Orman Bölümü

Ormanların Faydaları

Çınar:Orman  Bölgelerindeki   dere  içlerinde  ve  akarsu  yataklarında  doğal  olarak  yetişir.  Ülkemizde  yayılış  gösteren  türü  Doğu  Çınarıdır.  Kentlerimizde rastlanan  diğer  türleri;Batı  Çınarı...
+ Devamı

Ormancılık Politikası Oluşturulurken Gözönüne Alınması Gereken Etmenler

Ormancılık politikasının amaçlarına ulaşmak için izlenecek eylem yollan ile alınacak önlemlerin saptanmasında gözönünde tutulması gerekli bazı etmen­ler vardır. Ülkeden ülkeye değişebilen bu etmenleri aşağıdaki şekilde...
+ Devamı

Göller Yöresi Topraklarının Erozyana Hassasiyeti

Toprak erozyonu, bitki örtüsünün bilinçsiz ve gelişigüzel kullanılmasından dolayı, toprak, su ve bitki arasındaki doğal dengenin bozulması sonucu ortaya çıkan bir süreçtir. Erozyonun neden olduğu toprak kayıpları, “toprağın...
+ Devamı

Ormanda Kuşların Yaptığı Zararlar

1.1. Ormanda Hayvan ZararlarıOrman koruma esas itibariyle ormanda zarar yapan hayvanlarla ilgilenmektedir. Hiçbir hayvan sadece zararlı değildir. Popülasyonun artması sonucu zararları artar. Bu zararlar şu şekilde belirtilebilir;...
+ Devamı

Türkiye Orman Varlığı

Yurdumuz  ormanlarının  yayılışında,  iklim  ve  toprak  ilişkilerinin  yanı başında,  memleketin  jeomorfolojik  yapısı,  aynı  zamanda  çeşitli  formasyonlara  sahip bitkilerin  ve  ağaç  türlerinin  birbirleri...
+ Devamı

Erozyon

Toprak Nedir?Bu tezde erozyonun ne olduğu ayrıntılı bir şekilde açıklanacağı için bu iki kavram çok önemlidir: W  Toprak W  OrmanToprak, “fiziksel ayrışmayla gevşemiş, kimyasal ayrışma ve humuslaşma olayları ile yeni...
+ Devamı

Ormancılıkta İstihdam

Ormancılık sektörü pek az sektörde olan istihdam meydana getirici özelliği ile ülkemizde önemli ölçüde istihdam sağlamaktadır (1).İstihdam kavramı dar ve geniş anlamlarda farklı biçimde kullanılmaktadır. Dar anlamda istihdam...
+ Devamı

Ormansızlaşma

7 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve çeşitli kavimlerin gelip geçtiği Anadolu da ormansızlaşma olaylarından etkilenmiş ve ormanlarını büyük ölçüde kaybetmiştir . Trakya ve İç Anadolu bozkırlarının, geçmişten bu yana...
+ Devamı

Ormanın İşlevleri

Ormanların işlevleri çok yönlüdür. Bunlardan yararlanma  ve bunları değerlendirme tarihsel zaman akışı içinde çok değişmiştir . Ormanların odun hammaddesi, bundan 40-50 yıl öncesine kadar, ormanın en çok yararlanılan üretim...
+ Devamı

Empenye Edilmiş Karaçam Odununun Bazı Teknik Özelliklerinin Araştırılması

Dünyanın varoluşundan  buyana, insanın ihtiyaçlarını karşılamak için doğadan yararlandığı  en eski materyal, ağaç malzemedir. Ayrıca estetik özellikleri, işlenme karakteristikleri ve kullanış yerlerinin çok çeşitli olması...
+ Devamı

Türkiyedeki Av Turizmi Uygulamalarının Özel Avlak İşletmelerine Etkileri

Tarihsel gelişim süreci içinde, turizm etkinlikleri II. Dünya Savaşına kadar, soyluların, elit tabakanın, zenginlerin tekelinde bulunan pahalı ve lüks etkinlikler olarak görülmüştür (Sağcan 1986). İkinci Dünya savaşından sonra...
+ Devamı

Ormanın Önemi Ve Yararları

Orman; toprağı, ağaç ve ağaççıkları, yaban yaşamı, otu, çiçeği, mantarı, böceği, kuşları, mikroorganizmaları ile aynı sistem içinde bütün olarak yaşayan doğal bir varlıktır.Orman ekosistemi içinde barınan her varlık,...
+ Devamı

Orman Ürünleri Üretimi

Ormanlar,çeşitli nitelikteki ürünlerin kaynağı olarak büyük ölçüde önem taşır. Orman ürünleri asli ve tali ürünler olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Ormanlardan sağlanan asli ürün odun hammaddesi olup , bu da yapacak ve...
+ Devamı

