Sosyoloji Bölümü

sosyolojik şehir tanımı

1. Morfolojik tanımlar: Bu tanımda kentin köyden kütlesi yani gerek toprağın gerekse nüfusun çokluğu bakımından ayrıldığı surlar ve kalelerle çevrilmiş bir yerleşme grubu olduğu doğumların azlığı ya da evlenme oranını...
+ Devamı

WHAT'S CHARISMA

Charisma is often used to refer to individuals who have the “gift of grace.” A unique quality, charisma sets certain individuals above ordinary mortal so they are recognized as having exceptional powers. Found in everyday people and leaders of...
+ Devamı

Ermeni Kimliği

Tarihte, "Ermenistan neresidir? nerede başlar? ve nerede biter?" sorularına cevap vermek çok güçtür. ansiklopedik kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia,...
+ Devamı

Sosyolojinin Tanımı

Toplum yasaminin olusumunu, kosullarini, isleyisini degisimini objektif bir sekilde sosyal bütünlük içerisinde inceleyen bilim dali olarak bilinen sosyoloji; en genel anlamda, toplum içinde yer alan sosyal gruplari, sosyal siniflari, ekonomik,...
+ Devamı

Alkolizm Nedir

Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlılarıcanlanır.Oysa alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol...
+ Devamı

SOSYAL HİZMETLERDE YENİDEN YAPILANMA VE BİTMEYEN KABUSLAR DİZİSİ

Hayatı dev bir sorun, bir denklem, daha doğrusu kısmen birbirlerine bağlı, kısmen de bağımsız bir denklemler yumağı olarak düşünün… Bu denklemlerin çok karmaşık, sürprizlerle dolu olduklarını ve çoğu zaman ‘köklerini’...
+ Devamı

Sokrates

Bu barışcı adam, barış zamanlarında da diyalogları aracılığıyla savaşmayı sürdürmüş, sorduğu sorularla herkesi rahatsız etmiştir. Hatta pek çok kişi, kendi cahilliklerini ortaya çıkaran bu adama tekme-tokat saldırmıştır....
+ Devamı

Domestikasyon

  İnsanoğlu, yaklaşık iki milyon yıl boyunca toplayıcılık, sürü besleyiciliği ve avcılık yaparak yaşamını sürdürdü. Beslenme gereksinimi, insana gıdasını elde edecek araçlar, fikirler geliştirmek zorunluluğu doğurur....
+ Devamı

Küreselleşme Ve Azınlıklar

KÜRESELLEŞME (GLOBALİZASYON) Kitabın başında küreselleşme ile ilgili iki temel görüş ele alınıyor. Bunlar tabi ki taraftar ve karşıt tezler. Birinci teze göre küreselleşme, çağdaşlaşma ve gelişme demektir,önüne...
+ Devamı

Avrupa Birliği Üyeleri Nasıl Bir Örgüt Modeli İstiyorlar

Bu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama...
+ Devamı

Gücün Doğası Ve Otorite

Bu bölüm güç ve otoritenin tamamlayıcı parçalarıyla, bunların bir karar vericiye yardımcı olabilmek için nasıl bir araya gelebileceklerini incelemektedir.OTORİTE           “Otorite” kelimesi akıllara muhtemelen...
+ Devamı

1933 Üniversite Reformu

Türkiye’nin yüksek öğretim tarihinde dönüm noktası sayılabilecek olaylardan biri belki de en önemlisi 1933 yılında gerçekleştirilen “Üniversite Reformu” ya da o zamanki adıyla Darülfünun Reformu’dur. Bu reform dönemin en...
+ Devamı

Yetişkinlik Kuramları

ERİKSON’UN KURAMI Erikson’un bu kuramı onun klinik gözlemlerine ve kuramsal psikolojisine dayanır. Ancak bu kuram, yetişkinlik konusunda bugüne kadar ileri sürülmüş en kapsamlı açıklamayı içerir. Bunun sebebi de insanın yaşamı...
+ Devamı

