| Post lu tamlamalarTARİHSEL SÜREÇ İÇİNDE POSTMODERNİST SÖYLEM 16.cı yüzyıldan bu yana Kuzeybatı Avrupa'da kendini gösteren ve oradan giderek dünyanın diğer yörelerini de etkileyip, büyük bir dönüşümü belirleyen kapitalizm, 19.cu yüzyılda... + Devamı | TÜRKİYE’DE KADIN HAREKETİNİN TARİHİKadın hareketi tarihi modern dünyanın tarihiyle yakın bir ilişki içindedir. Gelişmiş ülkelerde kadınların lehine seyreden kadın tarihi ile modernleşmenin gelişmesi arasında doğrusal bir ilişki bulunmaktadır. Batıda sanayi... + Devamı | Avrupa Birliği Üyeleri Nasıl Bir Örgüt Modeli İstiyorlarBu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama... + Devamı |
| Ermeni KimliğiTarihte, "Ermenistan neresidir? nerede başlar? ve nerede biter?" sorularına cevap vermek çok güçtür. ansiklopedik kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye gölü kuzeyi ve Mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen Armenia,... + Devamı | Gücün Doğası Ve OtoriteBu bölüm güç ve otoritenin tamamlayıcı parçalarıyla, bunların bir karar vericiye yardımcı olabilmek için nasıl bir araya gelebileceklerini incelemektedir.OTORİTE “Otorite” kelimesi akıllara muhtemelen... + Devamı | MODERNLEŞME (BATILILAŞMA) SÜRECİNDE ULUSAL KİMLİĞİN KÜLTÜREL DÜZLEMDE OLUŞUMU"Bizim musikimiz kendi içinde değişene kadar hayat karşısında vaziyetimiz değişmez sanıyorum. Çünkü onu unutmamız ihtimali yok..."A.H. Tanpınar – HuzurBu epigrafi bir tesadüfler zincirinin başlangıcı oldu. İlk sorumun ortaya... + Devamı |
| Sosyolojik Boyutuyla Televizyon Televizyon… Üçte biri uyku üçte biri iş ve hayat koşuşturmasıyla geçen günlerimizin son üçte birinin rakipsiz talibi. Televizyon artık varlığının farkında bile olmadığımız fakat hayatımızın üçte... + Devamı | Emeklilik Ve UyumEMEKLİLİK VE UYUM Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve... + Devamı | Kadın erkek eşitliğiKadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma... + Devamı |
| Behice Boran1910 yılında Bursa’da doğdu.Behice Boran, ortaöğrenimini Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde, yükseköğrenimini Amerika’da tamamladı. Ülkeye döndüğünde sosyoloji öğretmenliği yaptı. 1939 yılında Ankara Üniversitesi Dil... + Devamı | Sosyal Etki ve Uyma DavranışıEtrafımıza dikkatlice baktığımızda insanların hem birbirinden çok farklı, hem de birbirlerine çok benzemekte olduklarını görürüz. Bir kişinin bünyesinde toplanan eğilimler, tutumlar ve davranışlar o kişiye has bir görünüme... + Devamı | Türkiyede Solun Sınavı27 Mart 1994 yerel seçimleri Türk solunun yenilgisiyle sonuçlanmýþtý. Bu, Türk solunun 1980 sonrasý dönemde aldýðý ilk yenilgi deðildi. 1980 sonrasýnda solda en büyük baþarýyý SHP, yüzde 29 oy oranýyla yerel yönetimlerin... + Devamı |
| SokratesBu barışcı adam, barış zamanlarında da diyalogları aracılığıyla savaşmayı sürdürmüş, sorduğu sorularla herkesi rahatsız etmiştir. Hatta pek çok kişi, kendi cahilliklerini ortaya çıkaran bu adama tekme-tokat saldırmıştır.... + Devamı | Bilim Olarak SosyolojiMaurice Duverger Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne... + Devamı | Eleştirel Sosyolojinin Temel KavramlarıEleştirel kuram ,Marksçı teorinin durumundan,özellikle bu kuramın ekonomik determinizme eğiliminden rahatsız olan bir grup Alman yeni Marksistlerin ürünüdür. Frankfurt Okulu ismini,Almanya’da 1923’te kurulmuş olan Frankfurt Toplumsal... + Devamı |
