımlarını çavdara batırırlardı. Aynı şekilde Kızılderililer de düş¬manlarına karşı, uçlarına zehirli bitkiler sürülmüş mızrak ve ok kullanırlardı....
+ Devamı

Çayların Sınıflandırılması

Çay sınıflandırılması karıştırılan ve yanlış anlaşılan konulardan biridir. Çayların sınıflandırılması dünya çapında standardize edilmemiştir ve sınıflar orijine  göre farklılık gösterebilmektedir.  Ayrıca bir...
+ Devamı

Şifalı Bitkiler

Şifalı bitkileri doğadan kendisi toplamak isteyen kişinin en azından, temel botanik bilgilerine sahip olması gerekir. Bu bilgilere sahip olup olmadığını kişinin kendisi de saptayabilir. Bunun için kendine şu soruları...
+ Devamı

Dekar Kapalı Sera Alanı İçerisinde Hıyar Yetiştiriciliği Projesi

Ülkemizde örtü altı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı bovine spongioforme deli dana hastalığı bovine spongioforme encephalopathie : İngiltere de 10 yıl önce patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Kesimine Yönelik Politikalar

Ülkemizde uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme modelidir. Bu tür destekleme yöntemleriyle; hükümetler hangi ürünleri hangi fiyattan satın alacağını belirleyerek alım yapacak kuruluşu...
+ Devamı

Türkiyede Tütün Politikaları

Tütün Amerika’nın keşfinden 150 sene, Avrupa’da tanınmasından da yaklaşık olarak 50 sene sonra 1601-1603 yılları arasında ülkemize girerek kullanılmaya başlanır.Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

BSE sığırlarda merkezi sinir sistemi bulguları ile seyreden ve her zaman ölümle sonuçlanan, uzun seyirli, beyin dokusunda iltihabi olmayan erimelerle karakterize bir hastalıktır. İnsan ve diğer hayvan türlerinde de bu grupdan...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
I)Seloloza  asit etkisi : Selüloz , organik asitlere dayanıklıdır. Yalnız derişik sülfirik asit ( H2SO4) hidroklorikasit ( HCI ) , ve nitrik asit     (HNO3) te çözünür. Yani pamukta boyama işlemi sırasında pH ın düşürülmesi isteniyorsa bu işlem zayıf bir asit olan asetik asit  (CH3COOH) ya da formik asit ( HCOOH) ile yapılmalıdır. Kuvvetli asitler pamuklu kumaşların boyanması işleminde kullanılmazlar.
II)Selüloza alkali etkisi :  soda ( Na2CO3) gibi zayıf ve kostik ( NaOH ) gibi kuvvetli alkalilerle işlem yapıldığında , sonradan nötralize etmek koşulu ile  bir problemle karşılaşılmaz. Bu maddeler işlem sırasında nötralize edilmezlerse oksiselüloza sebep olup pamuğun yapısının bozulmasına yol açarlar. 
Eğer kostik çözeltisi  % 13 konsantrasyona ulaşırsa , merserize işlemi başlar. % 19 konsantarsyonda merserizasyon sağlanmıştır. Nötrleme yapılsada bu yeni düzen korunur. Bu işlemle pamuğun amorf bölgeleri kostikle doldurulmuştur. Bu artık yeni bir yapıdır. Merserize işlemine uğratılan pamuk boyayı normale göre % 25 civarında daha koyu gösterir. 
III )Selüloza Isı Etkisi : Kuru pamuk 150 0C civarına kadar ısıtılabilir.  Yaş pamukta bu sıcaklık biraz daha arttırılabilir. Isıtma süresi uzatılırsa pamukta kahverengileşme gözlenmesi olasıdır. 
IV )Selüloza Su Etkisi : Su pamuğun şişmesine yol açar. Şişme oluşumu pamuğun doğal bükümünü bozar. Fakat bu yapı kuruma sonrası yeniden oluşur. Pamuğun nemi %9 un altında ise pamukta küflenme gözlenmez. %9 un üzerindeki nem değerlerinde mikroorganizmaların çoğalma hızı yüksek olduğundan küflenme yüksektir. Bu nedenle bu nem miktarının aşılmamasına dikkat edilmelidir. 
B ) YAĞLAR VE VAKSLAR : 
I ) Yağlar : Genel olarak gliserid diyebileceğimiz oleik, palmitik, stearik asitlerin gliserinle oluşturduğu triesterlerdir. Erime noktaları oldukça düşüktür. Sulu kostikle kaynatılarak kolayca hidroliz olurlar. Bu boyaya hazırlama işleminin de bir parçasını oluşturur. 
II ) Vakslar : 28, 30 ve 32 karbonlu monohidroksilli alkollerin yağ asitleri ile oluşturdukları oldukça yüksek erime noktalı, sert bileşiklerdir. Kolay kolay hidroliz olmazlar. Ancak uzun zaman kostik çözeltisi ile kaynatılmakla hidroliz edilebilirler.
C )PEKTATLAR :  Doğal pamuk pektik asit türevlerini içerir. Pektik asit ya kalsiyum ve magnezyum tuzu ya da serbest asit veya metil esteri şeklinde bulunur. Pektik asit metil esteri suda çözünür, serbest asit ile kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünmezler. Fakat kostik ya da sodayla suda çözünebilen ürünlere parçalanırlar. 
D) ANORGANİK TUZLAR :   Anorganik tuzların pamuk içerisindeki bileşimleri pamuğun  cinsi ve  toprağın bileşimine bağlıdır. Bunlar kasar banyosu ile çözünüp banyoyla birlikte atılırlar. Pamuğun yakılması ile geriye %1-2 kül kalır. Bunun analizi ise aşağıdaki yüzdeleri verir :
Potasyom karbonat         :    %44.8
Potasyum klorür             :    %9.9
Potasyum sülfat              :    %9.3
Kalsiyum sülfat              :    % 9.3
Kalsiyum karbonat         :    %10.6
Magnezyum sülfat          :    %8.4
Demir-3-oksit                 :    %3.0
Alüminyum oksit           :     %5.0
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: asit  ile  bir  boyar  pamuğun  reaktif  etkisi  pamukta  pamuk  kostik  viskona  gibi  grup  yüksek  işlem  sülfat   :  düşüktür  oldukça  çok  

Dosyalar - Ziraat