Uluslararası İlişkiler Bölümü

İran Devlet Sistemi

Batı Asya’da bir devlet olan İran’ı kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Hazar Denizi ve Türkmenistan, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Irak ve Türkiye, güneyinde Basra Körfezi ve Umman Denizi vardır. Yüzölçümü 1.648.000...
+ Devamı

Avrupa Siyasi Tarihi

İnsanoğlu’nun yeryüzündeki yaşamını bütün yönleriyle değiştiren ve temelden etkileyen en önemli iki olay tarım ve sanayie dayalı üretim yollarının bulunmasıdır. İnsanoğlu tarıma veya sanayie dayalı uygarlıklar meydana...
+ Devamı

Türkiye Avrupa Birliği Ekonomik İlişkileri

Türkiye - AB  ilişkilerinin ekonomik boyutuna daha iyi inceleyebilmek için öncelikle  yarım asırdaki dünya ticareti ve GB sonrası ekonomik durumuna bakmak gerekir. Artık dünyamızda uluslararası  arenada gerek ekonomik gerek siyasi...
+ Devamı

Avrupa Komisyonu

Avrupa Komisyonu'nun 20 üyesi vardır. Fransa, Almanya, Italya, Ispanya ve Birleşikrallık ikişer, diğer Topluluk üyeleri ise birer  üyeyle temsil edilirler. Komisyon'un görev süresi Avrupa Parlamentosu  gibi beş yıldır. Komisyon...
+ Devamı

Uluslararası Terorizm

Kavram Olarak Terör ve TerörizmTerör çokça kullanılan bir kavram olmasına karşın üzerinde konsensus sağlanmış bir tanımım yoktur. Sözlükte: Yıldırma, korkutma, tedhiş, sistemli bir şekilde şiddet kullanma, sindirme veya tehdit...
+ Devamı

Gümrük Birliğinin Türk Ekonomisi Üzerindeki Etkilerini İzleme Projesi

Türkiye ile AT arasında, Ankara Anlaşmasına dayanarak kurulan ortaklığın nihai amacı, Türkiye'nin AT'ye üye olmasıdır. Ankara Anlaşması, bu amaca ulaşmak için, taraflar arasında bir gümrük birliğinin kurulmasını, temel aşama...
+ Devamı

Ödemeler Dengesi

Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin (Merkezi hükümet, bankalar, gerçek ve tüzel kişi ve kuruluşlar), diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurtdışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde...
+ Devamı

Dış Ticaret

Ticareti, üretilen  mal  ve  hizmetlerin  belirli  bir  ücret  karşılığı  son  kullanıcılara  ulaştırılmasını  sağlayan  alım-satım  faaliyetlerinin  tümü  olarak tanımlayabiliriz. Bu  alım-satım  işlemleri...
+ Devamı

Çok Uluslu İşletmelerin Yabancı Ülkeye Giriş Yolları

Birçok Amerikan ve Avrupa işletmeleri ülke dışında doğan fırsatları değerlendirmek ve yeni pazarları ele geçirmek istemektedir. İşletmeler satış ve kârlarını kendi ülkeleri içinde artırma olanağına iç pazarın doymuşluğu...
+ Devamı

İş Dünyasında Rekabet

Dünya piyasasında faaliyet gösteren bir çok şirket farklı alanlarda hizmet vermektedir. Tüm bu kurumlar yalnız bir şey için çabalarlar, ‘daha iyi olmak’. Bu strateji doğrultusunda sayısız amaçlar, sistemler ve taktikler...
+ Devamı

EURO Tahvil Piyasası

Avrupa Parasal Birliği ilk yılında bile tahvil piyasalarında kayda değer bir değişim yaşanmasına yol açmıştır. Özel şirketler tarafından çıkarılan tahvillerin tutarı büyük miktarda artarak merkezi hükümetler tarafından...
+ Devamı

Uluslararası Joint Venture’larda Partner Seçim Süreci

Joint venture farklı aktivitelerde yatırımların yapılması ve hizmet verilmesi için, yasal olarak birbirinden ayrı vücutların ortak bir varlık oluşturmaları ile oluşur (Geringer, 1988; 1991). Bir joint venture, gruplardan (veya ana...
+ Devamı

Tarihsel Boyutu İçinde Afganistandaki Gelişmeler ve Türk - Afgan İlişkileri

Afganistan Devleti, Afganların bölgedeki diğer topluluklar üzerinde üstünlük kazanmaları ile 18. asırda kurulmuştur. Dil ve ırk birliği bulunmayan bu ülkede, siyasi birlik de yoktur. 1. Giriş Afganistan Devleti, Afganların...
+ Devamı