| Sosyolojinin TanımıToplum yasaminin olusumunu, kosullarini, isleyisini degisimini objektif bir sekilde sosyal bütünlük içerisinde inceleyen bilim dali olarak bilinen sosyoloji; en genel anlamda, toplum içinde yer alan sosyal gruplari, sosyal siniflari, ekonomik,... + Devamı | Toplumsal Yapıda DeğişimToplumsal değişme belirli bir süre içinde toplumda gözlenen başkalaşım, önceki sosyal yapı veya oluş tarzındaki çeşitlenmeler olarak tanımlanabilir. Toplumsal değişimin incelendiği birçok alan arasında edebiyatta yer almaktadır.... + Devamı | SosyolojiSosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri: v Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını, v Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme, v Bilimin... + Devamı |
| 1933 Üniversite ReformuTürkiye’nin yüksek öğretim tarihinde dönüm noktası sayılabilecek olaylardan biri belki de en önemlisi 1933 yılında gerçekleştirilen “Üniversite Reformu” ya da o zamanki adıyla Darülfünun Reformu’dur. Bu reform dönemin en... + Devamı | Sağlık Sosyolojisi1-) BAZI TEMEL KAVRAMLAR : Sağlık sosyolojisi sosyolojinin bir alt dalıdır. Özellikle batı Avrupa ve A.B.D de çok gelişmiş bir durumdadır. Ancak sağlık sosyolojisinin inceleme konularıyla ilgili birçok alan... + Devamı | Enerji TasarrufuEnerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği... + Devamı |
| Kent SosyolojisiARAŞTIRMA ALANININ TANITIMI Coğrafi KonumAydın, Doğu Avrupa, orta Asya ve orta Doğu üçgeninin tam ortasında yer alan, Türkiye’nin tarım, sanayi, iç ve dış ticaret ile turizm faaliyetlerinin bir arada bulunduğu, ekonomisi en... + Devamı | Türkiyede azınlıkların hukuki statüsüÖdevin ilk bölümünde, genel olarak azınlık kavramı ve azınlık olmayı belirleyen unsurlar üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Lozan Antlaşması ve Türkiye’de azınlık kavramına verilen anlama değinilmiştir. Daha sonraki bölümde... + Devamı | Domestikasyon İnsanoğlu, yaklaşık iki milyon yıl boyunca toplayıcılık, sürü besleyiciliği ve avcılık yaparak yaşamını sürdürdü. Beslenme gereksinimi, insana gıdasını elde edecek araçlar, fikirler geliştirmek zorunluluğu doğurur.... + Devamı |
| Postmodernizm Mimari Yapı Ve Eğitim“Bir aşamada yapısalcılık–sonrasıyla(post-strüktüralizm), post-endüstriyalizm ile ve bütün bir “yeni fikirler” cephaneliğiyle bağıntılı görünen postmodernizm, gittikçe artan ölçüde, bir takım yeni duygu ve... + Devamı | Bir Çift Yürek Marlo MorganOnur Konuğu Boğucu bir Ekim sabahaydı v eben Avustralya’nın beş yıldızlı bir otelinin önündeki avluda durmuş tanımadığım bir rehberi beklemekteydim. Uyarıları sezmekten uzak mı uzak yüreğim sevinçle cıvıldıyordu. Kendimi... + Devamı | Nietzsche HayatıHAYATI Friedrich Wilhelm Nietzsche 18 Ekim 1844’te[1] doğmuştur. Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdı. Doğumu Prusya Kralı 4.Friedrich Wilhelm’in doğum gününe rastladığı için adı Friedrich Wilhelm koyulmuştur.... + Devamı |