Enso Metoduyla Fidan Yetiştirme Tekniği

Ormancılıkta fidan yetiştirmenin amacı biyolojik ve ekonomik açılardan başarılı kültürel plantasyonlar oluşturmaktır. Ağaçlandırmaların, biyolojik ve ekonomik başarısı da uygun tür ve orjin seçimleri yanında ileri teknolojiyle...
+ Devamı

Yağmur Ormanlarının Hassas Dengesi

Küresel iklim değişiklikleri ve önlemler üzerine çalışan bilimadamları için tropik ormanların ne kadar CO2 çıkardığı ve emdiğine ilişkin veriler çok önemli parametreleri oluşturuyor. Amazon ormanlarında yapılan yeni bir...
+ Devamı

Orman Ekosistemleri

Orman ekosistemleri ,dünya üzerindeki atmosferin oksijen ve karbondioksit dengesi üzerinde önemli etkilere sahiptir . Bilindiği üzere her yeşil bitki gibi ormanlar da fotosentez yapar ve bu süreç sonunda atmosferden karbondioksit alarak...
+ Devamı

Şifa Dağı Ve Dazdağı Havalisinde Karac Habitatlarında Gözlemler

Yurdumuzun doğal kaynaklarından olan Av ve Yaban Hayvanlarını yaşam ortamlarıyla birlikte koruyarak sayı bakımından optimum düzeye çıkarmak, yurt sathında av ve yaban hayvanlarının korunarak gelişmesini sağlamak, yaban hayatı...
+ Devamı

Ormanların Su Koruma İşlevi

Ormanlar , yağış sularının yüzeysel akışla kaybını önleme,toprakta suyu depolama, suları süzerek temizleme, böylece niteliğini iyileştirme, taban sularını temiz sularla besleme, taşkınları önleme gibi ekolojik işlevlerle, tüm...
+ Devamı

Orman

Bu başlığı okuyanlar, belki şöyle düşünebilirler; ‘Ormanın tanıtımına gerek var mı? Ormanın ne olduğunu herkes bilir.’ Bu şekilde düşünenlerden özür dileyerek ve bu düşünceye saygı duyduğumu ifade ederek, ben yine de...
+ Devamı

Gökkuşağı Alabalığı - Alabalık

Kirlilik, aşırı avlanma ve yoğun talep üzerine hergün  boyutlanarak bir çok ülkede gelişimini sürdüren balık yetiştiriciliği, bu kapsamda ülkemizde de doğal gelişim sürecini yaşamaktadır.Gerek devletin öncülük ettiği...
+ Devamı

Orman - Ormanların Önemi Ve Korunması

Orman sık yetişen ve diğer bitkilerin geniş alanlar içinde oluşturduğu topluluk. Aralarında yaşama ortaklığı bulunan bitki, hayvan, iklim ve toprak, ormanın başlıca öğeleridir. Ormanlar kara yüzeyinin yaklaşık yarısını...
+ Devamı

Antalya Yöresi Alabalık Yetiştiriciliği

Kirlilik, aşırı avlanma ve yoğun talep üzerine her gün boyutlanarak bir çok ülkede gelişimini sürdüren balık yetiştiriciliği, bu kapsamda ülkemizde de doğal gelişim sürecini yaşamaktadır.Tatlı av balık yetiştiriciliğindeki en...
+ Devamı

