| TÜRKİYE’DE KADIN HAREKETİNİN TARİHİKadın hareketi tarihi modern dünyanın tarihiyle yakın bir ilişki içindedir. Gelişmiş ülkelerde kadınların lehine seyreden kadın tarihi ile modernleşmenin gelişmesi arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Batıda sanayi... + Devamı | Nietzsche1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozofu Nietzsche, akademik olmaktan çok, edebi bir filozoftu. Ontoloji ve epistemolojide yeni teknik kuramlar bulmuş değildi. Onun önemi, ahlak alanında ve tarihsel eleştirici... + Devamı | Nietzsche HayatıHAYATI Friedrich Wilhelm Nietzsche 18 Ekim 1844’te[1] doğmuştur. Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdı. Doğumu Prusya Kralı 4.Friedrich Wilhelm’in doğum gününe rastladığı için adı Friedrich Wilhelm koyulmuştur.... + Devamı |
| Gücün Doğası Ve OtoriteBu bölüm güç ve otoritenin tamamlayıcı parçalarıyla, bunların bir karar vericiye yardımcı olabilmek için nasıl bir araya gelebileceklerini incelemektedir.OTORİTE “Otorite” kelimesi akıllara muhtemelen... + Devamı | Postmodernizmin Teolojik AnlamıPOSTMODERNİZMİN TEOLOJİK ANLAMI Postmodernizm, şu günlerde akademik çevrelerde oldukça revaçta olan bir terimdir. Bütün bunun gibi terimler ve onlarla ilgili hareketler, çağdaş teolojiyi önemli ölçüde etkileyen... + Devamı | Türkiyede Nüfus Artışının, Nedenleri Ve Sonuçları1-TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTIŞI Türkiye’nin nüfusu, 1. Dünya Savaşı sırasında 16 milyon dolayındaydı. İstiklâl Savaşı sırasında cephede verilen şehitler, salgın hastalıklar ve savaş ortamının çeşitli... + Devamı |
| sosyolojik şehir tanımı1. Morfolojik tanımlar: Bu tanımda kentin köyden kütlesi yani gerek toprağın gerekse nüfusun çokluğu bakımından ayrıldığı surlar ve kalelerle çevrilmiş bir yerleşme grubu olduğu doğumların azlığı ya da evlenme oranını... + Devamı | SOSYAL HİZMETLERDE YENİDEN YAPILANMA VE BİTMEYEN KABUSLAR DİZİSİHayatı dev bir sorun, bir denklem, daha doğrusu kısmen birbirlerine bağlı, kısmen de bağımsız bir denklemler yumağı olarak düşünün… Bu denklemlerin çok karmaşık, sürprizlerle dolu olduklarını ve çoğu zaman ‘köklerini’... + Devamı | Kadın erkek eşitliğiKadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma... + Devamı |
| Yetişkinlik KuramlarıERİKSON’UN KURAMI Erikson’un bu kuramı onun klinik gözlemlerine ve kuramsal psikolojisine dayanır. Ancak bu kuram, yetişkinlik konusunda bugüne kadar ileri sürülmüş en kapsamlı açıklamayı içerir. Bunun sebebi de insanın yaşamı... + Devamı | SosyolojiSosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri: v Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını, v Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme, v Bilimin... + Devamı | MODERNLEŞME (BATILILAŞMA) SÜRECİNDE ULUSAL KİMLİĞİN KÜLTÜREL DÜZLEMDE OLUŞUMU"Bizim musikimiz kendi içinde değişene kadar hayat karşısında vaziyetimiz değişmez sanıyorum. Çünkü onu unutmamız ihtimali yok..."A.H. Tanpınar – HuzurBu epigrafi bir tesadüfler zincirinin başlangıcı oldu. İlk sorumun ortaya... + Devamı |
| Enerji TasarrufuEnerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği... + Devamı | Bilim Olarak SosyolojiMaurice Duverger Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne... + Devamı | Küreselleşme Ve AzınlıklarKÜRESELLEŞME (GLOBALİZASYON) Kitabın başında küreselleşme ile ilgili iki temel görüş ele alınıyor. Bunlar tabi ki taraftar ve karşıt tezler. Birinci teze göre küreselleşme, çağdaşlaşma ve gelişme demektir,önüne... + Devamı |