Türkiye-Irak İlişkilerine Bir Bakış

Antik çağ coğrafyacılarının MEZOPOTAMYA olarak tanımladıkları, VII nci yüzyılda Müslümanlar tarafından ele geçirilmesinden sonra IRAK olarak adlandırılan bölge Orta Asya ile Akdeniz arasında bir geçiş bölgesi olması nedeniyle...
+ Devamı

Avrupa'da Bütünleşme Süreci Ve Türkiye

Avrupa’da meydana gelmekte olan değişim, nihai amacı Avrupa Birleşik Devletleri’nin yaratılması olan siyasal bir entegrasyona ilişkindir. Bizim buradaki asıl amacımız bunun başarılı olup olamayacağının tartışılması değildir....
+ Devamı

Milletlerarası Likiditeler

Savaştan beri İngiltere’nin çektiği işsizlik başlıca, İngiliz hükümetinin fiyat artışını yavaşlatmak ve ödemeler bilançosunu yeniden dengeleştirmek için tuttuğu enflasyoncu politikadan doğmuştur. Bütün savaş sonrası...
+ Devamı

Avrupa Ekonomik Ve Parasal Birliği (EPB) Ve Euro

Avrupa Ekonomik ve Parasal Birliği (EPB) yeni bir fikir değildir. Avrupa'nın kırk yıldır devam eden ekonomik entegrasyonunda atılacak bir sonraki en önemli adımdır. 1957 yılında imzalanan Roma Antlaşması zaten "Avrupa halkları...
+ Devamı

Avrupa Güvenlik Şartı

1. 21. yüzyılın eşiğinde, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyesi ülkeler Devlet veya Hükümet Başkanları olarak, üye devletlerin birbirleri ile barış içinde ve bireylerin ve toplulukların özgürlük, refah ve...
+ Devamı

ABD’ nın Asya Politikası

a)ABD ve Hindistan : ABD başkanı Clinton, Güney Asya gezisine çıkmadan önce yaptığı açıklamada, dünya nüfusunun beşte birini barındıran, demokrasi geleneğine sahip, ekonomik şeffaflık ve bilimsel gelişmeyi kucaklamış olan...
+ Devamı

Uluslararası Para Fonu

Uluslararası para fonu (IMF) , Dünya Bankası ile birlikte 1944 yılında toplanan Bretton Woods Konferanslarında kurulmuş ve 1946’da faaliyete geçmiştir. Başlıca amacı, uluslararası para sisteminin düzenli şekilde işlemesini...
+ Devamı

Petrolün Ekonomi Politiği

Tarihin derinliklerine gidecek olursak, Sümer, Asur ve Babil uygarlıklarının petrolü stratejik bir hammadde düzeyinde kullandıklarını görürüz. Ticari değeri ortaya çıkan bu madde için bir takım düzenlemeler yapılmıştır....
+ Devamı

Türk-Çin Munasebetleri

Türk-Çin münasebetleri ile ilgili ilk bilgiler, M.Ö. 318 tarihlidir. Bu tarihlerde Çin’de 14 derebeylik birbiriyle mücadele hâlinde idi. Bu derebeyliklerden biri olan Çin’in giderek kuvvetlenmesi karşısında beş derebeylik Hunlar ile...
+ Devamı

Maastricht Zirvesi Ve Getirdikleri

Buna göre siyasal bütünleşme, ulusal konumdaki siyasal kurumların bağlılıklarını, beklentilerini ve faaliyetlerini mevcut ulus devletlerin üzerinde hukuksal niteliğe sahip bir merkezde toplamalarını ifade etmektedir. Yukarıda...
+ Devamı

Türkiye-AB İlişkileri

I. GÜMRÜK BİRLİĞİ SONRASINDA YAŞANAN GELİŞMELERGümrük Birliği’nin tamamlanma süreciyle eş anlı olarak MDAÜ’ye olan ilgisini yoğunlaştıran AB, bugünkü genişleme stratejisinin ilk adımlarını MDAÜ ile entegrasyon için...
+ Devamı

Serbest Bölge Kavramı

Uluslararası ticaretin süratle globelleşip girift ilişkiler yumağı haline geldiği günümüzde, ülkelerin dış ticaret politikaları ve bu politikalar içindeki, değişik ekonomik enstrümanların kullanım şekilleri her geçen gün biraz...
+ Devamı

