Ziraat Bölümü

Türkiyede Tarım Kesimine Yönelik Politikalar

Ülkemizde uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme modelidir. Bu tür destekleme yöntemleriyle; hükümetler hangi ürünleri hangi fiyattan satın alacağını belirleyerek alım yapacak kuruluşu...
+ Devamı

Pamuk Ve Viskonun Yapısı

I)Seloloza  asit etkisi : Selüloz , organik asitlere dayanıklıdır. Yalnız derişik sülfirik asit ( H2SO4) hidroklorikasit ( HCI ) , ve nitrik asit     (HNO3) te çözünür. Yani pamukta boyama işlemi sırasında pH ın düşürülmesi...
+ Devamı

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası

Üye ülkeler, AB’nin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir.Bu tercihte:- İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda...
+ Devamı

Bitkisel Silah Jojoba

M. O 6. yüzyılın başlarında Asyalılar savaş silahlarının uç kısımlarını çavdara batırırlardı. Aynı şekilde Kızılderililer de düş¬manlarına karşı, uçlarına zehirli bitkiler sürülmüş mızrak ve ok kullanırlardı....
+ Devamı

Dünyayı Korkutan Bulaşıcı Sarbon

Yazili ve görsel basinda yer alan haberlere göre, ABD'de 25 yil sonra ilk kez, biri ölümle sonuçlanmak üzere, iki insanda sarbon hastaligi saptanmistir. Bu dünyanin içinde bulundugu kosullar nedeniyle "biyoterörizm" ve "biyolojik savas"i...
+ Devamı

Ekoloji

Ekoloji terimi ilk olarak 1867 yılında Alman biyoloji uzmanı Ernest Heckel tarafından kullanılmıştır. Sözcük anlamı ev ve konut bilimi olarak ifade edilmiştir. Ekoloji çeşitli türdeki canlıların çevreleri ile uyumlu olarak nasıl...
+ Devamı

Gül Yetiştiriciliği

Gülün tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Eski Çin belgelerinde gül çiçeğinin hoş kokusundan bahsedilmiştir. Ülkemizde ise gül ilk defa 1870 yılında bir göçmen tarafından getirilip Bursa, Denizli, Manisa yörelerine dikilmiştir....
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

BSE sığırlarda merkezi sinir sistemi bulguları ile seyreden ve her zaman ölümle sonuçlanan, uzun seyirli, beyin dokusunda iltihabi olmayan erimelerle karakterize bir hastalıktır. İnsan ve diğer hayvan türlerinde de bu grupdan...
+ Devamı

Şifalı Bitkiler

Şifalı bitkileri doğadan kendisi toplamak isteyen kişinin en azından, temel botanik bilgilerine sahip olması gerekir. Bu bilgilere sahip olup olmadığını kişinin kendisi de saptayabilir. Bunun için kendine şu soruları...
+ Devamı

Çayların Sınıflandırılması

Çay sınıflandırılması karıştırılan ve yanlış anlaşılan konulardan biridir. Çayların sınıflandırılması dünya çapında standardize edilmemiştir ve sınıflar orijine  göre farklılık gösterebilmektedir.  Ayrıca bir...
+ Devamı

Jojaba

Anavatanı, ABD'nin Arizona ve Kaliforniya Eyaletleri İle Meksika'nın "Sonara" Çölü'dür.İlk Olarak 1789 Yılında İtalyan Rahip Clavijero Tarafından  Tanımlanmıştır.Clavijero; Kaliforniya ve Sonora Çölü yerlilerinin, deri kanseri ve...
+ Devamı

Dekar Kapalı Sera Alanı İçerisinde Hıyar Yetiştiriciliği Projesi

Ülkemizde örtü altı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Hıyar Yetiştiriciliği

Ülkemizde örtüaltı yani alçak plastik tünel + sera olarak hıyar üretimi 35 bin dekarın üzerindedir. Bu alandan alınan ürün 670 bin ton civarındadır. Sadece sera alanı ise yaklaşık 30 bin dekardır. Hıyar üre¬timinin % 30'u cam,...
+ Devamı

Türkiyede Tarım Alanlarının Azalması

Hızlı nüfus artışın beraberinde getirmiş olduğu kentleşmeyle birlikte her geçen gün tarım alanları azalmakta ve kişi başına düşen tarım ürünü miktarında düşüş olmaktadır. Geçmişte tarımsal ürün bakımdan kendi...
+ Devamı

Tarımsal Krediler Ve Bayburt Ve Konya İllerinde Tarımsal Kredilerden Yararlanma Durumu

Tarımda sermaye, üretimde kullanılan, tabi unsur ( arazi ve işgücü) haricinde kalan bütün malları ( makine ve ekipman, binalar, hayvanlar ve para)ifade eder (Aksöz,1972).Sermaye üretim faktörlerinin en önemlilerinden biridir....
+ Devamı