Sosyal Etki ve Uyma Davranışı

Etrafımıza dikkatlice baktığımızda insanların hem birbirinden çok farklı, hem de birbirlerine çok benzemekte olduklarını görürüz. Bir kişinin bünyesinde toplanan eğilimler, tutumlar ve davranışlar o kişiye has bir görünüme...
+ Devamı

Türkiyede Nüfus Artışının, Nedenleri Ve Sonuçları

1-TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTIŞI  Türkiye’nin nüfusu, 1. Dünya Savaşı sırasında 16 milyon dolayındaydı. İstiklâl Savaşı sırasında cephede verilen şehitler, salgın hastalıklar ve savaş ortamının çeşitli...
+ Devamı

Türkiyede Solun Sınavı

27 Mart  1994 yerel seçimleri Türk solunun yenilgisiyle sonuçlanmýþtý. Bu, Türk solunun 1980 sonrasý dönemde aldýðý ilk yenilgi deðildi. 1980 sonrasýnda solda en büyük baþarýyý SHP,  yüzde 29 oy oranýyla  yerel yönetimlerin...
+ Devamı

Enerji Tasarrufu

Enerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği...
+ Devamı

Osmanlı Toplumunda Aile

OSMALI AİLESİNİN TOPLUMSAL ÇERÇEVESİ            “Osmanlı Ailesi” çok geniş içerikli bir kavramdır.Bu kavramın içinde her şeyden önce imparatorluğu yöneten “hanedan” vardır .Osmanlı içindeki hukuki...
+ Devamı

Kolay Ve İyi Öğrenme Teknikleri

*Hem ‘kolay’ öğrenebilir, hem de ‘yine, yine, yine çalışırsanız’, muazzam başarılar elde edersiniz. Hatta geceleri ikiye, bire indirebilir arta kalan zamanlarda başka konuları ele alma fırsatı bulursunuz.* “Alın teriyle...
+ Devamı

Behice Boran

1910 yılında Bursa’da doğdu.Behice Boran, ortaöğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde, yükseköğrenimini Amerika’da tamamladı. Ülkeye döndüğünde sosyoloji öğretmenliği yaptı. 1939 yılında Ankara Üniversitesi Dil...
+ Devamı

Nietzsche

1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozofu Nietzsche, akademik olmaktan çok, edebi bir filozoftu. Ontoloji ve epistemolojide yeni teknik kuramlar bulmuş değildi. Onun önemi, ahlak alanında ve tarihsel eleştirici...
+ Devamı

Emeklilik Ve Uyum

EMEKLİLİK VE UYUM Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve...
+ Devamı

Türkiyede azınlıkların hukuki statüsü

Ödevin ilk bölümünde, genel olarak azınlık kavramı ve azınlık olmayı belirleyen unsurlar üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Lozan Antlaşması ve Türkiye’de azınlık kavramına verilen anlama değinilmiştir. Daha sonraki bölümde...
+ Devamı

Toplumsal Yapıda Değişim

Toplumsal değişme belirli bir süre içinde toplumda gözlenen başkalaşım, önceki sosyal yapı veya oluş tarzındaki çeşitlenmeler olarak tanımlanabilir. Toplumsal değişimin incelendiği birçok alan arasında edebiyatta yer almaktadır....
+ Devamı

1990-2004 TÜRKİYE KÜRESELLEŞME LİTERATÜRÜ

ÖZETBu çalışma, küreselleşme üzerine çalışan yerli ve yabancı araştırmacıların çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, küreselleşme üzerine yapılmış Türkçe çalışmaları derlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye...
+ Devamı

Nietzsche Hayatı

HAYATI   Friedrich Wilhelm Nietzsche 18 Ekim 1844’te[1] doğmuştur. Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdı. Doğumu Prusya Kralı 4.Friedrich Wilhelm’in doğum gününe rastladığı için adı Friedrich Wilhelm koyulmuştur....
+ Devamı

Post lu tamlamalar

TARİHSEL SÜREÇ İÇİNDE POSTMODERNİST SÖYLEM 16.cı yüzyıldan bu yana Kuzeybatı Avrupa'da kendini gösteren ve oradan giderek dünyanın diğer yörelerini de etkileyip, büyük bir dönüşümü belirleyen kapitalizm, 19.cu yüzyılda...
+ Devamı

