Sosyoloji Bölümü

Postmodernizm Mimari Yapı Ve Eğitim

“Bir aşamada yapısalcılık–sonrasıyla(post-strüktüralizm), post-endüstriyalizm ile  ve bütün bir “yeni fikirler” cephaneliğiyle bağıntılı görünen postmodernizm, gittikçe artan ölçüde, bir takım yeni duygu ve...
+ Devamı

Behice Boran

1910 yılında Bursa’da doğdu.Behice Boran, ortaöğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde, yükseköğrenimini Amerika’da tamamladı. Ülkeye döndüğünde sosyoloji öğretmenliği yaptı. 1939 yılında Ankara Üniversitesi Dil...
+ Devamı

Sağlık Sosyolojisi

1-) BAZI TEMEL KAVRAMLAR : Sağlık sosyolojisi sosyolojinin bir alt dalıdır. Özellikle batı Avrupa ve A.B.D de çok gelişmiş bir durumdadır. Ancak sağlık sosyolojisinin inceleme konularıyla ilgili birçok alan...
+ Devamı

Ermeni Kimliği

Tarihte, "Ermenistan neresidir? nerede başlar? ve nerede biter?" sorularına cevap vermek çok güçtür. ansiklopedik kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia,...
+ Devamı

Domestikasyon

  İnsanoğlu, yaklaşık iki milyon yıl boyunca toplayıcılık, sürü besleyiciliği ve avcılık yaparak yaşamını sürdürdü. Beslenme gereksinimi, insana gıdasını elde edecek araçlar, fikirler geliştirmek zorunluluğu doğurur....
+ Devamı

1933 Üniversite Reformu

Türkiye’nin yüksek öğretim tarihinde dönüm noktası sayılabilecek olaylardan biri belki de en önemlisi 1933 yılında gerçekleştirilen “Üniversite Reformu” ya da o zamanki adıyla Darülfünun Reformu’dur. Bu reform dönemin en...
+ Devamı

Eleştirel Sosyolojinin Temel Kavramları

Eleştirel kuram ,Marksçı teorinin durumundan,özellikle bu kuramın ekonomik determinizme eğiliminden rahatsız olan bir grup Alman yeni Marksistlerin ürünüdür. Frankfurt Okulu ismini,Almanya’da 1923’te kurulmuş olan Frankfurt Toplumsal...
+ Devamı

Yetişkinlik Kuramları

ERİKSON’UN KURAMI Erikson’un bu kuramı onun klinik gözlemlerine ve kuramsal psikolojisine dayanır. Ancak bu kuram, yetişkinlik konusunda bugüne kadar ileri sürülmüş en kapsamlı açıklamayı içerir. Bunun sebebi de insanın yaşamı...
+ Devamı

Sosyoloji

Sosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri: v  Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını, v  Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme, v  Bilimin...
+ Devamı

Enerji Tasarrufu

Enerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği...
+ Devamı

1990-2004 TÜRKİYE KÜRESELLEŞME LİTERATÜRÜ

ÖZETBu çalışma, küreselleşme üzerine çalışan yerli ve yabancı araştırmacıların çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, küreselleşme üzerine yapılmış Türkçe çalışmaları derlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye...
+ Devamı

Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür Einstein

 Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür:  Einstein (1879-1955)   Einstein, "evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır"  demişti. Ama o, evreni anlaşılmaz özellikleriyle gözümüzün önüne seriverdi. Anladım...
+ Devamı

sosyolojik şehir tanımı

1. Morfolojik tanımlar: Bu tanımda kentin köyden kütlesi yani gerek toprağın gerekse nüfusun çokluğu bakımından ayrıldığı surlar ve kalelerle çevrilmiş bir yerleşme grubu olduğu doğumların azlığı ya da evlenme oranını...
+ Devamı

Beden Dili

1.1. Problem Durumu 1.1.1. İletişim Kavramı Ve Tanımı Yakın zamanlara kadar, dilimize Fransızca’dan ve Fransızca söylenişi ile geçen komünikasyon (communication) sözcüğü ile birlikte ve aynı anlamı karşılamak için...
+ Devamı

Emeklilik Ve Uyum

EMEKLİLİK VE UYUM Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve...
+ Devamı