| Avrupa Birliği Üyeleri Nasıl Bir Örgüt Modeli İstiyorlarBu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama... + Devamı | Toplumsal Yapıda DeğişimToplumsal değişme belirli bir süre içinde toplumda gözlenen başkalaşım, önceki sosyal yapı veya oluş tarzındaki çeşitlenmeler olarak tanımlanabilir. Toplumsal değişimin incelendiği birçok alan arasında edebiyatta yer almaktadır.... + Devamı | Meslek Olarak SiyasetMeslek Olarak Siyaset Siyaset Nedir? Sosyolojik bağlamda devlet fiziksel güç ve şiddet kullanıma sahip otoritedir. Burada şiddet kullanımı devlete özgü bir araçtır. Devlet, belli bir arazi içinde, fiziksel şiddetin meşru... + Devamı |
| 1990-2004 TÜRKİYE KÜRESELLEŞME LİTERATÜRÜÖZETBu çalışma, küreselleşme üzerine çalışan yerli ve yabancı araştırmacıların çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, küreselleşme üzerine yapılmış Türkçe çalışmaları derlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye... + Devamı | Domestikasyon İnsanoğlu, yaklaşık iki milyon yıl boyunca toplayıcılık, sürü besleyiciliği ve avcılık yaparak yaşamını sürdürdü. Beslenme gereksinimi, insana gıdasını elde edecek araçlar, fikirler geliştirmek zorunluluğu doğurur.... + Devamı | Türkiyede Solun Sınavı27 Mart 1994 yerel seçimleri Türk solunun yenilgisiyle sonuçlanmýþtý. Bu, Türk solunun 1980 sonrasý dönemde aldýðý ilk yenilgi deðildi. 1980 sonrasýnda solda en büyük baþarýyý SHP, yüzde 29 oy oranýyla yerel yönetimlerin... + Devamı |
| WHAT'S CHARISMACharisma is often used to refer to individuals who have the “gift of grace.” A unique quality, charisma sets certain individuals above ordinary mortal so they are recognized as having exceptional powers. Found in everyday people and leaders of... + Devamı | Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür Einstein Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür: Einstein (1879-1955) Einstein, "evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır" demişti. Ama o, evreni anlaşılmaz özellikleriyle gözümüzün önüne seriverdi. Anladım... + Devamı | Türkiyede azınlıkların hukuki statüsüÖdevin ilk bölümünde, genel olarak azınlık kavramı ve azınlık olmayı belirleyen unsurlar üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Lozan Antlaşması ve Türkiye’de azınlık kavramına verilen anlama değinilmiştir. Daha sonraki bölümde... + Devamı |
| Sosyolojik Boyutuyla Televizyon Televizyon… Üçte biri uyku üçte biri iş ve hayat koşuşturmasıyla geçen günlerimizin son üçte birinin rakipsiz talibi. Televizyon artık varlığının farkında bile olmadığımız fakat hayatımızın üçte... + Devamı | SokratesBu barışcı adam, barış zamanlarında da diyalogları aracılığıyla savaşmayı sürdürmüş, sorduğu sorularla herkesi rahatsız etmiştir. Hatta pek çok kişi, kendi cahilliklerini ortaya çıkaran bu adama tekme-tokat saldırmıştır.... + Devamı | Ermeni KimliğiTarihte, "Ermenistan neresidir? nerede başlar? ve nerede biter?" sorularına cevap vermek çok güçtür. ansiklopedik kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia,... + Devamı |
| Sosyal Etki ve Uyma DavranışıEtrafımıza dikkatlice baktığımızda insanların hem birbirinden çok farklı, hem de birbirlerine çok benzemekte olduklarını görürüz. Bir kişinin bünyesinde toplanan eğilimler, tutumlar ve davranışlar o kişiye has bir görünüme... + Devamı | 1933 Üniversite ReformuTürkiye’nin yüksek öğretim tarihinde dönüm noktası sayılabilecek olaylardan biri belki de en önemlisi 1933 yılında gerçekleştirilen “Üniversite Reformu” ya da o zamanki adıyla Darülfünun Reformu’dur. Bu reform dönemin en... + Devamı | Postmodernizm Mimari Yapı Ve Eğitim“Bir aşamada yapısalcılık–sonrasıyla(post-strüktüralizm), post-endüstriyalizm ile ve bütün bir “yeni fikirler” cephaneliğiyle bağıntılı görünen postmodernizm, gittikçe artan ölçüde, bir takım yeni duygu ve... + Devamı |
