Kimya Bölümü

Sabun İmalatı

Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .SABUN SANAYİSİNİN TARİHİEski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve...
+ Devamı

Boya

Genel olarak boya”bir yüzey üzerine uygulandığında dekoratif ve koruyucu bir tabaka(film) oluşturan malzeme” olarak tanımlanır. Pigment denilen renkli toz ile bağlayıcı denilen reçinenin uygulandığı yüzey üzerinde parlak, yarı...
+ Devamı

Damıtma

Laboratuarda bir sıvının içinde çözünmüş olabilecek öteki maddelerden ayrıştırılarak arıtılması gerektiğinde  kullanılan en kolay yöntem damıtmadır. Damıtma sıvının buharlaşıncaya kadar ısıtılıp daha sonra...
+ Devamı

Sabun İmalatı

Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .SABUN SANAYİSİNİN TARİHİEski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve...
+ Devamı

Organometalik Kimya

En az bir metal-karbon bağı içeren bileşiklerin kimyası olarak tanımlanan organometalik kimya, yirminci yüzyılın ikinci yarısında disiplinlerarası yeni bir bilim dalı olarak ortaya çıkmış ve yüzyılın sonuna doğru çok hızlı...
+ Devamı

Atom

Atomların varlığı varsayımı gerçekten çok eskilere dayanır."Maddeyi durmadan bölersek, bu işin sonunda nereye varılır?" sorusuna bir cevap getirmek çabasıyla üretilmiş varsayımlardan biridir bu. Yüzyıllar boyunca pek çok...
+ Devamı

Gazlar

Moleküllerin birbirleri üzerine çekim uygulamadıkları düşünülen ve kabul edilen gaza ideal gaz denir. İdeal gaz kavramına uyan gazlar pek azdır. (H2, He gibi). Gerçek gazlar ideal gaz kavramından az yada çok saparlar. Gazlar yüksek...
+ Devamı

Ozon (O3)

Renksiz, keskin kokulu bir gaz olan Ozon aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzenidir. Oksijen atmosferde; oksijen atomu (O), oksijen molekülü (O2) ve ozon (O3) olarak üç değişik biçimde bulunur ve ozon normal oksijenden daha az...
+ Devamı

Çözeltiler

A- Çözücü ve Çözünene Göre Siniflandirma 1- Kati-Sivi Çözeltileri : Bir katinin bir sivida çözünmesiyle hazirlanan çözeltilerdir. ( Tuzlu su, sekerli su, bazli su.....) 2- Sivi-Sivi Çözeltileri : Bir sivinin baska bir sivida...
+ Devamı

Gazlar

Madde,moleküllerin belli bir haldeki hareketliliği olarak tanımlanan üç halde bulunur. Katılar,her zaman hareketleri kısıtlı olan moleküllerden oluşurlar. Bir katının atomları ve molekülleri ,güçlü, elektriksel ve kimyasal...
+ Devamı

Kimyasal Bağlar

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır.1-İyonik bağlar, elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman meydana gelir....
+ Devamı

Enerji Kaynaklı Sera Gazı Emisyonları

Kyoto Protokolü OECD ülkelerine, sera gazı emisyonlarını düşürmeleri için çağrıda bulunmaktadır. Enerji üretim ve tüketiminde bugün mevcut olan eğilimlerin aynen devam edeceği varsayılarak hazırlanan (business-as-usual)...
+ Devamı

Asitler Ve Bazlar

Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde; 1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler). 3-...
+ Devamı

Nukleik Asit

Nükleoproteitlerin ikiye bölünmesiyle meydana gelen fosfatlı asitler için kullanılır. Nükleik asitler, ışığı sağa kıran beyaz, amorf maddelerdir. Özellikle tim ustan çıkarılan  hayvansal nükleik asit ile bitkisel nükleik asit...
+ Devamı

Madde

Boşlukta yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey maddedir. Madde ile ilgili örneklerOturduğumuz sıralardan, yediğimiz yiyeceklere, dev yıldızlardan gezegenlere, kullandığımız basit aletlerden bilgisayarlara, tek hücreli...
+ Devamı

