Ziraat Bölümü

Gül Yetiştiriciliği

Gülün tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Eski Çin belgelerinde gül çiçeğinin hoş kokusundan bahsedilmiştir. Ülkemizde ise gül ilk defa 1870 yılında bir göçmen tarafından getirilip Bursa, Denizli, Manisa yörelerine dikilmiştir....
+ Devamı

Jojaba

Anavatanı, ABD'nin Arizona ve Kaliforniya Eyaletleri İle Meksika'nın "Sonara" Çölü'dür.İlk Olarak 1789 Yılında İtalyan Rahip Clavijero Tarafından  Tanımlanmıştır.Clavijero; Kaliforniya ve Sonora Çölü yerlilerinin, deri kanseri ve...
+ Devamı

Hassas Ekici Sistemler

Ekim işleminde tohumların sıralar arası ve üzerinde düzgün bir şekilde dağıtımı,ekici sistemlerin başarısı yönünden önemlidir(Vatandaş ve Gürhan, 1992).Tarlada yeknesak bir bitki dağılımı iyi bir tarla hazırlığını ve...
+ Devamı

Özel İhtisas Komisyonlarının Gözüyle Türkiyede Tarımsal Yapılanma İzlenen Politikalar Eksiklikler Ve Yapılması Gerekenler

Dünya üzerindeki her ülkenin kendi je-opolitik ve stratejik konumu, sahip olduğu işgücü ve vasıflı-vasıfsız eleman kapasitesi, yabancı ülkelerle arasında bulunan ticari ve ekonmik ilişkiler, yeraltı ve yerüstü kay-nakları ve...
+ Devamı

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası

Üye ülkeler, AB’nin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir.Bu tercihte:- İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda...
+ Devamı

Çayların Sınıflandırılması

Çay sınıflandırılması karıştırılan ve yanlış anlaşılan konulardan biridir. Çayların sınıflandırılması dünya çapında standardize edilmemiştir ve sınıflar orijine  göre farklılık gösterebilmektedir.  Ayrıca bir...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Kesimine Yönelik Politikalar

Ülkemizde uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme modelidir. Bu tür destekleme yöntemleriyle; hükümetler hangi ürünleri hangi fiyattan satın alacağını belirleyerek alım yapacak kuruluşu...
+ Devamı

Türkiyede Tütün Politikaları

Tütün Amerika’nın keşfinden 150 sene, Avrupa’da tanınmasından da yaklaşık olarak 50 sene sonra 1601-1603 yılları arasında ülkemize girerek kullanılmaya başlanır.Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün...
+ Devamı

Bitkisel Silah Jojoba

M. O 6. yüzyılın başlarında Asyalılar savaş silahlarının uç kısımlarını çavdara batırırlardı. Aynı şekilde Kızılderililer de düş¬manlarına karşı, uçlarına zehirli bitkiler sürülmüş mızrak ve ok kullanırlardı....
+ Devamı

Ekoloji

Ekoloji terimi ilk olarak 1867 yılında Alman biyoloji uzmanı Ernest Heckel tarafından kullanılmıştır. Sözcük anlamı ev ve konut bilimi olarak ifade edilmiştir. Ekoloji çeşitli türdeki canlıların çevreleri ile uyumlu olarak nasıl...
+ Devamı

Pamuk Hakkında

Endüstri bitkileri içinde lif ve yağ bitkilerinin her ikisine de  giren pamuk, bir çok sanayinin temel hammaddesini karşılayan önemli bir bitkidir. Lifi ile tekstil sanayinin, çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı ile bitkisel yağ...
+ Devamı

Dekar Kapalı Sera Alanı İçerisinde Hıyar Yetiştiriciliği Projesi

Ülkemizde örtü altı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Şifalı Bitkiler

Şifalı bitkileri doğadan kendisi toplamak isteyen kişinin en azından, temel botanik bilgilerine sahip olması gerekir. Bu bilgilere sahip olup olmadığını kişinin kendisi de saptayabilir. Bunun için kendine şu soruları...
+ Devamı

Dünyayı Korkutan Bulaşıcı Sarbon

Yazili ve görsel basinda yer alan haberlere göre, ABD'de 25 yil sonra ilk kez, biri ölümle sonuçlanmak üzere, iki insanda sarbon hastaligi saptanmistir. Bu dünyanin içinde bulundugu kosullar nedeniyle "biyoterörizm" ve "biyolojik savas"i...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

BSE sığırlarda merkezi sinir sistemi bulguları ile seyreden ve her zaman ölümle sonuçlanan, uzun seyirli, beyin dokusunda iltihabi olmayan erimelerle karakterize bir hastalıktır. İnsan ve diğer hayvan türlerinde de bu grupdan...
+ Devamı

Hıyar Yetiştiriciliği

Ülkemizde örtüaltı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı bovine spongioforme deli dana hastalığı bovine spongioforme encephalopathie : İngiltere de 10 yıl önce patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Alanlarının Azalması

Hızlı nüfus artışın beraberinde getirmiş olduğu kentleşmeyle birlikte her geçen gün tarım alanları azalmakta ve kişi başına düşen tarım ürünü miktarında düşüş olmaktadır. Geçmişte tarımsal ürün bakımdan kendi...
+ Devamı

Tarımsal Krediler Ve Bayburt Ve Konya İllerinde Tarımsal Kredilerden Yararlanma Durumu