Kent Sosyolojisi

ARAŞTIRMA ALANININ TANITIMI Coğrafi KonumAydın, Doğu Avrupa, orta Asya ve orta Doğu üçgeninin tam ortasında yer alan, Türkiye’nin tarım, sanayi, iç ve dış ticaret ile turizm faaliyetlerinin bir arada bulunduğu, ekonomisi en...
+ Devamı

Bilim Olarak Sosyoloji

Maurice Duverger  Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne...
+ Devamı

Postmodernizmin Teolojik Anlamı

POSTMODERNİZMİN TEOLOJİK ANLAMI Postmodernizm, şu günlerde akademik çevrelerde oldukça revaçta olan bir terimdir. Bütün bunun gibi terimler ve onlarla ilgili hareketler, çağdaş teolojiyi önemli ölçüde etkileyen...
+ Devamı

Eleştirel Sosyolojinin Temel Kavramları

Eleştirel kuram ,Marksçı teorinin durumundan,özellikle bu kuramın ekonomik determinizme eğiliminden rahatsız olan bir grup Alman yeni Marksistlerin ürünüdür. Frankfurt Okulu ismini,Almanya’da 1923’te kurulmuş olan Frankfurt Toplumsal...
+ Devamı

TÜRKİYE’DE KADIN HAREKETİNİN TARİHİ

Kadın hareketi tarihi modern dünyanın tarihiyle yakın bir ilişki içindedir. Gelişmiş ülkelerde kadınların lehine seyreden kadın tarihi ile modernleşmenin gelişmesi arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Batıda sanayi...
+ Devamı

Bir Çift Yürek Marlo Morgan

Onur Konuğu Boğucu bir Ekim sabahaydı v eben Avustralya’nın beş yıldızlı bir otelinin önündeki avluda durmuş tanımadığım bir rehberi beklemekteydim. Uyarıları sezmekten uzak mı uzak yüreğim sevinçle cıvıldıyordu. Kendimi...
+ Devamı

Beden Dili

1.1. Problem Durumu 1.1.1. İletişim Kavramı Ve Tanımı Yakın zamanlara kadar, dilimize Fransızca’dan ve Fransızca söylenişi ile geçen komünikasyon (communication) sözcüğü ile birlikte ve aynı anlamı karşılamak için...
+ Devamı

Meslek Olarak Siyaset

Meslek Olarak Siyaset Siyaset Nedir? Sosyolojik bağlamda devlet fiziksel güç ve şiddet kullanıma sahip otoritedir. Burada şiddet kullanımı devlete özgü bir araçtır. Devlet, belli bir arazi içinde, fiziksel şiddetin meşru...
+ Devamı

Sağlık Sosyolojisi

1-) BAZI TEMEL KAVRAMLAR : Sağlık sosyolojisi sosyolojinin bir alt dalıdır. Özellikle batı Avrupa ve A.B.D de çok gelişmiş bir durumdadır. Ancak sağlık sosyolojisinin inceleme konularıyla ilgili birçok alan...
+ Devamı

Kadın erkek eşitliği

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma...
+ Devamı

Postmodernizm Mimari Yapı Ve Eğitim

“Bir aşamada yapısalcılık–sonrasıyla(post-strüktüralizm), post-endüstriyalizm ile  ve bütün bir “yeni fikirler” cephaneliğiyle bağıntılı görünen postmodernizm, gittikçe artan ölçüde, bir takım yeni duygu ve...
+ Devamı

Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür Einstein

 Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür:  Einstein (1879-1955)   Einstein, "evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır"  demişti. Ama o, evreni anlaşılmaz özellikleriyle gözümüzün önüne seriverdi. Anladım...
+ Devamı

MODERNLEŞME (BATILILAŞMA) SÜRECİNDE ULUSAL KİMLİĞİN KÜLTÜREL DÜZLEMDE OLUŞUMU

"Bizim musikimiz kendi içinde değişene kadar hayat karşısında vaziyetimiz değişmez sanıyorum. Çünkü onu unutmamız ihtimali yok..."A.H. Tanpınar – HuzurBu epigrafi bir tesadüfler zincirinin başlangıcı oldu. İlk sorumun ortaya...
+ Devamı