Radyoaktiflik

Kendiliğinden ýþýma yapabilen maddeler radyoaktif maddelerdir. Radyoaktiflik çekirdek yapısıyla ilişkilidir. Radyoaktif  bir atom hangi bileþiðin yapısına girerse , o bileþiði radyoaktif yapar. Radyoaktif  maddeler kuvvetli birer...
+ Devamı

Maddelerin Ayırt Edici Özellikleri

MADDELERİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ
+ Devamı

Gaz Yasaları

İngiliz bilgini R. Boyle sabit sıcaklıktaki bir gazın hacimini, değişik basınçlarda ölçmüştür. Sabit sıcaklıta bir gazın hacmi ile basıncının çarpımı sabittir.P*V=K        P1*V1=P2*V2=……..=KAlıştırmalar:Bir gazın...
+ Devamı

Genleşme

Genleşme: Sıcaklığı artırılan bir cismin uzunluk ya da hacminin değişmesi  olayıdır.Katıları, sıvıları ya da gazları oluşturan tanecikler, ortalama konumları çevresinde sü rekli çalkalanma halindedirler. Bu cisimlerden birine...
+ Devamı

Elektrik Enerjisinin Üretilmesi

Termik santrallar, kömür, akaryakıt veya gaz gibi fosil yakıtların yakılması yoluyla elektrik üretir. Su santrallarda, ocağın kazan bölümünde dolanan su, çok sıcak buhar haline dönüşür ve bu buhar, elektrik akımı üreten...
+ Devamı

Çözünme

Bir maddenin başka bir madde içerisinde gözle görülemeyecek kadar küçük taneciklere homojen olarak ayrışması olayına çözünme denilir. O halde bir madde bir başka madde içerisinde en küçük yapı taşına ayrışmaktadır. Bu...
+ Devamı

Gazlar

Sıvı içerisinde bulunan gaz kabarcıkları sıvı yüzeyine yaklaştıkça hacimleri büyür, neden? Sıvı içerisinde bulunan gaz kabarcıkları yüzeye yaklaştıkça hacimleri büyür. Çünkü sıvının tabanında gaza yapılan basınç...
+ Devamı

Atmosfer

ATMOSFERYer kürenin etrafını saran gaz örtüsüdür. Gaz örtüsünün dünya etrafında bulunmasının temel nedeni de yer çekimi kuvvetidir.Atmosfer renksiz, kokusuz, tatsız, çok hızlı hareket edebilen, akışkan, elastik,...
+ Devamı

Periyodik Cetvel

EKLİ TABLO
+ Devamı

Potansiyometri

Bir elektrotun potansiyeli içine daldırıldığı çözeltide bulunan, iyon veya iyonların aktivitelerine bağlıdır. Bu iyon veya iyonlar elektrot elementinin tuzlarından gelebileceği gibi, elektrot elementiyle ilgisi olmayan başka bir...
+ Devamı

Boya İçeren Kristaller

Hemen hemen her uygarlık hayvan yada bitki  liflerini boyamak için teknolojiler geliştirmiştir. Boyanın haslığının daha iyi olması istenir.  Kimya tarihçisi olan Partington bu konuyu çok büyük gözlemlerle ele almıştır. İlkel...
+ Devamı

Gazlar

Gaz Basıncı:Gazların bazı özellikleri herkesce bilinir. Gazlar bulundukları kabın şeklini alacak şekilde genişler, diger bir gaz içinde yayılır ve her oranda karışırlar. Klor, brom ve iyot gibi bazı gazlar renkli ise de, genelde...
+ Devamı

Karışımların Bileşenlerine Ayrılması

1-SÜZME İLE: Süspansiyon karısımlara uygulanır ve süzgeç kagıdı kullanılır.2-AYIRMA HUNİSİ İLE: Emülsiyon karısımlara uygulanır ve ayırma hunisi kullanılır.
+ Devamı

Deterjanın Yapısı

Deterjanlar kompleks yapılı sentetik yapılı maddelerdir. Sabun ve deterjanların kimyasal yapısı çok farklı olduğundan temizleme işlevindeki etkileri de farklıdır. Sabun asidik ve sert sularda etkili değildir  (Sert sudaki Ca ve Mg ile...
+ Devamı