Türkiye- AET İlişkileri

Türkiye ilk kez 31 Temmuz 1959’da bir ortaklık antlaşması yapmak için topluluğa başvurdu. Bu isteğe olumlu yanıt veren AET Bakanlar Konseyi, ön çalışma yapmak üzere Komisyon’u görevlendirdi. 27 Eylül 1959’da başlayan...
+ Devamı

Filistin Sorunu Ve Türkiye

Türkiye Filistin sorununda taraf değildir. Ayrıca, 1960'ların ikinci yarısına kadar Filistin sorununun önce Yahudiler, sonra da İsrail karşısındaki aktif tarafları Filistinlilerin kendileri değil de, Arap ülkeleri olmuştur. Dahası,...
+ Devamı

Yer Değiştirme (Tehcir)

Ermenilerin binlerce Türk'ün canına mâl olan isyan ve katliamları karşısında bile, Osmanlı Hükümeti'nin ortaya koyduğu sakin ve sağduyulu tavır, belgeleriyle sabittir. Ancak, tedhiş hareketleri bir türlü durmak bilmeyince hükümet,...
+ Devamı

Bölgesel Silah Kontrolü

1.Kosova Krizi sonrasında Balkanların kalıcı bir istikrara kavuşturulması, bölgenin yeniden imar edilmesi ve kalkındırılması, bölge ülkelerinin güvenlik endişelerinin giderilmesi, demokratikleşmesi, Balkanların Avrupa sistemine...
+ Devamı

Yeni Dünya Düzeni

Zaman ilerledikçe, uluslararası sistemi kendi değerlerine göre yeniden yapılandıracak güce sahip olan bir ülke ortaya çıkmaya başlamıştır: Birleşik Devletler. Fakat Avrupalılar, çok eski dönemlerden beri Amerika’nın kendine...
+ Devamı

Avrupa Birliği Üyeleri Nasıl Bir Örgüt Modeli İstiyorlar

Bu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama...
+ Devamı

İran ve Bölge Siyaseti

İran, tarih boyunca mollaların etkinliği altına girdiği bütün dönemlerde mezhep anlayışını bölgeye yaymak için büyük çaba harcadı. Bu amaçla kimi zaman özel yetiştirdiği propagandistleri bölgeye gönderirken; kimi zaman da...
+ Devamı

Avrupa Birliği'nin Hedefleri

AB’nin hedefleri, AET’yi kuran Roma Antlaşması çerçevesinde “Avrupa halkları arasında giderek daha güçlü bir işbirliği kurmak, Avrupa’yı bölen engellerin kaldırılarak ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerini ortak...
+ Devamı

Tarihsel Gelişimi

1.1. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT)Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun kurulması yönündeki ilk girişim, 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız Dışişleri Bakanı Robert SCHUMAN’dan gelmiş ve Avrupa ülkelerine yapılan...
+ Devamı

Avrupa Birliğine Aday Ülkelerin Adaylık Süreçlerine Dair Karma Belge

Lüksemburg’da 1997 yılında yapılan Avrupa Birliği Konseyi toplantısı, Komisyon’u, aday ülkelerden her biri tarafından katılım yönünde sağlanan ilerleme üzerine düzenli raporlar hazırlamaya davet etti:“Komisyon, Kopenhag...
+ Devamı

Avrupa Birliği Düşüncesinin Tarihsel Gelişimi

Avrupanın birleştirilmesine yönelik ‘‘federal’’ ya da ‘‘konfederal’’ planlar, Ortaçağdan itibaren zaman zaman gündeme getirilmiştir. Avrupa Birliği düşüncesinin tarihine baktığımızda; Saint-Pierre ve Victor Hugo’nun...
+ Devamı

Toplam Kalite Liderliği

1.TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ VE LİDERLİKTürk Silahlı Kuvvetleri, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de, gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından gelecek tehditleri önleyecek şekilde, terörle mücadeleden harbe kadar, verilecek...
+ Devamı

Nato Örgütünün Bugünkü Yapısı Ve Çalışması

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO);-Kuzey Atlantik Konseyi ve Savunma Planlama Komitesi-Milletlerarası Sekreterlik ve -Askeri Örgüt’ten oluşmaktadır.Kuzey Atlantik Antlaşması (NATO) Nedir?Kuzey Atlantik Antlaşması, buna taraf...
+ Devamı

Avrupa Güvenlik Ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)