Türkiyede Tütün Politikaları

Tütün Amerika’nın keşfinden 150 sene, Avrupa’da tanınmasından da yaklaşık olarak 50 sene sonra 1601-1603 yılları arasında ülkemize girerek kullanılmaya başlanır.Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün...
+ Devamı

Özel İhtisas Komisyonlarının Gözüyle Türkiyede Tarımsal Yapılanma İzlenen Politikalar Eksiklikler Ve Yapılması Gerekenler

Dünya üzerindeki her ülkenin kendi je-opolitik ve stratejik konumu, sahip olduğu işgücü ve vasıflı-vasıfsız eleman kapasitesi, yabancı ülkelerle arasında bulunan ticari ve ekonmik ilişkiler, yeraltı ve yerüstü kay-nakları ve...
+ Devamı

Pamuk Hakkında

Endüstri bitkileri içinde lif ve yağ bitkilerinin her ikisine de  giren pamuk, bir çok sanayinin temel hammaddesini karşılayan önemli bir bitkidir. Lifi ile tekstil sanayinin, çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı ile bitkisel yağ...
+ Devamı

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı bovine spongioforme deli dana hastalığı bovine spongioforme encephalopathie : İngiltere de 10 yıl önce patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca...
+ Devamı

Hassas Ekici Sistemler

Ekim işleminde tohumların sıralar arası ve üzerinde düzgün bir şekilde dağıtımı,ekici sistemlerin başarısı yönünden önemlidir(Vatandaş ve Gürhan, 1992).Tarlada yeknesak bir bitki dağılımı iyi bir tarla hazırlığını ve...
+ Devamı