| Post lu tamlamalarTARİHSEL SÜREÇ İÇİNDE POSTMODERNİST SÖYLEM 16.cı yüzyıldan bu yana Kuzeybatı Avrupa'da kendini gösteren ve oradan giderek dünyanın diğer yörelerini de etkileyip, büyük bir dönüşümü belirleyen kapitalizm, 19.cu yüzyılda... + Devamı | Eleştirel Sosyolojinin Temel KavramlarıEleştirel kuram ,Marksçı teorinin durumundan,özellikle bu kuramın ekonomik determinizme eğiliminden rahatsız olan bir grup Alman yeni Marksistlerin ürünüdür. Frankfurt Okulu ismini,Almanya’da 1923’te kurulmuş olan Frankfurt Toplumsal... + Devamı | Behice Boran1910 yılında Bursa’da doğdu.Behice Boran, ortaöğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde, yükseköğrenimini Amerika’da tamamladı. Ülkeye döndüğünde sosyoloji öğretmenliği yaptı. 1939 yılında Ankara Üniversitesi Dil... + Devamı |
| Alkolizm NedirAlkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlılarıcanlanır.Oysa alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol... + Devamı | Bir Çift Yürek Marlo MorganOnur Konuğu Boğucu bir Ekim sabahaydı v eben Avustralya’nın beş yıldızlı bir otelinin önündeki avluda durmuş tanımadığım bir rehberi beklemekteydim. Uyarıları sezmekten uzak mı uzak yüreğim sevinçle cıvıldıyordu. Kendimi... + Devamı | Emeklilik Ve UyumEMEKLİLİK VE UYUM Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve... + Devamı |
| Beden Dili1.1. Problem Durumu 1.1.1. İletişim Kavramı Ve Tanımı Yakın zamanlara kadar, dilimize Fransızca’dan ve Fransızca söylenişi ile geçen komünikasyon (communication) sözcüğü ile birlikte ve aynı anlamı karşılamak için... + Devamı | Sağlık Sosyolojisi1-) BAZI TEMEL KAVRAMLAR : Sağlık sosyolojisi sosyolojinin bir alt dalıdır. Özellikle batı Avrupa ve A.B.D de çok gelişmiş bir durumdadır. Ancak sağlık sosyolojisinin inceleme konularıyla ilgili birçok alan... + Devamı | Kolay Ve İyi Öğrenme Teknikleri*Hem ‘kolay’ öğrenebilir, hem de ‘yine, yine, yine çalışırsanız’, muazzam başarılar elde edersiniz. Hatta geceleri ikiye, bire indirebilir arta kalan zamanlarda başka konuları ele alma fırsatı bulursunuz.* “Alın teriyle... + Devamı |
| Kent SosyolojisiARAŞTIRMA ALANININ TANITIMI Coğrafi KonumAydın, Doğu Avrupa, orta Asya ve orta Doğu üçgeninin tam ortasında yer alan, Türkiye’nin tarım, sanayi, iç ve dış ticaret ile turizm faaliyetlerinin bir arada bulunduğu, ekonomisi en... + Devamı | Osmanlı Toplumunda AileOSMALI AİLESİNİN TOPLUMSAL ÇERÇEVESİ “Osmanlı Ailesi” çok geniş içerikli bir kavramdır.Bu kavramın içinde her şeyden önce imparatorluğu yöneten “hanedan” vardır .Osmanlı içindeki hukuki... + Devamı | Sosyolojinin TanımıToplum yasaminin olusumunu, kosullarini, isleyisini degisimini objektif bir sekilde sosyal bütünlük içerisinde inceleyen bilim dali olarak bilinen sosyoloji; en genel anlamda, toplum içinde yer alan sosyal gruplari, sosyal siniflari, ekonomik,... + Devamı |
EMEKLİLİK VE UYUM
Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve kimliğinin değişikliğe uğramasına neden olur.
Çalışma veya iş, insanın yaşamında önemli yer tutan etkinliklerin başında gelir. Çalışan birey, bir yandan yaşamını sürdürebileceği geliri sağlarken, aynı zamanda kendini gerçekleştirebilme ve toplumla bütünleşebilme olanağını da elde etmektedir.
Emeklilik orta yıllardan yaşlılığa geçişi belirleyen toplumsal bir dönüm noktası olduğu için yetişkin gelişiminde önemli bir aşamadır. Emeklilikteki geçiş ergenlikteki geçişe benzetilebilir, ancak erinlikte biyolojik etkenlerin ağır basmasına karşılık, emeklilikte toplumsal etkenler daha önemlidir. Emeklilik ayrıca, çalışmanın sona ermesiyle boş zaman döneminin başlamasını da belirler.