Ormanların İnsan Sağlığı Ve Dinlenme Acısından Faydaları

Bugünün insanı özellikle büyük kentlerde, kendisini fiziksel ve psikolojik baskı altında tutan bir çevrede yaşamaktadır.Günlük yaşamını sürdürmek için iş yerine veya alışverişe gidip gelirken çektiği trafik sıkıntısı,...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Yurdumuzun doğal kaynaklarından olan Av ve Yaban Hayvanlarını yaşam ortamlarıyla birlikte koruyarak sayı bakımından optimum düzeye çıkarmak, yurt sathında av ve yaban hayvanlarının korunarak gelişmesini sağlamak, yaban hayatı koruma çalışmalarımızın amacını oluşturmaktadır.
Doğanın kendini yenileyebilen bir kaynak olması sayesinde uzun yıllar türlerin azalması fazlaca dikkat çekmemiştir. Yüzyılımızın başında bütün dünyada doğanın korunması, yaban hayatının korunması kavramı birçok ülkede üzerinde durulan konular arasına girmiştir. Günümüzde nüfusun ve yerleşim yerlerinin çoğalması, sanayiinin ve teknolojinin gelişmesi, yolların çoğalması vb. nedenlerle insanın ulaşamadığı yerler kalmamıştır. Artık her yaban hayvanı insanın yardımı ve desteği olmadan varlığını sürdürememe durumuna gelmiştir.
Yaban hayatının önemli bir elemanı olan Karaca (Capreolus capreolus) Avrupa’nın ve ülkemizin en küçük çift tırnaklı türüdür.
Karaca ülkemizde Trakya’da Istranca ormanlarından İstanbul’a kadar, Keşan çevresindeki ormanlarda, Kazdağlarında, Balıkesir ili dahilindeki tüm ormanlık alanlarda, Manisa’nın Soma, Gördes, Demirci ilçelerinde, İzmir’in Bergama, Kemalpaşa, Bayındır, Ödemiş ilçelerinin çevresindeki ormanlarda Kocaeli, Sakarya, Bolu, Kastamonu, Sinop, Samsun ve Rusya sınırına kadar Karadeniz sahil şeridindeki ormanlarda, Amasya, Çorum ve Tokat illeri dahilindeki koru ve baltalıklarda, Kars’ın Sarıkamış, Göle ilçelerinde, Ardahan, Erzurum Oltu ilçesi ormanlarında, Güneyde Antalya’nın Manavgat, Alanya ilçeleri, Adana, Osmaniye, Hatay ormanlarında yayılış göstermektedir.
Karaca bu geniş yayılışına rağmen yaşam ortamlarının tahrip edilmesi, aşırı ve bilinçsiz avlanma sonucu sayıları oldukça azalmıştır. Bazı bölgelerde yok olmak üzeredirler. Karaca gibi nesli tükenmekte olan yaban hayvanlarını tekrar doğaya kazandırmak için onları korumalıyız. Bunu sağlayabilmek için toplumun bilinçlendirilmesi en başta gelmektedir. Zaman kaybetmeden bu yönde çalışmalara başlanılmalıdır.
Bu çalışmada Şifa Dağı ve Dazdağı havalisinde Karaca habitatlarında gözlemler yapılmıştır. Karaca’nın doğal olarak bulunduğu bu alanlarda yapılan gözlemler ile bir takım veriler elde edilerek  Karaca popülasyonunun ve yaşama alanının ne durumda olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.
2.  ÇALIŞMA  ALANININ  TANITIMI
2.1.  Birinci  Mevki 
Göktaş Köyü Manisa İlinin Soma ilçesinin bir köyüdür. Soma’dan 25 km. uzaklıkta Şifa dağının eteklerine kurulmuş küçük bir köydür.
Şifa dağ bölgenin yüksek dağlarından (Rakım 878 m) biridir. Şifa Dağı serisinde Karaca popülasyonunun bulunması nedeniyle bu bölge Karaca Koruma ve Üretme Sahası olarak ayrılmıştır. Biz gözlemlerimizi şifa dağı ve buna yakın olan Karıncalı tepe, Göktepe, Uzunburun (Deveboynu) ve İneşer bölgesinde yaptık.
2.2.  İkinci  Mevki
Dereköy, Manisa İlinin Soma İlçesinin bir köyü ve Soma’dan yaklaşık 20 km. uzakta bir orman köyü.  Dereköy çevresinde linyit kömürü çıkarmak amacıyla açılmış olan maden yataklarıyla çevrilmiş olduğu için köy istimlak edilmiş durumda. Ancak köyde halen 8-10 hane bulunmakta, yaşamını burada sürdürmektedir.
Dazdağı Dereköy’e 4-5 km. uzaklıktadır ve bölgenin en yüksek dağıdır (Rakım 1111 m). Biz gözlemlerimizi Dazdağı’nda, Dedetepe’de, Ortadağ’da, Ballık ve Asmalı bölgelerinde yaptık.
3.  MATERYAL  VE  METOD
3.1.  Materyal
Arazi çalışmaları sırasında dürbün, pusula ve fotoğraf makinesi kullanılmıştır. Bölgenin bazı kısımları traktörle gezilmiştir.
3.2.  Metod
Şifa dağının bir kısmı 1994 yılında meydana gelen yangında yanmıştı. Yangından önce Karaca köyün çok yakınlarına kadar geliyormuş. Şu anda köyden 3-4 km. uzaklıkta ve yanmayan alanda görülüyor. Ancak Karaca bu yanan alana otlamaya geliyor. Yangından sonra alana dikim yapılmış. Alan bazı çalı formundaki meşeler ve otsu türlerle kaplanmış durumda. 1994 yılında meydana gelen yangında; Abdal bayırının bir kısmı, Lalelik tepe, Göktepe ve Karıncalıtepe’nin bir yüzleri yanmış durumda.