Tarımda sermaye, üretimde kullanılan, tabi unsur ( arazi ve işgücü) haricinde kalan bütün malları ( makine ve ekipman, binalar, hayvanlar ve para)ifade eder (Aksöz,1972).Sermaye üretim faktörlerinin en önemlilerinden biridir....
+ Devamı

Pamuk Ve Viskonun Yapısı

I)Seloloza  asit etkisi : Selüloz , organik asitlere dayanıklıdır. Yalnız derişik sülfirik asit ( H2SO4) hidroklorikasit ( HCI ) , ve nitrik asit     (HNO3) te çözünür. Yani pamukta boyama işlemi sırasında pH ın düşürülmesi...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
M. O 6. yüzyılın başlarında Asyalılar savaş silahlarının uç kısımlarını çavdara batırırlardı. Aynı şekilde Kızılderililer de düş¬manlarına karşı, uçlarına zehirli bitkiler sürülmüş mızrak ve ok kullanırlardı. Zehirli bitkiler o dönem için stratejik önem taşıyordu; az bulunuyordu ve henüz topluluk¬lar tarafından keşfedilmemişti. Savaşta bitkilerin bir silah olarak kullanılması yönte¬minde aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların yayılması da hedefleniyordu. Bitkilerin, in¬sanoğlunun varlığından beri bir savaş silahı olarak kullanıla geldiğini tarih bize aktarı¬yor. Bitkilerden ilkel faydalanma yöntemi geride kaldı. Günümüzde artık askeri ka¬muflajlarda, ilaç, sentetik, hatta savunma sanayiinde faydalanılıyor bitkilerden. İlk bakışta hiçbir anlam veremediğimiz bitki¬ler, kıymeti bakımından 'stratejik' bir hal alıyor. Artık okun ucuna sürülerek düşmanı zehirlemek yerine, ne kadar alanda faydala¬nılır ölçüsü o bitkinin değerini ortaya koyuyor. Buğday ya da mısır insan yaşamı için önemli olabilir ama faydalanıldığı alan sayılıdır. Az yetişen ama sayısız alanda kul¬lanılan bitkiler uluslararası alanda daha çok değer buluyor. Tabir yerindeyse her derde deva bitkilerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Nicelik az olunca bazı bitkilerde piyasa ve tekelleşme devreye giriyor. Bir ülke bir bitkiden faydalandığı alanları diğer bir ülkeden saklıyor, çalışmalarım gizli tutuyor. İşte böylesine stratejik öneme sahip bitkilerden birisi de jojoba. Yüzden fazla alanda kullanılan bu bitki uluslararası strate¬jik özeliği olan bir ürün hüviyetinde.
Anavatanı ABD'nin Afizona ve Kalifor¬niya eyaletleri ile Meksika'nın Sonora Çölü olan jojoba her daim yeşil, 100 ila 200 yıllık ömre sahip çalı formunda bir çöl bitkisidir. İngilizce'de hoboba, Fransızca'da yoyoba diye okunan, Latince'de simmondsia ehinonsis (link) diye adlandırılan bu bitki biz¬de Keçifındığı olarak biliniyor. İlk olarak İtalyan rahip Clavijero tarafından 1789 yı¬lında tanımlandı. Clavijero bu bitkinin, Kaliforniya ve Sonora Çölü yerlileri tara¬fından derin kanser veya yaraların tedavi¬sinde, saç çıkartılmasında, doğum ağrıları¬nın başlatılmasında kullanıldığını bildiri¬yor. Ancak 1993 yılında, tohumundaki mum tabiatında yağın diğer bitkilerdeki yağlardan farklı ve kaşalot adlı sperm bali¬nanın yağına denk olduğunun keşfedilme¬siyle dikkatleri üzerine çekti. 2. Dünya Sa¬vaşı ile birlikte önemini artıran jojoba 1972 yılında deniz memelilerinin korunması ya¬sası ile birlikte önemini iyiden iyiye artırdı. Yüksek sıcaklıkta ve basınç altında bile ka¬rarlı olan viskozitesini kaybetmediği için temas ettiği yüzeye gayet iyi yapışan balina yağı gibi jojoba da endüstriyel alanda kulla¬nılmaya başlandı. Zeytin, soya, mısır, pa¬muk tohum yağları gliserol ile yağ asitleri¬nin bir esteri olmasına karşın jojoba to-humlarında bulunan yağ sıvı bir mum gibi, gliserol yerine uzun zincirli dallanmış bir alkol grubu ile yağ asitlerinden oluşuyor. Yağı açık sarı renkte, doymamış, çok fazla stabil ve büyük oranda saf; yüksek hız ve sıcaklıkta çalışan makineler için yağlayıcı madde olarak rafine edilmeksizin kulla¬nım özelliğine de sahip. Saatlerin yağlan¬masında kullanılabilecek kadar ince ve saf; füze, roket ve ağır sanayi makineleri¬nin yağlanmasında kullanılabilecek kadar da yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı. Hidrojene edildiğinde ise oldukça sert bir mum halini alabilecek özellikte.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: bir  jojoba  yağı  ile  olarak  yağ  yüksek  alanda  aynı  kadar  için  sahip  hem  mum  tarafından  stratejik  elde  sıcaklığı  bitkilerin  kullanılan  

Dosyalar - Ziraat