Çözeltilerin Buhar Basınçları

Herhangi bir çözeltide buhar basıncı bileşenlerin buhar basınçları toplamına eşittir.Gerek buhar fazında ve gerekse sıvı fazda ideal bir karışım özelliği gösteren sistemlerde kısmi buhar basınçları, Dalton’un kısmi...
+ Devamı

Madde ve Özellikleri

Etrafımızda çok değişik maddeler vardır.Bu maddelerin aynı yada farklı olduklarını nasıl ayırt edebilirsiniz. Bu maddelerin sadece kütlelerini yada hacimlerini ölçmemiz bunları farklılandırmak için yeterli mi?  Bir maddenin...
+ Devamı

Floroplastikler

1938 yılı 6 Nisan’ında DUPONT laboratuarlarında yürütülmekte olan soğutucu gazlarla ilgili bir çalışma sırasında tesadüfen bulunan politetrafloroetilen (PTFE) ile floroplastik çağı başlamıştır. [1]Başka hiçbir plastik...
+ Devamı

Kimyasal Tepkimelerde Enerji

Kimyasal tepkimeler olurken isi seklinde enerji alis-verisi olur. Alinan yada verilen bu isiya tepkime isisi, olusum isisi, çözünme isisi, nötürlesme isisi gibi isimler verilir. Kimyasal tepkimelerde baglarin kirilmasi disaridan isi gerektiren(...
+ Devamı

Kimyasal Bağlar

Kimyasal bağ, moleküllerde atomları bir arada tutan kuvvettir. Atomlar daha düşük enerjili duruma erişmek için bir araya gelirler. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı olmalıdırlar....
+ Devamı