Gözlemlemeye ilk önce Karıncalı tepeden başladık. Bu tepenin kuzey ve batı kısımları yanmış durumda. Ancak biraz öncede söylediğimiz gibi yanan yerler otsu türler ve çalı formundaki meşelerle kaplanmış durumda. Karıncalı tepede tepeyle aynı adı taşıyan bir çeşme var (Karıncalı çeşme). Çeşme yanan alanla ormanlık alanın sınırında bulunuyor. Karacaların bu çeşmeye su içmek için geldiğini bize bölgeyi gözlemlememizde yardımcı olan avcı Mehmet YILMAZ’dan öğrendik.
Karıncalı tepenin yanmayan yüzü genellikle çam ağaçlarıyla kaplı, alt tabakada çeşitli çalı türleri bulunuyor. Açıklık alanları otsu türler kaplamış durumda. Yine ağaç formunda meşelerde tepede bulunuyor. Tepenin bu yüzünde Karaca yatakları bulduk. Yatakları bize avcı Mehmet YILMAZ gösterdi. Karaca, yatağını orman içinde seçiyor. Ancak çok sık çalıların içine yatmıyor. Yani çevresinde düşmanlarından kaçmasını engelleyecek herhangi bir şey olmasını istemiyor. Karaca, yataklarını otladığı yere, özellikle su kaynaklarına yakın yerden seçiyor. Özellikle yatak olarak seçtiği bir tepe yok.
Karıncalı tepesi fazla eğimli değil. Çeşmeye kadar traktör yolu var. tepede zorlanılmadan gezilebiliyor.
Göktepe; Karıncalı tepenin tam karşısında bulunuyor. Bu tepede çalı formunda meşe daha ağırlıkta görülüyor. Hatta tepenin bazı kısımlarında sadece meşe bulunmakta. Bu bölge oldukça sık bir bitki örtüsüne sahip. Bu tepenin Karacaların en fazla görüldüğü yer olduğunu Göktaş köyünden eski çobanlardan Feyzullah DEMİRCİ’den öğrendik. Feyzullah DEMİRCİ Şifa dağı ve çevresi koruma altına alınmadan önce bu bölgelerde çobanlık yapıyormuş.
Karacalar için bu bölge hem çok rahat bir şekilde barınabilecekleri hem de beslenebilecekleri bir bölge. Karaca burada beslendikten sonra yine bu bölgeye yakın olan çeşmelerden su ihtiyacını gideriyor. Özellikle yaz-kış akar olan Karıncalı çeşme ve Zahralı bölgesinde bulunan Zurnacı pınarından yararlanıyorlar.
Göktepe daha eğimli bir arazi yapısına sahip ve burada yürümek biraz daha zor. Buranın belli bir yerine kadar traktör yolu var. Göktepe’de odun kömürü yapmak amacıyla kullanılan önceden kalma iki ocak bulduk. Bu ocaklarda aynı bölgeden kesilen meşeler yakılarak odun kömürü elde ediliyormuş. Karıncalı tepeyi gezerken bir kişinin hızla kaçtığını görmüştük.  Onun da odun kömürü yapmak amacıyla gelmiş olduğunu avcı Mehmet YILMAZ’dan öğrendik. 
Göktepe’ye varmadan önce İneşer bölgesine ayrılan bir yol var. Bu yol ayrımına çok yakın bir yerde Şaime Nine çeşmesi var. Bu çeşme sürekli akan bir çeşme değil. Bu bölgeye Uzunburun (Deveboynu) deniliyor. Bölgede gevşek kapalılıkta çam ağaçları mevcut. Açıklık alanları otsu türler ve meşe kaplamış durumda. Şaime Nine çeşmesine gelmeden önce Karacaların sürekli olarak geçtikleri iki ayrı yer var. Bu yerleri yol ayırıyor. Karaca ya yolun altından ya da yolun üst kısmından geçiyor. Avcı Mehmet YILMAZ Karaca avladığı zamanlarda bu bölgede bek avı yapıyormuş.
Bu bölgeyi geçtikten sonra eğim gittikçe artıyor. Bu bölge haritada Uzunburun sırtı olarak gösterilmiş, ancak halk arasında bu bölgeye  Deveboynu deniliyor. Burada bulunan çeşmeye de Deveboynu çeşmesi adı verilmiş. Bu çeşme yaz-kış akar durumdadır. Avcı Mehmet YILMAZ Karacaların su ihtiyaçlarını gidermek için burayı daha fazla kullandığını söyledi. Deveboynu çeşmesi bölgeden geçen yolun kenarında bulunuyor. Burası çalı formundaki meşeyle kaplı durumda. Yine alanda çam ağaçları da bulunmakta. Tepeyi tırmandıktan sonra arka tarafı tamamen çam ağaçlarıyla kaplı durumda.
Uzunburun bölgesinden sonra İneşer bölgesi gelmekte. İneşer bölgesinin tamamı çam ağaçlarıyla kaplanmış durumda. İneşer bölgesinde yine bölgeyle aynı adı taşıyan bir yayla var (İneşer yaylası). 
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: bir  çok  karaca  durumda  var  bulunuyor  ancak  belmınar  çeşme  çalı  burada  olarak  daha  kaplanmış  karacaların  sonra  için  yol  yaban  olan  

Dosyalar - Orman