( 2 - KULLANICI DEGERi )
Üye ülkeler, AB’nin kurulduğu yıllarda tarımda ulusal politikalar uygulamak yerine ortak politikalar oluşturmayı tercih etmişlerdir.
Bu tercihte:
- İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanan kıtlık dolayısıyla gıda arzının devamlılığını sağlama,
-Savaş sonrasında AB’nin nüfusunun önemli bir bölümünü (aktif nüfusun %20’si) oluşturulan tarım sektörünün gelir seviyesinin korunması ve Avrupa ekonomik bütünleşmesinin,toplumun önemli bir kesimini ilgilendiren sorunlara yeterince eğilmediği sürece başarılı olamayacağı,
-Üye ülkelerin ulusal tarım politikaları arasındaki farklılıkların sadece koordinasyonla giderilemeyeceği,
-Üye ülkeler arsında diğer sektörlerde olduğu gibi bir gümrük birliği oluşturulmasının piyasa mekanizmaları arasındaki farkların giderilmesinde yeterli olamayacağı,yönünde bazı görüşler etkili olmuştur.Ayrıca Avrupa entegrasyonunun baş mimarı olan Almanya ve Fransa arasında çıkar ayrılıkları  da bu oluşumda önemli rol oynamıştır.
AB kurulmadan önce yapılan görüşmelerde Almanya, bir  gümrük birliği oluşturulması  ve sanayi mallarının serbest dolaşımının sağlanmasını savunmuştur. Çünkü bu ülkenin  sanayi sektörü oldukça gelişmiş durumdaydı.
Buna karşılık toplam nüfusunun % 25’i tarım sektöründe çalışan Fransa sanayi malları için oluşturulacak gümrük birliğinin yaratacağı rekabet ortamında Almanya karşısında dezavantajlı duruma düşebileceği endişesiyle üye ülkelerin pazarlarının tarım ürünlerine de açılması gerektiği konusunda ısrarlı davranmıştır. Diğer bir ifadeyle her iki ülke arasında çıkar çatışması ve Fransa’nın bu konudaki ısrarının da ortak bir tarım politikası uygulanmasında etkili olduğu ifade edilebilir.
Ortak Tarım Politikasının (OTP) tercihinde etkili olan bir diğer neden ise tarımda ulusal politikaların uygulanması durumunda tarıma dayalı sanayi ürünlerinin de (gıda sanayi gibi) AB içinde serbest dolaşımının tam olarak sağlanamayacağı ve rekabetin bozulacağı endişesidir.
Saydığımız bütün nedenlerle AB içinde bir ortak tarım politikası uygulanmasına karar verilmiş  ve Roma Antlaşmasıyla da  bu politikanın yasal temelleri atılmıştır.
OTP ilk kez Roma Antlaşmasının 3/d bendinde öngörülmüştür. Bu konuda ilk ciddi adımlar 1960-1964 yılları arasında atılmış ve 1962’de de ilk Ortak piyasa  Düzeni oluşturulmuştur.
OTP gereği üye ülkeler milli yasama ve yürütme yetkilerinin bir kısmını Birliğin Organlarına devrettiklerinden tarım konusunda bağımsız politikalar uygulayamamakta ve birliğin aldığı kararlara uymak zorunda kalmaktadırlar.
2.ORTAK TARIM POLİTİKASININ AMAÇLARI
Roma Antlaşmasının 39. maddesinde Avrupa Birliği’nin OTP’ sinin amaçları:
Teknik gelişmelerin desteklenmesi, tarımsal üretimin rasyonel hale getirilmesi, üretim faktörlerinin özellikle de işgücünün optimal kullanımını sağlayarak tarımda verimliliğin yükseltilmesi,
Özellikle tarımda çalışanların kişi başına gelirlerinin arttırılarak yaşam standartlarının yükseltilmesi,
Pazarlarda istikrarın sağlanması,
Ürün arzında sürekliliğin temini diğer bir ifadeyle ürün arzının güvenliğinin sağlanması,
Uygun fiyatlarla tarımsal ürünlerin tüketiminin mümkün kılınması olarak belirlenmiştir.
Roma Antlaşması ile OTP’nin genel çerçevesi çizilmiş, daha somut önlemler,ilkeler ve mekanizmalar ise uzun yıllar süren görüşmeler sonucunda şekillendirilmiştir.
Yaklaşık üç yıl süren görüşmelerin sonucunda 1962 yılında tahıllara ilişkin bir Ortak Piyasa Düzeni oluşturulmuş ve OTP resmen uygulamaya konulmuştur.
3. ORTAK TARIM POLİTİKASININ İLKELERİ
Avrupa Birliği’nde Ortak Tarım Politikası’nın yürütülmesinde bazı prensipler esas alınmıştır. Roma anlaşmasında yer almayan ancak 1960’lı yılların başından bu yana  uygulanan bu prensipler; tek pazar ,Birlik tercihi ve ortak mali sorumluluktur.
3.1 Tek Pazar
Bu ülke ,ticarette gümrük vergilerinin, diğer engellerin ve rekabeti bozabilecek sübvansiyonların kaldırılarak üye ülkeler arasında tarım ürünlerinin serbest dolaşımının sağlanmasını hedeflemektedir.
Belirlenen bu hedefe ulaşmak için fiyat, döviz kuru, rekabet kuralları, üçüncü ülkelere karşı koruma mekanizmaları, kamu sağlığı ve veterinerlik gibi tarımı doğrudan etkileyen alanlarda ortak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Üye ülkelerde iç pazarlarına yönelik korumaya son verilmesi ve kuralların uyumlu hale getirilmesi, ayrıca diş rekabete karşı ortak kotuma mekanizmaları kullanılması sonucunda Birlik içinde tarım ürünlerinde tek fiyatın oluşacağı düşünülmüşse de bu gerçekleşmemiştir. Birlik içinde tarımsal ürünlerde tek fiyatın oluşmamasında; idari kararlarla fiyat oluşumuna müdahale edilmesi ve döviz kurlarında yaşanan istikrarsızlık etkili olmuştur.
Ürünlerin üye ülkeler arasında serbest dolaşımı sağlanmış ancak bu Tek Pazarın oluşturulması yeterli olmamıştır. Ancak 1999 yılından itibaren EURO’nun kaydi anlamda da olsa tek para birimi olarak kullanılması, üye ülkelerde döviz kuru istikrarsızlıklarını ortadan kaldırmış ve bu gelişme de tarım ürünlerini Tek Pazar’a göz ardı edilemeyecek katkılarda bulunmuştur.
3.2 Birlik Tercihi
Tek Pazar oluşturma çabalarının bir sonucu olarak görülebilecek bu tercih;ürün alımında Avrupa Birliği üyesi devletlerin tercih edilmesini ifade etmektedir. Böylece doğal olarak tarım sektörünün üçüncü ülkelere karşı korunması da sağlanmış olmaktadır.
Avrupa Birliği tarım ürünlerinin fiyatları dünya fiyatlarının üzerindedir. Bu nedenle fiyatların düşmemesi dolayısıyla üreticilerin bu düşüşten zarar görmemesi ayrıca üçüncü ülkeler ile rekabet edebilme imkanına sahip olunması için Avrupa Birliği üreticilerini korumak zorunda kalmakta ve bunu yaparken de iki temel mekanizmadan yararlanmaktadır.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: tarım  ortak  bir  üye  için  diğer  ile  ülkeler  olan  tek  tarımsal  birlik  olarak  avrupa  içinde  birliği  etkili  iki  ürünlerinin  ise  

Dosyalar - Ziraat