Türkiyede azınlıkların hukuki statüsü

Ödevin ilk bölümünde, genel olarak azınlık kavramı ve azınlık olmayı belirleyen unsurlar üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Lozan Antlaşması ve Türkiye’de azınlık kavramına verilen anlama değinilmiştir. Daha sonraki bölümde...
+ Devamı

Nietzsche

1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozofu Nietzsche, akademik olmaktan çok, edebi bir filozoftu. Ontoloji ve epistemolojide yeni teknik kuramlar bulmuş değildi. Onun önemi, ahlak alanında ve tarihsel eleştirici...
+ Devamı

Avrupa Birliği Üyeleri Nasıl Bir Örgüt Modeli İstiyorlar

Bu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama...
+ Devamı

Kadın erkek eşitliği

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma...
+ Devamı

Sokrates

Bu barışcı adam, barış zamanlarında da diyalogları aracılığıyla savaşmayı sürdürmüş, sorduğu sorularla herkesi rahatsız etmiştir. Hatta pek çok kişi, kendi cahilliklerini ortaya çıkaran bu adama tekme-tokat saldırmıştır....
+ Devamı

Türkiyede Solun Sınavı

27 Mart  1994 yerel seçimleri Türk solunun yenilgisiyle sonuçlanmýþtý. Bu, Türk solunun 1980 sonrasý dönemde aldýðý ilk yenilgi deðildi. 1980 sonrasýnda solda en büyük baþarýyý SHP,  yüzde 29 oy oranýyla  yerel yönetimlerin...
+ Devamı

Toplumsal Yapıda Değişim

Toplumsal değişme belirli bir süre içinde toplumda gözlenen başkalaşım, önceki sosyal yapı veya oluş tarzındaki çeşitlenmeler olarak tanımlanabilir. Toplumsal değişimin incelendiği birçok alan arasında edebiyatta yer almaktadır....
+ Devamı

MODERNLEŞME (BATILILAŞMA) SÜRECİNDE ULUSAL KİMLİĞİN KÜLTÜREL DÜZLEMDE OLUŞUMU

"Bizim musikimiz kendi içinde değişene kadar hayat karşısında vaziyetimiz değişmez sanıyorum. Çünkü onu unutmamız ihtimali yok..."A.H. Tanpınar – HuzurBu epigrafi bir tesadüfler zincirinin başlangıcı oldu. İlk sorumun ortaya...
+ Devamı

TÜRKİYE’DE KADIN HAREKETİNİN TARİHİ

Kadın hareketi tarihi modern dünyanın tarihiyle yakın bir ilişki içindedir. Gelişmiş ülkelerde kadınların lehine seyreden kadın tarihi ile modernleşmenin gelişmesi arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Batıda sanayi...
+ Devamı

Gücün Doğası Ve Otorite

Bu bölüm güç ve otoritenin tamamlayıcı parçalarıyla, bunların bir karar vericiye yardımcı olabilmek için nasıl bir araya gelebileceklerini incelemektedir.OTORİTE           “Otorite” kelimesi akıllara muhtemelen...
+ Devamı

Türkiyede Nüfus Artışının, Nedenleri Ve Sonuçları

1-TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTIŞI  Türkiye’nin nüfusu, 1. Dünya Savaşı sırasında 16 milyon dolayındaydı. İstiklâl Savaşı sırasında cephede verilen şehitler, salgın hastalıklar ve savaş ortamının çeşitli...
+ Devamı

Postmodernizmin Teolojik Anlamı

POSTMODERNİZMİN TEOLOJİK ANLAMI Postmodernizm, şu günlerde akademik çevrelerde oldukça revaçta olan bir terimdir. Bütün bunun gibi terimler ve onlarla ilgili hareketler, çağdaş teolojiyi önemli ölçüde etkileyen...
+ Devamı

Sosyal Etki ve Uyma Davranışı

Etrafımıza dikkatlice baktığımızda insanların hem birbirinden çok farklı, hem de birbirlerine çok benzemekte olduklarını görürüz. Bir kişinin bünyesinde toplanan eğilimler, tutumlar ve davranışlar o kişiye has bir görünüme...
+ Devamı

Bilim Olarak Sosyoloji

Maurice Duverger  Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne...
+ Devamı

Sosyolojik Boyutuyla Televizyon

  Televizyon… Üçte biri uyku üçte biri iş ve hayat koşuşturmasıyla geçen günlerimizin son üçte birinin rakipsiz talibi. Televizyon artık varlığının farkında bile olmadığımız fakat hayatımızın üçte...
+ Devamı