Sosyoloji

Sosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri: v  Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını, v  Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme, v  Bilimin...
+ Devamı

Sosyolojik Boyutuyla Televizyon

  Televizyon… Üçte biri uyku üçte biri iş ve hayat koşuşturmasıyla geçen günlerimizin son üçte birinin rakipsiz talibi. Televizyon artık varlığının farkında bile olmadığımız fakat hayatımızın üçte...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )


Bu bölüm güç ve otoritenin tamamlayıcı parçalarıyla, bunların bir karar vericiye yardımcı olabilmek için nasıl bir araya gelebileceklerini incelemektedir.

OTORİTE          

“Otorite” kelimesi akıllara muhtemelen çocuğunu azarlayan bir ebeveyn resmini getirecektir. Bir kişi, başka birinden ya da bir gruptan arzu edilen davranışları sağlayabilmek için emir verir ya da kurallar düzenler. Yani, bir üniversite rektörü ya da bir şirketin CEO’su yönetmelik yayınlamada otorite sahibidir.

Bir amir, yönetmelik yayınladığında ya da emir verdiğinde neler olur? İlk önce amir seçim yapar ya da karar verir; bu en “doğru” olanı gerektirir. Başka deyişle bir kişinin örgüt adına karar verebilmesi için kendisine resmi izin veya yaptırım hakkı verilmelidir. Resmi iş örgütlerinin durumunda bu resmi izin, mülkün kullanımını yönetme hakkına sahip olan kişiler tarafından verilir. 9. Bölümdeki işletme sahipleriyle yöneticiler arasındaki ilişkilere dair problemleri ve yönetimi hatırlayalım. İşletme sahipleriyle yöneticiler arasındaki yönetim sorunlarının çözümlerinden biri de işletme sahibinin yöneticilere karar verme ve emir verme otoritesini sağlamasıdır. İşletme sahiplerinin hakları, yasal sisteme ve mülk sahiplerine diğerlerinin haklarını sınırlandırmayacak şekilde özel mülkiyet kullanma hakkı veren sosyal standartlara dayanmaktadır. Bu durumda şöyle diyebiliriz: bir yöneticinin karar verme ve kural koyma hakkı, sahiplik ve mülkiyet haklarından gelmektedir.

Başkalarının davranışlarını yönetmek iki hakka dayanır: 1)karar verme hakkı ve 2) direktif ve yönetmelik yayınlama hakkı. Karar verme hakkı olmazsa hiçbir yönetici başarılı bir plan yapamaz. Kural koyma hakkı olmazsa, yöneticilerin planları değersiz olur, çünkü planların gerçekleşmesi bir düzene bağlı olmayacaktır. Böylece, otorite, her örgüt için önemlidir çünkü idari sorumluluk karar vermeyi ve etkilemeyi içermektedir. Örgütsel yaşamdaki bu gerçek, Weber’in bürokratik örgüt modelinde açıkça görülmektedir.

Otoritenin temelinde haklar bulunmaktadır. Bu hakları yükümlülükler belirler. Yükümlülükler (sorumluluk), hakların yapısını (otoriteyi) belirlemeli ve bunlar eşit ya da dengede olmalıdır. 9. Bölümde bahsettiğimiz gibi, yöneticinin temel rolü ve sorumluluğu, sahibin servetini korumak ve genişletmektir. Bu yönetim yükümlülüğü, yönetimin örgütte kullandığı otoritenin kaynağıdır. Bir yönetici, örgüt kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanma ve başkalarını örgüt hedef ve amaçlarına yöneltme sorumluluğunu kabul eder. Örgüt yönetiminin en önemli konularından biri, yöneticilerin sorumluluklarını yerine getirirken ne kadar ve hangi tip otoriteye sahip olmaları gerektiğinin belirlenmesidir.

7. Bölümde, Autodesk ile ilgili bir yazı bulunmaktaydı. Burada işletme sahipleri, yöneticilere idari yükümlülüklerini yerine getirmek için karar verme otoritesi vermiyordu. Sonuç olarak firmanın yönetiminde görülen karışıklıklar ve çatışmalar ortaya çıkmıştı.