Mum Yapımı

Kalıplı mumlar her şekilde ve her boyda yapılabilir. Burada, kalıptan çıkarılan bir mum gösterilmektedir. Kap içi mumu da yapabilirsiniz; bu durumda mum kalıp içinde kalmaktadır ve kalıp mumun bir parçası haline gelmektedir. Kap...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Hemen hemen her uygarlık hayvan yada bitki  liflerini boyamak için teknolojiler geliştirmiştir. Boyanın haslığının daha iyi olması istenir.  Kimya tarihçisi olan Partington bu konuyu çok büyük gözlemlerle ele almıştır. İlkel insanlar temel öğe olarak müziği tercih etseler de renkleri her zaman parlak olmuştur. Kumaş ve perşümen kağıtlarının boyanması kimyanın ilk örnekleri, madde dünyasının keşfini destekleyen aynı zamanda modern kimyasal bilimler için bir kuruluş olarak hizmet veren teknolojilerdir. Bu yükselmenin sebebi açıktır: Yün, ipek pamuk kağıt hamuru ve papilüs gibi lifli maddeler polihedral kristallere nazaran daha büyük bir yüzeye sahiptir. Fakat gelişen kristalin yüzey alanı, her bir iyonik yada moleküler tabanın eklenmesinden sonraki toplam yüzey alanları çok büyüktür. Her bir 10 birimlik tabakanın 1000 birim küplük asıl kaynağa eklenmesini takiben hesaplanan toplam yüzey alanı 109 cm2 iken 1 cm3’lük bir küpün yüzey alanı sadece 6 cm2’dir.
Gerçekten son 150 yıldır tanımlayıcı kristalografik literatürde, gelişim döneminde boyalarla renk verilmiş basit yapıda şeffaf kristal örneklerinin bulunması mümkündür. Gelişen bir kristalin çeşitli yönleri için, boyalar farklı afiniteler gösterdiğinden, ana kristalin simetrisine bağlı olarak farklı renkler oluşur. Merkezi simetrik kristallerde bir çok yünü birbirleriyle ilişkili olarak çift taraflı olması nedeniyle sık sık papyona benzer maddeler gözlenir. 1900 yılında Vater tarafından çizilen eosin ile renklendirilmiş Alçı (CaSO4 . 2H2O) tipik bir örnektir. Şekil 1a’da gösterilmiştir (Boyaların yapıları tablo 1, bölüm III.B’de boya yapıları; hangi kristallerle birleştikleri , alfabetik listeden yaygın isimlerinin seçilmesi ve şema 1’deki sembolik isimlerin yorumlanmasıyla belirlenebilir). Açık sebeplerle Pelikan bahsedilen Şekillerden “sanduhrformig” olarak bahsetmiştir yada İngilizce’de daha yaygın olarak kum saati içerikleri anlamına gelen “hourglass inclusions” olarak bahsedilir. Fakat yüksek simetrili ana kristallerde malta haçlarına benzer diğer modeller ortaya çıktığı zaman bu adlandırma tanımlayıcı değildir. Bu yüzden çökeltide büyüme  esnasındaki kromofor ve lüminofor içeren şeffaf tek kristaller için genel bir terim olan boya içerikli kristal (DIC) terimini daha uygun buluyoruz.
Farklı renklerde boyanmış polihedra doğal olarak, geçen neslin bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. Aynı zamanda  yapay cevherden daha fazladır. Boya moleküllerinin olağan bileşimi ve biçimi ana moleküllere veya iyonlara benzemediği için boyanmış kristaller, yapısal kristalografinin temel taşı olan Mitscherlich’in izomorfizm ilkesini ihlal eder. Bu tutarsızlık boya içerikli kristallerde birçok araştırmanın odağı olmuştur. Nasıl bir boya molekülü tek bir kapalı kristal içinde tutulabilir?  Ana kristal nasıl olur da bu sıkıntı veren kirleri bünyesine yerleştirebilir? Bu tarz kristaller, kristal yapı analizlerinin büyümekte olan bilimi için ne ifade eder?
İzomorfizm ilkesinin ihlalinin yanı sıra; diğer bilimsel ve teknolojik ilgi alanları da boya kristallerinin  araştırılmasına sebep olmuştur. Bu araştırmalara yol açan diğer konular Pliokroizm’in doğası, kristal şeklinin büyümesinin mekanizmaları, gümüşün ışık hassaslığı, seramiğin kristalleştirilmesi; kolloid dengesi, patlayıcı madde hazırlığı, böbrek taşı önlemleri ve benzeri konulardır. Bu alanın bir kısmının tekrar gözden geçirilmesinde 1959’da Slavnova bu geniş konulu literatürün son derece dağıldığını söylemiştir. Yaygın bir amaç kaybı hatta yaygın bir terminoloji eksikliği olduğundan dolayı bu konuyu araştırmak çok zordur. Boya içerikli kristal yönlerinin diğer incelemeleri, Johnsen, Gaubert, Bunn, Seifert, Neuhaus ve Spangenberg, France ve France ve Buckley’ in çalışmalarını içerir.
Boyanmış kristaller birkaç nesildir sistematik araştırmaların konusu değildir. Fakat gelecekte şüphesiz bu konuya yeni nesil bilim adamları ihtiyaç duyacaktır. Çünkü stereokimyaları zengindir ve organik boya içeren şeffaf kristaller spektroskopik  ve fotonik uygulamalara uygundur. Burada biz DIC’lerin ortaya çıkışını, kayboluşunu ve yenilenişini içeren raporları sunuyoruz. Bu inceleme boya içeren kristallerin tarihini oluşturan ilk gözlemleri toplar. Geçmiş nesillerin tanımlayıcı kristalografik gözlemlerini modern araştırmacılar tarafından kullanılabilecek hale getirir. 
Boyanmış sülfatlar, kromatlar, fosfatlar karboksilatlar ve karboksilik asitler, karbonatlar, nitratlar, halatlar, halitler, aminolar, amidolar ve şekerin son katkılarını sunuyoruz ve fiziksel organik, analitik biyokimyasal ve boyanmış kristallerin stereokimyalar kadar çağdaş kristalografi uzmanları, madde bilim adamları ve spektroskopistlerin nasıl ilgisini çektiğini gösteriyoruz. Bölüm III.B’ de boyanmış kristallerin bulunduğu geniş kapsamlı bir tablo sunuyoruz. 
Madde; tarihi ve çağdaş incelemeler arasında bölünmüştür. Bir çok yönden bu ayrım DIC’lerin sistematik araştırmalar için bir konu olmasının sona erdiği 1950’den önce ele alınmıştır. 
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Etiketler: bir  olarak  kristal  boya  için  veya  çok  boyanmış  kristaller  daha  olan  kristallerin  fakat  maddeler  içeren  diğer  boyalar  yaygın  yada  burada  

Dosyalar - Kimya