Carp’a göre emeklilik olgusunun üç temel yönü vardır:
1. Olay, emeklilik kesin bir toplumsal anlamı olmayan bir toplumsal olaydır; anlamı daha çok bireyin toplumsal yaşam alanı ile sınırlıdır
2. Statü Emeklilik olayının ardından birey, kendine özgü rolleri, beklentileri ve sorumlulukları olan yeni bir toplumsal konuma geçer. Bu değişim üstlenilen rollerde ve yaşam standardında bir düşüşü de içerir. Bu nedenle, emekli statüsüne geçiş toplumsal konumda olumsuz bir değişimdir
3. Süreç yeni statüye hazırlanılmasını ve bu statü değişiklinin getirdiği yeniden toplumsallaşmayı içermektedir. Bu bakış açısından, emeklilik sürecindeki biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenlerin önemi vurgulanabilir. Bu süreci anlamak, sadece olayın etkisini değil, aynı zamanda bireyin özelliklerini, geçmekte olduğu yeni statünün özelliklerini de anlamayı gerektirir.
EMEKLİLİK SÜRECİNDE BİYOLOJİK, PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL (SOSYO-KÜLTÜREL) ETKENLERİN ÖNEMİ
a. Biyolojik Etkenler: Emeklilerin hemen hemen yarısı kötü sağlık koşulları nedeniyle emekliye ayrılmış kişilerdir. En kötüsü de, bu kişilerin aynı nedenle boş zaman etkinliklerine katılamamalarıdır. Bireyin emeklilikte yeterince doyum bulabilmesinde biyolojik düşüş önemli bir etkendir. Öte yandan, hastalık da biyolojik düşüşe bağlı temel bir etkendir. Eğer belirli bir hastalık yoksa yaşa bağlı değişim de az olmaktadır. Emeklilikten sonra ortaya çıkan depresyon geçici bir durumdur ve fiziksel hastalığı birkaç yıl sonra izleyen depresyonun aksine hastanelik düzeye gelmez. Şu halde, hastalık çok önemli bir biyolojik etkendir ve insanın fiziksel sağlığı emeklilikteki doyumlarını, rollerini, kendini algılayışını etkiler. Emekli kişi sürekli tıbbi bakıma gereksinme gösteriyorsa, bağımsızlık duygusunu koruması da oldukça güçleşecektir
Emeklilikteki mutluluğu azaltan olaylardan en önemlisi, daha önce alıştığınız gibi, gününüzü yönlendirecek, size kim olduğunuzu ve kendinizle ilgili neler hissettiğinizi yansıtacak bir işiniz olmadan yaşamak zorunda kalmak ve bunun için hazırlıksız yakalanmaktır. Son yıllardaki çalışmalar, emeklilik stresinin ciddi hastalıklara, hatta ölümlere yol açabildiğini göstermiştir. Kuşkusuz, pek çok mutlu emekli insan da vardır. Bu kişiler, bozulan fiziksel sağlıkları, azalan gelirleri ve artan enflasyona karşın ve koşulların elverdiği ölçüde, gerçekten yapmak istedikleri şeyleri yapmaya çalışmaktadırlar.
Duke Üniversitesi Medikal Sosyolojisi Yaşlılık ve Gelişim Bölümü Profesörü olan Dr. Endman Palmore’a göre, yaptıkları işin dışında mutlu olabilecekleri başka seçenekler bulamayanların, bir süre sonra sağlıkları bozulmaktadır. Palmore, “Emekliliklerini sallanan sandalyeye bağlayanlar bir süre sonra, egzersiz eksikliği nedeniyle bedenlerinin atrofiye uğradığını (hareketsizlik nedeniyle dokuların hayatiyetini kaybetmesi) görmektedirler. Gittikçe içlerine kapanmakta ve depresyona girmektedirler.” demektedir. “Bu durum özellikle, kendilerini işlerinin dışında bir başka alanda geliştirememiş, eğitim düzeyi düşük kişiler arasında ortaya çıkmaktadır. Bazen, işlerinden başka hiçbir şeyi düşünmemiş işkolik orta sınıf çalışanları da, emekli olduklarında benzer bir sorun ile karşılaşmaktadırlar.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınızDosyalar - Sosyoloji