AGİK,  Rusya’nın girişimiyle 1975 yılında Helsinki’de bir araya gelen devlet ve hükümet başkanlarının imzaladıkları “Helsinki Nihai Senedi” diye adlandırılan bir anlaşma ile doğmuştur. AGİK’in açılımı “Avrupa...
+ Devamı

Türkiye Yunanistan İlişkileri

Türk – Yunan ilişkileri geçmişte olduğu gibi bugünde Türk kamuoyunu en fazla ilgilendiren dış politika konularının başında gelmektedir.Sorunlarla yüklü ilişkilere sahip iki ülke arasında, rekabet, gerginlik, çatışma kendini...
+ Devamı

Avrupa Topluluğu

Tarihin çeşitli dönemlerinde aynı yönde bazı girişimlere rastlanmış olsa da gerçek anlamda ülkeler arasında birlik kurmak ve topluluk oluşturmak fıkı~ine II.Dünya Savaşından sonra şahit oluşmaktadır.I. ve II. Dünya...
+ Devamı

Türkiyenin Jeolojik Yapısı

Türkiye’nin  jeolojik yapısı en az 600 milyon yıl sürmüş bir evrimin sonucudur. Başlıca makrotopografya birimlerine karşılık düşen tektonik birimler de, jeoloji devirleri boyunca kuzeyden güneye giderek gençleşen orojenik...
+ Devamı

Avrupa Birliği’ nin Enerji Kaynakları

Avrupa Birliğinin altı kurucu atası enerjinin önemini kabul ederek enerji kaynaklarını en iyi şekilde yönetmek için bir çerçeve oluşturma gereksinimini hissettiler. Böylece 1951’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurularak...
+ Devamı

Milli İstihbarat Teşkilatı

Dünya üzerindeki tüm devletler, ülke güvenliğine yönelik iç ve dış tehditleri önceden haber alabilmek, gerekli tedbirleri almak amacıyla eski çağlardan beri istihbarat teşkilatlarına ihtiyaç  duymuşlardır.Ülkemizde, bugün...
+ Devamı

Avrupa Birliği - Türkiye İlişkileri

Tarihsel Gelişim2000 25 Şubat: Türkiye-AB Gümrük Birliği Ortak Komitesi 8 inci dönem toplantısı yapıldı. 11 Nisan: Türkiye-AB Ortaklık Konseyi’nin 39 uncu dönem toplantısı yapıldı. 1999 1 Ocak: Avrupa Birliği’nde Tek Para...
+ Devamı

Avrupa Birliği Üzerine Komple Bir Çalışma

1965'te Brüksel Antlaşması ile kurulup 1967'de işlerlik kazanan Avrupa Birliği (EC), Avrupa'da var olan üç örgütü bir araya getirdi: Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (ECSC), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi...
+ Devamı

Türkiye - Rusya Fedarasyonu Ekonomik Ve Ticari İlişkileri

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Türkiye’nin hem siyasi hem de ekonomik ve ticari politikalarında her zaman önemli ve öncelikli bir konuma sahip olan eski SSCB ile olan ilişkilerimiz, 1992 yılı başından itibaren Rusya Federasyonunun...
+ Devamı

Türkler Ve Ermeniler-Tarihte Ermeni Sorunu

Günümüzde, tarihin belli bir döneminde bir arada yaşamak zorunda olan iki toplumdan birinin, çeşitli nedenlerle mağduriyetinden bahsetmesi moda anlayış haline gelmiştir. Mağduriyet iddialarının doğruluğu araştırılmadan kabul...
+ Devamı

Avrupa Birliği - Türkiye Gümrük Birliği

Gümrük Birliği tam olarak nedir?Bir Gümrük Birliği demek, malların tek bir gümrük alanı içinde olduğu gibi serbestçe dolaşabilmeleri ve tarafların üçüncü ülkelerden gelen ithalat için aynı dış tarifeyi ve aynı ticaret...
+ Devamı

Atatürk'ün Dış Politika Anlayışı

1919 ‘da Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşı’nı oluşturmaya başlarken, dünya, I. Cihan Savaşı ertesi döneme girmekteydi. Bu yeni dönemde uluslar arası ilişkilerde, Avrupa’nın rolü azalmakla birlikte, yine de ağırlık merkezini...
+ Devamı

AEGEE İlkeler Bildirisi

Avrupa gençliğinin kıtanın geleceğini oluşturacağının bilinciyle, barışçıl ve barış yolunda bütün engelleri, düşmanlıkları, sonradan yaratılmış bölünmeleri ve farklılıkları aşmış bir Avrupa arzusuyla,. ve...
+ Devamı

