Kimya Bölümü

Ozon (O3)

Renksiz, keskin kokulu bir gaz olan Ozon aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzenidir. Oksijen atmosferde; oksijen atomu (O), oksijen molekülü (O2) ve ozon (O3) olarak üç değişik biçimde bulunur ve ozon normal oksijenden daha az...
+ Devamı

Gazlar

Gaz Basıncı:Gazların bazı özellikleri herkesce bilinir. Gazlar bulundukları kabın şeklini alacak şekilde genişler, diger bir gaz içinde yayılır ve her oranda karışırlar. Klor, brom ve iyot gibi bazı gazlar renkli ise de, genelde...
+ Devamı

Kimyasal Bağlar

Kimyasal bağ, moleküllerde atomları bir arada tutan kuvvettir. Atomlar daha düşük enerjili duruma erişmek için bir araya gelirler. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı olmalıdırlar....
+ Devamı

Radyoaktiflik

Kendiliğinden ýþýma yapabilen maddeler radyoaktif maddelerdir. Radyoaktiflik çekirdek yapısıyla ilişkilidir. Radyoaktif  bir atom hangi bileþiðin yapısına girerse , o bileþiði radyoaktif yapar. Radyoaktif  maddeler kuvvetli birer...
+ Devamı

Organometalik Kimya

En az bir metal-karbon bağı içeren bileşiklerin kimyası olarak tanımlanan organometalik kimya, yirminci yüzyılın ikinci yarısında disiplinlerarası yeni bir bilim dalı olarak ortaya çıkmış ve yüzyılın sonuna doğru çok hızlı...
+ Devamı

Gazlar

Moleküllerin birbirleri üzerine çekim uygulamadıkları düşünülen ve kabul edilen gaza ideal gaz denir. İdeal gaz kavramına uyan gazlar pek azdır. (H2, He gibi). Gerçek gazlar ideal gaz kavramından az yada çok saparlar. Gazlar yüksek...
+ Devamı

Asitler Ve Bazlar

Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde; 1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler). 3-...
+ Devamı

Atmosfer

ATMOSFERYer kürenin etrafını saran gaz örtüsüdür. Gaz örtüsünün dünya etrafında bulunmasının temel nedeni de yer çekimi kuvvetidir.Atmosfer renksiz, kokusuz, tatsız, çok hızlı hareket edebilen, akışkan, elastik,...
+ Devamı

Çözeltiler

A- Çözücü ve Çözünene Göre Siniflandirma 1- Kati-Sivi Çözeltileri : Bir katinin bir sivida çözünmesiyle hazirlanan çözeltilerdir. ( Tuzlu su, sekerli su, bazli su.....) 2- Sivi-Sivi Çözeltileri : Bir sivinin baska bir sivida...
+ Devamı

Elektrik Enerjisinin Üretilmesi

Termik santrallar, kömür, akaryakıt veya gaz gibi fosil yakıtların yakılması yoluyla elektrik üretir. Su santrallarda, ocağın kazan bölümünde dolanan su, çok sıcak buhar haline dönüşür ve bu buhar, elektrik akımı üreten...
+ Devamı

Madde

Boşlukta yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey maddedir. Madde ile ilgili örneklerOturduğumuz sıralardan, yediğimiz yiyeceklere, dev yıldızlardan gezegenlere, kullandığımız basit aletlerden bilgisayarlara, tek hücreli...
+ Devamı

Atom

Atomların varlığı varsayımı gerçekten çok eskilere dayanır."Maddeyi durmadan bölersek, bu işin sonunda nereye varılır?" sorusuna bir cevap getirmek çabasıyla üretilmiş varsayımlardan biridir bu. Yüzyıllar boyunca pek çok...
+ Devamı

Sabun İmalatı

Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .SABUN SANAYİSİNİN TARİHİEski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve...
+ Devamı

Çözeltilerin Buhar Basınçları

Herhangi bir çözeltide buhar basıncı bileşenlerin buhar basınçları toplamına eşittir.Gerek buhar fazında ve gerekse sıvı fazda ideal bir karışım özelliği gösteren sistemlerde kısmi buhar basınçları, Dalton’un kısmi...
+ Devamı

Çözünme

Bir maddenin başka bir madde içerisinde gözle görülemeyecek kadar küçük taneciklere homojen olarak ayrışması olayına çözünme denilir. O halde bir madde bir başka madde içerisinde en küçük yapı taşına ayrışmaktadır. Bu...
+ Devamı