| Postmodernizmin Teolojik AnlamıPOSTMODERNİZMİN TEOLOJİK ANLAMI Postmodernizm, şu günlerde akademik çevrelerde oldukça revaçta olan bir terimdir. Bütün bunun gibi terimler ve onlarla ilgili hareketler, çağdaş teolojiyi önemli ölçüde etkileyen... + Devamı | Kolay Ve İyi Öğrenme Teknikleri*Hem ‘kolay’ öğrenebilir, hem de ‘yine, yine, yine çalışırsanız’, muazzam başarılar elde edersiniz. Hatta geceleri ikiye, bire indirebilir arta kalan zamanlarda başka konuları ele alma fırsatı bulursunuz.* “Alın teriyle... + Devamı | 1990-2004 TÜRKİYE KÜRESELLEŞME LİTERATÜRÜÖZETBu çalışma, küreselleşme üzerine çalışan yerli ve yabancı araştırmacıların çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, küreselleşme üzerine yapılmış Türkçe çalışmaları derlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye... + Devamı |
| Küreselleşme Ve AzınlıklarKÜRESELLEŞME (GLOBALİZASYON) Kitabın başında küreselleşme ile ilgili iki temel görüş ele alınıyor. Bunlar tabi ki taraftar ve karşıt tezler. Birinci teze göre küreselleşme, çağdaşlaşma ve gelişme demektir,önüne... + Devamı | Nietzsche1844 – 1900 yılları arasında yaşamış olan Alman filozofu Nietzsche, akademik olmaktan çok, edebi bir filozoftu. Ontoloji ve epistemolojide yeni teknik kuramlar bulmuş değildi. Onun önemi, ahlak alanında ve tarihsel eleştirici... + Devamı | Meslek Olarak SiyasetMeslek Olarak Siyaset Siyaset Nedir? Sosyolojik bağlamda devlet fiziksel güç ve şiddet kullanıma sahip otoritedir. Burada şiddet kullanımı devlete özgü bir araçtır. Devlet, belli bir arazi içinde, fiziksel şiddetin meşru... + Devamı |
| Yetişkinlik KuramlarıERİKSON’UN KURAMI Erikson’un bu kuramı onun klinik gözlemlerine ve kuramsal psikolojisine dayanır. Ancak bu kuram, yetişkinlik konusunda bugüne kadar ileri sürülmüş en kapsamlı açıklamayı içerir. Bunun sebebi de insanın yaşamı... + Devamı | Türkiyede Nüfus Artışının, Nedenleri Ve Sonuçları1-TÜRKİYE’DE NÜFUS ARTIŞI Türkiye’nin nüfusu, 1. Dünya Savaşı sırasında 16 milyon dolayındaydı. İstiklâl Savaşı sırasında cephede verilen şehitler, salgın hastalıklar ve savaş ortamının çeşitli... + Devamı | sosyolojik şehir tanımı1. Morfolojik tanımlar: Bu tanımda kentin köyden kütlesi yani gerek toprağın gerekse nüfusun çokluğu bakımından ayrıldığı surlar ve kalelerle çevrilmiş bir yerleşme grubu olduğu doğumların azlığı ya da evlenme oranını... + Devamı |
| WHAT'S CHARISMACharisma is often used to refer to individuals who have the “gift of grace.” A unique quality, charisma sets certain individuals above ordinary mortal so they are recognized as having exceptional powers. Found in everyday people and leaders of... + Devamı | Osmanlı Toplumunda AileOSMALI AİLESİNİN TOPLUMSAL ÇERÇEVESİ “Osmanlı Ailesi” çok geniş içerikli bir kavramdır.Bu kavramın içinde her şeyden önce imparatorluğu yöneten “hanedan” vardır .Osmanlı içindeki hukuki... + Devamı | Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür Einstein Bilime Ve Barışa Adanmış Bir Ömür: Einstein (1879-1955) Einstein, "evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır" demişti. Ama o, evreni anlaşılmaz özellikleriyle gözümüzün önüne seriverdi. Anladım... + Devamı |
| SOSYAL HİZMETLERDE YENİDEN YAPILANMA VE BİTMEYEN KABUSLAR DİZİSİHayatı dev bir sorun, bir denklem, daha doğrusu kısmen birbirlerine bağlı, kısmen de bağımsız bir denklemler yumağı olarak düşünün… Bu denklemlerin çok karmaşık, sürprizlerle dolu olduklarını ve çoğu zaman ‘köklerini’... + Devamı | Beden Dili1.1. Problem Durumu 1.1.1. İletişim Kavramı Ve Tanımı Yakın zamanlara kadar, dilimize Fransızca’dan ve Fransızca söylenişi ile geçen komünikasyon (communication) sözcüğü ile birlikte ve aynı anlamı karşılamak için... + Devamı | Alkolizm NedirAlkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlılarıcanlanır.Oysa alkolizm, bireyin beden ve ruh sağlığını, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol... + Devamı |
