Şehir Planlama Bölümü

Köy Enstitüleri

Türkiye’de Bağımsızlık Savaşı, geride kaynakları yok olmuş bir ülke, savaşta insan gücünün büyük bir bölümünü yitirmiş, yorgun ve yoksul bir ulus bırakmıştır.Bir yandan ülkeyi en baştan inşa edecek diğer yandan yeni...
+ Devamı

Şehir Suyunun Temizlenmesi

Şehir suyu içilebilir olmalı, yani bileşiminde zehirleyici ya da hastalık yapıcı hiçbir madde bulunmaması gerektiğini öngören normlara uygun olmalı, aynı zamanda hoş bir içimi olmalıdır. Uygulamada içme  suyunda en çok şu üç...
+ Devamı

Yakın Doğuda Kentleşme

Kentleşme kuramı içinde ele alınan üç yaklaşım vardır ve bunların ortak özelliği, her üçünün de aynı değişken kullanmış olmalarıdır. bu değişkenler 'teknoloji', 'toplum' ve 'kentleşmedir’. Aralarındaki temel fark ise,...
+ Devamı

Minyatür

Kağıt, parşömen fildişi vb. malzemeler üstüne küçük boyutlu resim yapma    sanatına minyatür denir. Minyatür sözcüğünün kökü  Latince Minyum dan gelir. Ortaçağ’ da Avrupa’da yapılan el yazmalarının bölüm...
+ Devamı

Konut - Türkiye'de Toplu Konut Üretimi

Konut insanların temel gereksinimlerinden birisi olan barınmayı, öncelikle sağlıklı ve güvenli olarak karşılayacak bir ortamdır. Ortam olarak konut, insanların iş çevrelerinin dışında, dinlendiği ve yeniden üretkenlik kazandığı...
+ Devamı

Kentlerde Sosyal Ve Teknik Altyapının Ticari Bölgelerin Planlanmasındaki Yeri Ve Önemi

Genel Olarak Altyapı: Olaylar zincirinde daha sonra gerçekleşmesi istenen olgular için gerekli ortamın hazırlanmasına yönelik tüm faaliyetler olarak anlaşılmaktadır. Sözlük anlamında ise altyapı: “Bir yapı için gereken yol, su...
+ Devamı

İmar Affı Ve Gecekondu Kavramı

II. Dünya  Savaşından  sonra  sanayileşmenin  gelişmesi ile  Türkiye’de  gecekonduların  ortaya  çıkışından  bu  yana  ortaya  çıkan  ve  belli  periyotlarla gündeme  gelen  imar  affı,  yasalarda...
+ Devamı

Kentsel Kıyı Yönetimi

Kıyılar , tarihin her döneminde uygarlığın odak noktalarını oluşturmuş ,yerleşme ve kullanım amaçları açısından sosyal bir önem kazanmıştır. Sivrilen uygarlıkların genellikle kıyılara bağımlı toplumlardan çıktığı, bu...
+ Devamı

Kent Sorunları - Kentsel Sorunların Kaynağı - Şehirleşme Sorunu

Türkiye nüfusunun yüzde 70’i kentlerde yaşamaktadır. Son 50 yıldır ekonomik-sosyal ve son 16 yıldır süren olan çatışma ortamı nedeniyle süren iç göçler sonucu kentlerin nüfusu hızla artmıştır. Yakın bir gelecekte ülke...
+ Devamı

Güneydoğu Anadolu Projesi GAP

Temel hedefi, Güneydogu Anadolu Bölgesi'nde yasayan vatandaslarimizin gelir düzeyi ve hayat standardini yükselterek, bu bölge ile diger bölgeler arasindaki gelismislik farkini ortadan kaldirmak, kirsal alandaki verimliligi ve istihdam...
+ Devamı

Geotekstillerin Kullanım Alanları

ÖRGÜLÜ GEOTEKSTİLÖrgülü Geotekstilin Kullanma Amaçları Ayırma AmacıÖrgülü geotekstil alt temel ile zemin arasında bir ayırım oluşturur. Bu, pahalı alt temel malzemesinin zeminle karışmasını önleyerek yük taşıma...
+ Devamı