Boya İçeren Kristaller

Hemen hemen her uygarlık hayvan yada bitki  liflerini boyamak için teknolojiler geliştirmiştir. Boyanın haslığının daha iyi olması istenir.  Kimya tarihçisi olan Partington bu konuyu çok büyük gözlemlerle ele almıştır. İlkel...
+ Devamı

Madde ve Özellikleri

Etrafımızda çok değişik maddeler vardır.Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz. Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi?  Bir maddenin...
+ Devamı

Gazlar

Madde,moleküllerin belli bir haldeki hareketliliği olarak tanımlanan üç halde bulunur. Katılar,her zaman hareketleri kısıtlı olan moleküllerden oluşurlar. Bir katının atomları ve molekülleri ,güçlü, elektriksel ve kimyasal...
+ Devamı

Mum Yapımı

Kalıplı mumlar her şekilde ve her boyda yapılabilir. Burada, kalıptan çıkarılan bir mum gösterilmektedir. Kap içi mumu da yapabilirsiniz; bu durumda mum kalıp içinde kalmaktadır ve kalıp mumun bir parçası haline gelmektedir. Kap...
+ Devamı

Maddelerin Ayırt Edici Özellikleri

MADDELERİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
+ Devamı

Periyodik Cetvel

EKLİ TABLO
+ Devamı

Karışımların Bileşenlerine Ayrılması

1-SÜZME İLE: Süspansiyon karısımlara uygulanır ve süzgeç kagıdı kullanılır.2-AYIRMA HUNİSİ İLE: Emülsiyon karısımlara uygulanır ve ayırma hunisi kullanılır.
+ Devamı

Floroplastikler

1938 yılı 6 Nisan’ında DUPONT laboratuarlarında yürütülmekte olan soğutucu gazlarla ilgili bir çalışma sırasında tesadüfen bulunan politetrafloroetilen (PTFE) ile floroplastik çağı başlamıştır. [1]Başka hiçbir plastik...
+ Devamı

Enerji Kaynaklı Sera Gazı Emisyonları

Kyoto Protokolü OECD ülkelerine, sera gazı emisyonlarını düşürmeleri için çağrıda bulunmaktadır. Enerji üretim ve tüketiminde bugün mevcut olan eğilimlerin aynen devam edeceği varsayılarak hazırlanan (business-as-usual)...
+ Devamı

Sabun İmalatı

Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .SABUN SANAYİSİNİN TARİHİEski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve...
+ Devamı

Genleşme

Genleşme: Sıcaklığı artırılan bir cismin uzunluk ya da hacminin değişmesi  olayıdır.Katıları, sıvıları ya da gazları oluşturan tanecikler, ortalama konumları çevresinde sü rekli çalkalanma halindedirler. Bu cisimlerden birine...
+ Devamı

Kimyasal Bağlar

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır.1-İyonik bağlar, elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman meydana gelir....
+ Devamı

Gazlar

Sıvı içerisinde bulunan gaz kabarcıkları sıvı yüzeyine yaklaştıkça hacimleri büyür, neden? Sıvı içerisinde bulunan gaz kabarcıkları yüzeye yaklaştıkça hacimleri büyür. Çünkü sıvının tabanında gaza yapılan basınç...
+ Devamı

Damıtma

Laboratuarda bir sıvının içinde çözünmüş olabilecek öteki maddelerden ayrıştırılarak arıtılması gerektiğinde  kullanılan en kolay yöntem damıtmadır. Damıtma sıvının buharlaşıncaya kadar ısıtılıp daha sonra...
+ Devamı

Boya

Genel olarak boya”bir yüzey üzerine uygulandığında dekoratif ve koruyucu bir tabaka(film) oluşturan malzeme” olarak tanımlanır. Pigment denilen renkli toz ile bağlayıcı denilen reçinenin uygulandığı yüzey üzerinde parlak, yarı...
+ Devamı

Kimyasal Tepkimelerde Enerji

Kimyasal tepkimeler olurken isi seklinde enerji alis-verisi olur. Alinan yada verilen bu isiya tepkime isisi, olusum isisi, çözünme isisi, nötürlesme isisi gibi isimler verilir. Kimyasal tepkimelerde baglarin kirilmasi disaridan isi gerektiren(...
+ Devamı