Meslek Olarak Siyaset

Meslek Olarak Siyaset Siyaset Nedir? Sosyolojik bağlamda devlet fiziksel güç ve şiddet kullanıma sahip otoritedir. Burada şiddet kullanımı devlete özgü bir araçtır. Devlet, belli bir arazi içinde, fiziksel şiddetin meşru...
+ Devamı

Osmanlı Toplumunda Aile

OSMALI AİLESİNİN TOPLUMSAL ÇERÇEVESİ            “Osmanlı Ailesi” çok geniş içerikli bir kavramdır.Bu kavramın içinde her şeyden önce imparatorluğu yöneten “hanedan” vardır .Osmanlı içindeki hukuki...
+ Devamı

SOSYAL HİZMETLERDE YENİDEN YAPILANMA VE BİTMEYEN KABUSLAR DİZİSİ

Hayatı dev bir sorun, bir denklem, daha doğrusu kısmen birbirlerine bağlı, kısmen de bağımsız bir denklemler yumağı olarak düşünün… Bu denklemlerin çok karmaşık, sürprizlerle dolu olduklarını ve çoğu zaman ‘köklerini’...
+ Devamı

WHAT'S CHARISMA

Charisma is often used to refer to individuals who have the “gift of grace.” A unique quality, charisma sets certain individuals above ordinary mortal so they are recognized as having exceptional powers. Found in everyday people and leaders of...
+ Devamı

Alkolizm Nedir

Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlılarıcanlanır.Oysa alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol...
+ Devamı

Sosyolojinin Tanımı

Toplum yasaminin olusumunu, kosullarini, isleyisini degisimini objektif bir sekilde sosyal bütünlük içerisinde inceleyen bilim dali olarak bilinen sosyoloji; en genel anlamda, toplum içinde yer alan sosyal gruplari, sosyal siniflari, ekonomik,...
+ Devamı

Bir Çift Yürek Marlo Morgan

Onur Konuğu Boğucu bir Ekim sabahaydı v eben Avustralya’nın beş yıldızlı bir otelinin önündeki avluda durmuş tanımadığım bir rehberi beklemekteydim. Uyarıları sezmekten uzak mı uzak yüreğim sevinçle cıvıldıyordu. Kendimi...
+ Devamı

Post lu tamlamalar

TARİHSEL SÜREÇ İÇİNDE POSTMODERNİST SÖYLEM 16.cı yüzyıldan bu yana Kuzeybatı Avrupa'da kendini gösteren ve oradan giderek dünyanın diğer yörelerini de etkileyip, büyük bir dönüşümü belirleyen kapitalizm, 19.cu yüzyılda...
+ Devamı

Nietzsche Hayatı

HAYATI   Friedrich Wilhelm Nietzsche 18 Ekim 1844’te[1] doğmuştur. Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdı. Doğumu Prusya Kralı 4.Friedrich Wilhelm’in doğum gününe rastladığı için adı Friedrich Wilhelm koyulmuştur....
+ Devamı

Küreselleşme Ve Azınlıklar

KÜRESELLEŞME (GLOBALİZASYON) Kitabın başında küreselleşme ile ilgili iki temel görüş ele alınıyor. Bunlar tabi ki taraftar ve karşıt tezler. Birinci teze göre küreselleşme, çağdaşlaşma ve gelişme demektir,önüne...
+ Devamı

Kolay Ve İyi Öğrenme Teknikleri

*Hem ‘kolay’ öğrenebilir, hem de ‘yine, yine, yine çalışırsanız’, muazzam başarılar elde edersiniz. Hatta geceleri ikiye, bire indirebilir arta kalan zamanlarda başka konuları ele alma fırsatı bulursunuz.* “Alın teriyle...
+ Devamı

Kent Sosyolojisi

ARAŞTIRMA ALANININ TANITIMI Coğrafi KonumAydın, Doğu Avrupa, orta Asya ve orta Doğu üçgeninin tam ortasında yer alan, Türkiye’nin tarım, sanayi, iç ve dış ticaret ile turizm faaliyetlerinin bir arada bulunduğu, ekonomisi en...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )

Toplumsal değişme belirli bir süre içinde toplumda gözlenen başkalaşım, önceki sosyal yapı veya oluş tarzındaki çeşitlenmeler olarak tanımlanabilir. Toplumsal değişimin incelendiği birçok alan arasında edebiyatta yer almaktadır. Edebiyat türleri içinde ise romanlar, Türk değişim tarihi açısından önemli bir belge hüviyeti taşımaktadır. Yaklaşık iki yüzyıl gibi bir süreden beri köklü değişim ve başkalaşım geçiren toplumumuzun, değişim tarihinin en geçerli bir çizgide izini sürmek, bu farklılaşmalartın Türk toplumunda meydana getirdiği sonuçları gözlemlemek için, Türk romanı önemli belgeler içermektedir. Özellikle Servet-i Fünun Dönemi Türk romanı,bize bu değişim ve başkalaşımların önemli unsurlarını görme imkanı vermektedir. Bu çalışmamızda toplumumuzda meydana gelen değişmeleri, romanlara yansıyış tarzıyla ele aldık. Sözü edilen Servet-i  Fünun romanlarında üretilen yeni insan modellleri ve bu modellerde gözlemlenen değişmeler , sosyo-kültürel alanlarda tanık olduğumuz başkalaşmalar; aile ve kadın hayatında ortaya çıkan temel değişmeler içerik analiziyle açık bir şekilde gözler önüne serilerek , bu devir toplumsal değişme hayatına ışık tutmaya gayret edilmiştir. Türk toplumundaki bu değişimin , romanlardaki tezahürlerine geçmeden önce ;  ne zaman ve nasıl başladığını tarihsel bir perspektiften , kısaca ele almanın uygun olacağı kanaatindeyiz:

 Batılı ülkelerin endüstriyel alanda yaşamış oldukları değişim süreci, 18. Yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu tarafından , batılı ülkelerin üstünlüğü olarak algılanınca, yönü belirlenmiş bir değişim sürecine girilir. Değişim önce teknik alanda başlar ve zamanla sosyo-kültürel alana yayılır. Buna mütekabil Türk edebiyatında batı tesiri 19. Yüzyılda Tanzimat Fermanıyla başlar. 1838’de ilan edilen Tanzimat Fermanı Türk toplumu için bir dönüm noktası olur. 2. Meşrutiyet’e kadar Türk aydınları batıyı Fransız dili ve kültürü vasıtasıyla tanırlar. 2. Meşrutiyet’ten itibaren ise, yavaş yavaş diğer milletlerede yönelmişlerdir. Bu arada sosyal hayat  batı tesiriyle toplumda meydana gelen değişmeler için Mehmet Tekin, ‘Ailedeki Sosyal Değişme ve Bu Değişmenin Türk Romanına Yansıması’ adlı makalesinde ‘Batılılaşmayı göze alırken bu milletin ayrı bir örfü , ayrı bir geleneği olduğunu , bu milletin fertlerinin farklı bir medeniyet ve o medeniyetten gıdasını alan bir hayat tarzına sahip olduğunu göremeyenlerinde  etkisiyle sonunda kaybeden bizim insanımız olmuştur’yorumunda bulunur. Romanlarımız işte bu kaybın hikayesiyle doludur. Tanzimat hareketleriyle Türk toplumunda meydana gelen değişimleri , 1870’li yıllarda ülkemizi ziyaret eden İtalyan yazarı Edmondo de Amicis ise ‘Eski Türk’ ‘Yeni Türk’ karşılaştırmasıyla şöyle değerlendirir;  ‘Şu noktada hemen bütün dünya müttefiktir: Yeni Türk , Eski Türk’ün değerinde değildir.Biz Avrupalı’ların  kumaşlarımızdan her türlü refah vasıtalarımıza , ayıplarımızdan kötülüklerimize kadar bütün manasızlıklarımızı almışlar. Fakat duygularımızı ve fikirlerimizi kabul etmedikleri için , bu yarım batılılaşma ile bizden birşey kazanamamış, üstelik eski Osmanlı Türk karakterinin bütün iyi taraflarınıda kaybetmişlerdir… Batı Medeniyeti’ne bürünmüş yeni Türk’te tembellik , kabiliyetsizlik, inançsızlık,para hırsı, milli anane  düşmanlığı , uşak ruhlu memuriyet, küstah, hayasız, ahlaksız; fakat şık , genç bir kitle manzarası görülmektedir…’(Alıntı)

 Toplumumuzda batılılaşma cereyanının seyri ve bu zaman için yapılan değerlendirmelere böylece yer verdikten sonra , bu dönemi konu edinen Türk romanı daha iyi anlaşılabilecektir kanaatimizce.