Küreselleşme, Ulus Devlet Ve Etik Ronesans

Bir kavram olarak küreselleşme; zamanın ölümü ve mesafenin kısalmasını ifade eden süreci kavramsallaştırmak üzere geliştirilmiştir. Bu süreç bir taraftan, toplumlar, kültürler, uluslar ve kıtalar arasında tesviyeyi içerirken,...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Günümüzde, tarihin belli bir döneminde bir arada yaşamak zorunda olan iki toplumdan birinin, çeşitli nedenlerle mağduriyetinden bahsetmesi moda anlayış haline gelmiştir. Mağduriyet iddialarının doğruluğu araştırılmadan kabul gördüğüne de sıkça rastlanılmaktadır. Bu konudaki başarı, mağduriyetin gerçekliği ile ilgili olmayıp ne kadar gürültü çıkardığınıza ve sizi alkışlayanların güçleriyle ilişkilidir. Bu nedenle mağduriyet iddiasındakiler, alkışlayacak kesimi kendileri bulma arayışındadırlar. Dünya milletler mücadelesine bu gözle bakıldığında, benzeri birçok olayla karşılaşılacaktır. Bu olaylar analiz edildiğinde ağlaması gerekenlerin ağlamayı beceremediği, haksız ve saldırgan olanın yine aynı pişkinlikle arsızlığı sürdürdüğü ve onu alkışlayanlarla kol kola hareket ettikleri görülmektedir. Bu nedenle çevremizde meydana gelen bu gibi gelişmeleri politik psikoloji (büyük grupların, kitlelerin ve uluslararası birbirleriyle olan ilişkilerini ele alarak bu ilişkilerde rol oynayan psikolojik etmenleri değerlendiren bilim dalı) metotlarına göre değerlendirmemiz gerekmektedir.
Konumuzu, Ermeniler tarafından Türklere ve Türkiye Cumhuriyetine yöneltilen iddialar açısından sınırlandırarak değerlendirirsek şu tespitleri yapmamız mümkündür;
a. Ermeniler Osmanlı-Rus savaşlarında ve Birinci Dünya Savasında Ruslara destek olmaları karşılığı kendilerine vad edilen toprakları vatanlaştıramadıklarından dolayı, buna engel olan güce karşı şiddetli öfke ve intikam duygusu içinde yaşamaktadırlar.
b. Osmanlıların, Ermenilerin bir bölümünün yerleşim alanlarını haklı olarak değiştirme mecburiyetinde kalması, onlar açısından ikinci büyük bir travma geçirmelerine neden olmuştur.
c. Geçirilmiş trâvmaları ve Türk milleti ile Devletine karşı duydukları nefret; geniş coğrafyalara dağılmış az nüfuslu tüm toplumlarda görüldüğü üzere (geniş coğrafyada yaşanmaktan dolavı ulusal kültürden uzaklaşmanın yarattığı kendi milletine yabancılaşma), milli kimliklerini koruma vasıtası olarak kullanılmaktadır. Bir toplumu milletleştirme veya bir gaye etrafında toplama faaliyetinde yararlanılan unsur veya argümanın, doğruluğu ve kanıtlanabilir olması fazla bir önem taşımaktadır. Önemli olan, onun kullanılma biçimi, kullanılma sıklığı ve bundan etkilenerek tepki gösteren hasını kitlenin oluşturduğu ilave katkılardır. Türk ve Türkiye düşmanlığı şeklinde ve farklı iddialar kullanılarak Ermeniler tarafından gündeme getirilen tüm olaylarda hesaplanan durum budur. 1965 yılından itibaren hızla artan ve günümüze dek ulaşan Türkiye'ye ve Türklere yönelik soykırım iddialarını bu açıdan değerlendirmek gerekmektedir. Özellikle bir avuç Ermeni nüfusunun oyunu kazanmak uğruna yalana ve çarpıtmaya dayanılarak yapılan politik oyunlar bir milleti topyekün yargılama ve dünya kamuoyu zihninde "soykırım suçunu işleyen caniler" durumuna getirme noktasına ulaşmıştır. Örneğin: Hitler'in ordularına Polonya'vı işgal emri verirken sarf ettiği iddia edilen "Ermenileri kim hatırlıyor?" sözleri tamamen bir hayal ürünüdür. Bu sözler ne Hitler'in yanında bulunanlar tarafından doğrulanmış, ne de Nürnberg Mahkemesi savunma ve iddianamelerinde yer almıştır. Etik anlamda hiçbir kural tanımayan bu gayretleri tarihi değiştiremeyeceğini bilmekle birlikte, coğrafya gereği bir arada yaşamak zorunda oları iki ulusun arasına anlamsız nifak tohumları ekeceği aşikardır.