Bu ödevde Avrupa Birliği'ne ilişkin kurultayda ele alınacak temel konular hakkında 15 üye ülkenin görüşleri üzerinde durulacak ve bu görüşlerden hareketle her bir üye tarafından nasıl bir AB modeli önerildiği konusunda saptama yapılmaya çalışılacaktır. Anayasal bazda önerilen modellere değinmeden önce anayasal düzenlemenin ve bir anayasa oluşturulmasının vatandaşlar Avrupa'sından halklar Avrupa'sına geçişi simgelediğini belirtmekte yarar vardır. Öte yandan halklar birliği en geniş anlamıyla federasyon demektir ve bu nedenle üye ülkelerin anayasa talepleriyle federatif talepler arasında nispeten de olsa bir bağ kurmak mümkündür. AB üyesi ülkelerin bir kısmı bir anayasa oluşturulmasını istemekte, bir diğer kısmı ise sorunları oluşturulacak bir anayasa aracılığıyla değil de hukuk kuralları ve konvansiyonlar aracılığıyla çözmeye yönelik bir tutum sergilemektedir. O halde bir yanda anayasaya evet diyenler bir yanda ise hayır dememekle birlikte evet de demeyenler bulunmaktadır. Anayasaya evet diyen devletler Almanya,Fransa, Portekiz, İtalya,Belçika,Avusturya ve İrlanda'dır. Bu devletlerden Almanya, Fransa,İtalya,Belçika, Avusturya ve İrlanda'nın anayasal federalizme dayanan bir modeli öngördükleri söylenebilir. Öte yandan yukarıda ismi geçen tüm devletler kurumsal-hukuksal akıma uygun bir tavır sergilemektedirler. Denilebilir ki AB bünyesinde küçük,daimi ve adhoc komiteler kurulmuştur fakat sistemin süreklilik kazanabilmesi için yeni kurumlar yaratılması ve tüm üye devletleri ortak bir noktada birleştirecek,bağlayacak birtakım kural ve organların oluşturulması gerekmektedir. Bir anayasa oluşturulmalı ve tüm kuralların işleyişinin denetimim için oluşturulacak bu anayasa temel kriter olmalıdır. Yukarıda ismini saydığımız devletlerden yalnızca İrlanda Temel Haklar Şartı'nın sadece siyasal bağlayıcılığının olması gerektiğini dile getirmekte ve anayasaya evet demeyen devletlerden olan Finlandiya da bu konuda İrlanda ile aynı fikri savunmaktadır. Anayasaya evet demeyen devletler genel olarak Temel Haklar Şartı'nın hukuki bağlayıcılığının olmasından yana bir tavır sergilemektedirler. Ayrıca yine genel olarak şartın Birlik antlaşmalarına eklenmesine olumlu yaklaşırlar. Bu devletler İspanya,Hollanda,Lüksemburg, İsveç ve Danimarka'dır. Bu devletlerin önerdikleri model bu noktada anayasal federalizmden çok normatif federalizme uygun düşmektedir. Bu devletler sadece birtakım düzenlemelerle Avrupa'nın şekillendirilmesi gereği üzerinde dururlar ama bunu gerçekleştirmeye yönelik bir anayasa talebinde bulunmazlar ve herhangi bir denetleme mekanizması öngörmezler. Yapısal,köklü değişikliklerdense birtakım normlar ve konvansiyonlar aracılığıyla varolan ya da olası sorunları çözmeyi tercih ederler. Öte yandan daha önceden de belirttiğimiz üzere Finlandiya hem bir anayasa istememekte hem de Temel Haklar Şartı'na hukuki bağlayıcılık kazandırılması ve şartın antlaşmalara dahil edilmesi fikirlerine karşı bir tutum sergilemektedir.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınızDosyalar - Sosyoloji