Binalarda Giriş Ve Ortak Alan Eylemleri

Bu eylem, bireylerin konuta girmeleriyle oluşan eylemdir. Konutun girişinde dış çevreden – iç ortama geçiş sağlayan bu mekana giriş holü, rüzgarlık yada antre diyoruz.Giriş mekanının ana işlevi dış mekandan konut içine geçiş...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Türkiye nüfusunun yüzde 70’i kentlerde yaşamaktadır. Son 50 yıldır ekonomik-sosyal ve son 16 yıldır süren olan çatışma ortamı nedeniyle süren iç göçler sonucu kentlerin nüfusu hızla artmıştır. Yakın bir gelecekte ülke nüfusunun yüzde 85’nin kentlerde yaşacağı öngörülmektedir. 
Türkiye’de, kentsel sorunların kaynağı, İkinci Dünya Savaşı sonrası tercihlerine ve bu tercihlerin uygulanmasına dayanmaktadır. Truman Doktri’nine dayalı olarak ABD ile Türkiye arasında 1947 yılında imzalanan “Yardım Anlaşması” bir dönemin de başlangıcıdır. 
17. Stand-By anlaşmasını Aralık 1999’da imzalayan Türkiye’nin IMF serüveni bu dönemde başlıyordu. 14 Şubat 1947’de IMF’ye giren Türkiye, parasını yüzde 100’ün üzerinde devalüe ediyor ve yakın tarihinde ortaya çıkan tüm ekonomik krizleri IMF’nin istikrar programları ile çözmeye çalışmanın ilk adımını atıyordu. 
Tarım sektöründe 1950’lerden itibaren büyük değişmeler olmuştur. Tarımın teknolojik yapısında, işlenen toprakların mülkiyetinde ve tarıma ayrılan kredilerin dağılımındaki değişmeler sonucu olarak ortaya çıkan mülksüzleşme, işsizlik, yüksek orandaki nüfus artışı büyük bir nüfusun tarımdan kopuş sürecini başlatmıştır. Karayolu ulaşımındaki hızlı gelişme mal ve insan akımını hızlandırmıştır. Bu olgu gerek tüketim gerek üretim mallarının kolaylıkla dolaşımını hızlandırmış, başka bir anlatımla tüketim toplumunun koşullarını hazırlamıştır. 
Kentlere göç akışı, 1960’larda otomotivi de içine alarak gelişen ve çeşitlenen, gümrük duvarları ve teşviklerle korunan, desteklenen montaj sanayine ucuz işgücü sağladığı için özendirilmiştir. 1950-1965 yılları arası tüm Türkiye’de kentleşme hızının yüzde 6’lar düzeyine tırmandığı yıllar olmuştur. Kentlerin hemen yakınlarında seçilen sanayi alanlarının etrafı gecekondularla doluyordu.  
1-GECEKONDULAŞMA: İmar ve yapı işlerini düzenleyen kanun ve yönetmeliklere bağlı kalınmadan ve genellikle devlet arazisi üzerine izinsiz olarak yapılan konutlar yurdumuza gecekondu olarak adlandırılmaktadır.Kaçak yapılaşma ürünüdür.Kentlerin çevresinde yapılarak ayrı semtler oluşturur. Bu kesimler kırsal kesimden kentlere olan göçün doğurduğu sağlıksız kentleşmenin göstergesidir:Buraları altyapı hizmetlerini tam olarak bulunmadığı yerlerdir. Bunun için sağlık yönünden bazı sakıncaları bulunan yerleşim üniteleridir. Buralar çok hızlı ve plansız büyüdüğü için belediye hizmetleri yeteri kadar götürülmemektedir.  
Gecekondu kendini toplumsal bir olgu olarak kabul ettirmiş ve 1996’da çıkarılan 775 sayılı “Gecekondu Kanunu” ile imar hukukuna girmiştir. Gecekondu bölgeleri tasfiye, ıslah ve önleme bölgeleri olarak sınıflandırılımış ve bu bölgeler için ayrı bir imar düzeni kabul görmüştür.1970’lerden sonra İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerdeki gecekondu sürecinde niteliksel değişmeler başlamıştır. Gecekondu, karşılanamayan barınma ihtiyacının doğurduğu bir sorun olmaktan çıkıp rant kaynaklı bir kaçak yapılaşmaya, 1980’lerden itibaren ise, kaçak yapı sorunu “kaçak kentler” sorununa dönüşmüştür. Bugün gelinen aşama, 3,4 ve daha yüksek katlı yapılaşma süreci ile gecekondudan çok kaçak yapıların egemen olduğu bir kentleşmedir. 
Gecekondu alanları süreç içinde kendine özgü bir değişim geçirmiştir. Bu değişim, bir yandan bu alanda yaşayanların kente tutunma çabaları, diğer yandan popülist ve himayeci siyaset pratikleri içinde biçimlenmiştir. 1950’lerden bu yana genişleyerek sürdürülen, kârın maksimize edilmesine dayalı, tutarlı bir konut ve arsa politikasının izlenmemiş olması, hazine topraklarının işgaline göz yumulmasını ve kent çevresinde hisseli parselasyonla toprakların küçük parçalara bölünmesini geliştirmiştir. 
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: bir  olarak  yüzde  nüfus  kaçak  nüfusun  kentlere  olan  yapılaşma  kentlerde  ortalama  kent  marmara  olmuştur  büyük  ile  haline  insan  türkiye  imar  

Dosyalar - Şehir Planlama