Burada bahsedilen Ermenilerden kasıt, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kendi örfadetlerini ve dinlerini özgürce yaşayan Ermeni asıllı Türk vatandaşları değil: açlıkla karşı karşıya bulunan Ermenistan topraklarında fiziken ve ruhen çok: uzakta bulunan diaspora Ermenileri ve oy avcılığı uğruna halkını boş ve tehlikeli emeller uğruna peşinden sürükleyen fırsatçılardır.
LOZAN KONFERANSI'NDA ERMENİ SORUNU
Temuçin F. Ertan
Doç.Dr., Hacettepe Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi
Ermeni Sorununun Doğuşu ve Gelişimi:
Siyasal antlaşmalar nedenleri ve sonuçlarıyla, gerek bölgesel, gerekse dünya genelinde milletler üzerinde etkili olurlar ve tarihsel dostluklarla düşmanlıklara başlangıç teşkil edebilirler. Görüşmeler, konferanslar, sözleşmelerle iradî veya gayriiradî sınırlar oluşturulur, devletler kurulur, ülkeler paylaşılır ve uluslar bölünebilir. Bu yolla bazen tarihsel sorunlar çözümlenebilir, bazen de tarihsel düşmanlıklar belirir ya da keskinleşebilir.
Osmanlı devletinin parçalanma sürecinde imzalanan çok sayıda antlaşma gibi Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları da günümüze değin devam eden bölgesel ve dünyayla ilgili pek çok soruna kaynaklık teşkil etmişlerdir. Bu antlaşmalar hemen her hükmüyle, Osmanlı’nın çöküşünü ve parçalanmasını hızlandıran, Osmanlı sınırları içinde yeni devletler oluşturan ve özellikle Balkanlarda günümüze değin devam eden çatışmalara katkı sağlayan bir nitelik taşımaktadırlar (1). 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Ayastefanos Antlaşmasıyla Rusya’nın çok kazançlı çıkması ve bunun üzerine yeniden toplanan bir konferans sonunda imzalanan Berlin Antlaşması, pek çok konuda olduğu gibi Ermeni Sorunu açısından da bir dönüm noktası olma özelliği taşımaktadır.
29 Maddeden ibaret olan 3 Mart 1878 tarihli Ayastefanos Antlaşmasında yer alan Anadolu’nun doğusunda Ermenilerle meskûn yerlerde ıslahat yapılması ve Ermenilerin Kürtler ve Çerkeslere karşı himaye edilmesi gerektiğine hüküm (Karal 1983: 66) Ermeni Sorununun uluslar arası alana taşınması yolundaki ilk adımdır. Ayastefanos Antlaşmasının Rusya, İngiltere ve Avusturya-Macaristan arasında tadil edilmesi konusunda anlaşmaya varılması üzerine Berlin’de yeni bir kongre toplanmış ve bu kongre sonunda da Ayastefanos Antlaşması yerine yeni bir antlaşma imzalanmıştır. Temmuz 1878’de imzalanan Berlin Antlaşmasında da Ayastefanos Antlaşmasında olduğu gibi "Ermenilerin oturmakta bulunduğu Anadolu vilayetlerinde yeni bir idare tarzının kurulması ve Ermenilerin Kürtlerle Çerkeslere karşı korunması” şeklindeki hüküm (Karal 1983: 77) bu kez “yeni bir idare tarzının kurulması” şeklindeki ifadeyle ayrı bir yurt sürecinin başlamasına neden olmuştur. Böylece 19. yüzyılın ortalarından itibaren Rusya, İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Ermenileri üzerindeki emelleri, rekabetleri ve tahrikleri, Ermeni Patrikhanesi, kiliseleri ve komitelerinin de yoğun faaliyetleri sonucu Ayastefanos ve Berlin Antlaşmalarıyla uluslar arası bir niteliğe bürünmüş ve “Anadolu Islahatı” adı verilen bir anlayışla Ermeniler lehine müdahale kapısı aralanmıştır (Süslü 1995: 120)
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Dosyalar - Uluslararası İlişkiler