Tanzimatta batılılaşma hareketinin bir parçası olarak başlayan Türk romanının ana sorunsalı 1950’lere kadar  tarihsel gelişmelere paralel olarak Batılılaşma olmuştur. Batılılaşma sorunsalı bu dönem romanının kurgusunu, tiplerini,çatışma öğesini büyük ölçüde belirlemiştir.

Tanzimatla beraber alaturka ve alafranga tabirleri ortaya çıkar. Artık bütünlük bozulmuş , cemiyette iklik hakim olmaya başlamıştır. Bu ikilik müesseselerde ve manevi insanda da görülmektedir. Türk cemiyetinde görülen bu olumsuzluk, ikilik ve karmaşıklık bu dönem edebi eserlerin önemli malzemesini teşkil etmiştir. Hayatın değişmesi edebi eserlerde ele alınır.

Türk cemiyetinde görülen ikilik ve karmaşıklık öykülerin önemli kişilerinde tezahür eder. Öykünün önemli kişileri , Doğu ve Batı’yı temsil eden kişilerdir.

Eserlerde hep yanlış batılaşan , Batı’yı yanlış anlayan ve değerlendiren tipler işlenir ve karikatürize edilir.Felatun Bey’le Rakım Efendi’deki Felatun Bey , Araba Sevdası’ndaki Bihruz Bey ilk örnekleridir.Yazarlar tipler vasıtasıyla hem manevi insandaki çarpıklığı göstermişler, hemde sosyal hayatın değişmesini teferruatlı bir şekilde anlatmışlardır. Bu eserlerde giyiniş ve davranıştan kullanılan eşyaya kadar herşey ele alınır.

 Eserlerin olay örgüsüne egemen olan genellikle karakterin ahlaksal ve düşünsel değişimidir. Örneğin; Aşk-ı Memnu’daki Bihter’in karakteri ahlaksal açıdan değişir, kocasına sadık namuslu bir kadınken , bazı nedenlerden ötürü kocasına ihanet eden iffetsiz bir kadın olarak ölür.Matmazel Noraliya’nın Koltuğu’nda , olay örgüsüne egemen olan düşündür, inançtır. Ferit , başta şüpheci ve materyalisttir, sonra değişir, inançlı bir mistik olur. Bu dönem romanlarının çoğunluğunda durum budur; karakterler ya ahlaksal ya da düşünsel bir değişim sergilerler.

 Bu dönem romanlarında mekan Batı-Doğu değerlerini temsil etmek bakımından önem taşır. Mekan olarak kent ikiye ayrılır. İstanbul tarafının mahalleleri Osmanlı-İslam geleneklerinin, göreneklerinin, değerleinin yaşandığı semtlerdir; Beyoğlu tarafı ise, kentin Batılılaşmış öteki yakasıdır. Peyami Safa’nın Fatih-Harbiyesi’nde bu karşıtlığı romanın başlığında dile getirilir. Ayrıca oturulan mekan olarak konak ve apartman , Doğu ve Batı tarzı yaşamın göstergeleridir. ‘Kiralık Konak’ romanında Yakup Kadri Tanzimat Dönemi ailesinin, temsil ettiği hayat görüşü ile birlikte çöküşünü konağın satışa çıkarılmasıyla simgeleştirir. Konaktan apartmana geçiş devrin değişmesi olarak önemlidir.

Halit Ziya ,Aşk-ı Memnu’da değişen mekanı belirtir ve bu konuya dikkat çeker . Burada önemli olan husus bu değerlendirmenin bir batılı gözüyle yapılmasıdır:

 Aşk-ı  Memnu’da Matmazel de Courton’un en büyük isteği bir Türk evinde çalışmak , bir Türk dekoru ve yaşayışı içinde olmaktır. Ancak Adnan Bey’in yalısına girdiğinde şaşırıp kalır. Taayyül edilen Türk eviyle karşılaştığı modern Türk evi arasındaki tezat karşısında

-Gerçekten beni bir Türk evine getirdiğinizden emin misiniz? der.

Burada sosyal çevrenin ve dolayısıyla yaşanan hayatın değişmesi görülmektedir.

Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: bir  türk  olarak  değişim  önemli  batı  için  batılılaşma  içinde  dönem  sosyal  tanzimat  ise  ele  gelen  olan  kadar  meydana  bütün  milli  

Dosyalar - Sosyoloji