Nukleik Asit

Nükleoproteitlerin ikiye bölünmesiyle meydana gelen fosfatlı asitler için kullanılır. Nükleik asitler, ışığı sağa kıran beyaz, amorf maddelerdir. Özellikle tim ustan çıkarılan  hayvansal nükleik asit ile bitkisel nükleik asit...
+ Devamı

Deterjanın Yapısı

Deterjanlar kompleks yapılı sentetik yapılı maddelerdir. Sabun ve deterjanların kimyasal yapısı çok farklı olduğundan temizleme işlevindeki etkileri de farklıdır. Sabun asidik ve sert sularda etkili değildir  (Sert sudaki Ca ve Mg ile...
+ Devamı

Gaz Yasaları

İngiliz bilgini R. Boyle sabit sıcaklıktaki bir gazın hacimini, değişik basınçlarda ölçmüştür. Sabit sıcaklıta bir gazın hacmi ile basıncının çarpımı sabittir.P*V=K        P1*V1=P2*V2=……..=KAlıştırmalar:Bir gazın...
+ Devamı

Potansiyometri

Bir elektrotun potansiyeli içine daldırıldığı çözeltide bulunan, iyon veya iyonların aktivitelerine bağlıdır. Bu iyon veya iyonlar elektrot elementinin tuzlarından gelebileceği gibi, elektrot elementiyle ilgisi olmayan başka bir...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
En az bir metal-karbon bağı içeren bileşiklerin kimyası olarak tanımlanan organometalik kimya, yirminci yüzyılın ikinci yarısında disiplinlerarası yeni bir bilim dalı olarak ortaya çıkmış ve yüzyılın sonuna doğru çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Bileşiği oluşturan organik kısım, küçük moleküllerden karmaşık moleküllere kadar geniş bir aralıkta değişebilmektedir. Bugün kesin olarak bilimemekle birlikte, organik bileşiklerin sayısı milyonlar mertebesindedir. Metalin değiştirilebileceği de dikkate alınırsa, olası organometalik bileşiklerin sayısını tahmin etmek bile güçtür. Zaman içerisinde, ilgi ve koşulların belirlediği öncelikte organometalik bileşikler sentezlenmiş ve sentezlenmektedir. Bilinen organometalik bileşiklerin sayısı büyük bir hızla artmaktadır. ORGANOMETALİK KİMYA yeni bir alan olmasına karşın, ilk organometalik bileşik iki yüzyıl kadar önce sentezlenmişti. 1760 yılında arsenat tuzlarından görünmeyen mürekkep geliştirmeye çalışan Fransız Kimyacısı L. C. Cadet, son derece kötü kokulu bir sıvı elde etti. Daha sonra bu sıvının (CH3)2As-As(CH3)2 formülündeki dikakodil (Eski Yunanca'da kötü kokulu anlamında) bileşiği olduğu anlaşıldı. Arsenik ile karbon atomu değerlik elektronlarını ortaklaşa kullanarak s bağı yapmaktadır. Benzer şekilde, element-karbon s bağı içeren çok sayıda alkilmetal bileşiği ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında sentezlendi. Bunlar arasında Alman Kimyacısı E. Frankland tarafından 1849 yılında sentezlenen Zn(C2H5)2 bileşiğini, tarihsel sıralamada ikinci konumda bulunması nedeniyle belirtmek gerekir. İlerleyen yıllarda diğer metallerin de benzer bileşikleri sentezlendi ve bir yandan bu bileşiklerin yapıları aydınlatılmaya çalışılırken, diğer yandan da bunların kullanılması üzerinde yoğun arayışlara girildi. Araştırmalar sonucunda alkilmetal bileşiklerinin çok geniş kullanım alanları bulundu. Özellikle organik bileşiklerin sentezinde alkilmetaller geniş ölçüde kullanım alanı bulmuştur. Bugün dahi yaygın şekilde kullanılanlara örnek olarak, Grignard bileşikleri (alkilmagnezyum halojenürler, R-Mg-X) verilebilir. Grignard bileşikleri susuz ortamda alkil halojenürün magnezyum ile tepkimesinden elde edilir. Bu bileşiklerin ilginç özelliklerinden biri, değişik maddelerle tepkimeye girerek yeni bileşikler oluşturmasıdır. Örneğin, su veya asitlerle tepkimeye girince alkan (doymuş hidrokarbon), havanın oksijeni ile alkol, aldehit ve ketonlar ile büyük alkoller oluşmaktadır. 
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Dosyalar - Kimya