Yukarıdaki tartışmadan iki nokta ortaya çıkmaktadır. Birincisi; otorite yükümlülük tarafından belirlenen bir haktır ve ikicisi ise; otorite yalnızca, toplumdan resmi izni ve yaptırımı olan formal örgütler ile ilişkilidir. Bu ikinci nokta güç konusundan bahsederken önemli olacaktır.

Otoriteyi şöyle tanımlayabiliriz: Mantığa dayalı resmi karar verme hakkı ve resmi örgütsel ilişkilere dayalı kararları harekete geçirecek davranışları etkileme. Örgüt resmi olmalıdır ve eğer otorite sağlanacaksa, işletme sahipleri, yöneticiler ve çalışanlar arasındaki örgütsel ilişki resmen izlenmelidir.   

OTORİTENİN ESASLARI:

Otorite formal ve rasyonel örgütte ana etkidir. Toplumun örgütleri resmi şekilde algılamasını sağlar. Mantık perspektifinden baktığımızda, otorite, örgütü ve çeşitli üyelerini amaçlara doğru yöneltme açısından ilk hareketlendiricidir. Aşağıdaki bölümde otoritenin çeşitli şekilleri bulunmaktadır ve bunlar tablo 12.1’de özetlenmiştir.

 
Çeşit
   

Anlamı
   

Örnek
Yönetsel
   

Karar verme ve uygulama hakkı
   

Bir çalışanın davranışını yönetmekle ilgili kararlar
Personel
   

Önerilerde ve tekliflerde bulunma hakkı
   

İş tanımlarında yapılacak bir değişiklikle ilgili öneri üzerinde çalışma
Durumsal
   

Çok sınırlı bir alanda veya durumda bağlayıcı kararlar verme hakkı
   

Muhasebecinin daha düzgün muhasebe metotları kullanmaya karar vermesi

Etkili Faaliyet

(FAALİYET)
   

Denetleme gerekmeksizin çalışma hakkı
   

Alet ve kalıp üreticisinin kötü hammadde kullanmayı reddetmesi

 
1.YÖNETSEL OTORİTE:

 Resmi örgütlerin yöneticileri, amaçları başarmak için gerekli olan kaynakları elde etmek, organize etmek ve denetlemekle sorumludurlar. Bunu yapmak için, yöneticiler gerekli kararları alabilmek ve uygulayabilmek hakkına sahip olmalıdırlar. Bu hakka ‘otorite’ denir ve yönetsel pozisyona sahip herkes bu hakka sahiptir. Yönetsel otorite, alternatifler arasında seçim yapma ve seçimleri resmi pozisyonuna dayanarak yerine getirme haklarından oluşur. Bu iki durum olmaksızın, hiçbir yönetici sorumluluklarını başarıyla taşıyamaz.

2. ve 7. bölümlerdeki bürokrasi tartışmamızı hatırlarsınız. Orada otoritenin örgütsel hiyerarşide pozisyona ve sorumluluğuna göre dağıldığından bahsetmiştik. Hiyerarşik yapıda yukarı çıkıldıkça, pozisyon otoritesi genişler ve artar. Yöneticilerin sorumluluğu, kişilere verilecek otoritenin tipinde ve miktarında belirleyici bir faktör olmalıdır. Sorumluluk ve otorite arasındaki bu denge, otorite-sorumluluk eşitliği prensibiyle sağlanmaktadır. Bu prensip basitçe şunu söyler: Yöneticilere sorumluluk verildiği ancak gerekli otoritenin verilmediği durumlardaki gibi sonuçlardan kaçınmak için otorite ve sorumluluk arasında denge kurulması istenmektedir. Ayrıca otoritenin sorumluluğu aştığı durumlardan da kaçınılmalıdır. Bireyler, otoriteyi, örgütsel amaçları başarmaya yönelik sorumluluklarını yerine getirirken verecekleri kararlarda ve faaliyetlerde kullanmalıdırlar.

           



Dosyalar - Sosyoloji