Astronomi Bölümü

Türk Mitolojisi

Türk mitolojisinde güneş, önceleri daha büyük bir öneme sahipti. M.S. 763 de Uygurlar "Mani" mezhebini kabul edince, yavaş yavaş "Ay"da büyük bir önem kazanmağa başlamıştı. Bununla beraber Büyük Hun Devleti zamanında hem...
+ Devamı

Yıldırım Darbeleri Oluşumu Ve Korunulması

Havanın iyi bir iletken olmaması bünyesinde yüksek gerilimli bulutları oluşturur. Fiziki sebeplerden ötürü, bulutun yüklenmesi sırasında yere yakın olan kısmı negatif değerle şarj olmuştur (%85 ihtimal). Bu sırada yer de bulut...
+ Devamı

Güneş Sistemi

Dünyaya en yakın yıldızdır ve 8 ışık dakikası (149.6 milyon km) uzaklıktadır. Bu aynı zamanda güneşe baktığımızda onun 8 dakika önceki halini görüyoruz demektir.700.000 km yarıçapı ve 15 milyon K çekirdek sıcaklığı göz...
+ Devamı

Rüya Nedir

Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçirmekteyiz. Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesi demektir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır. Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un...
+ Devamı

Kepler Kanunları

Tarih boyunca birçok bilim adamı astronomi ile uğraşmıştır. Milattan önce yaşayan Eratostanes  ve Aristarchus ile milattan sonra astronomi üzerinde çalışan Ptolemy ve Copernic bu bilim adamları arasında sayılabilir. Copernic’ten...
+ Devamı

Teleskoplar

Bir teleskop ile; daha doğrusu başlangıç için aldığınız küçük bir teleskop ile, görebileceğiniz gök cisimlerinin başında tabi ki ay gelmektedir. Ayın üzerindeki kraterleri ve dağları yakından görmek, ay tutulmalarını daha...
+ Devamı

Tayf Çizgileri

Bu deneyin amacı bir yıldızın tayfının bilinen laboratuar tayfı ile karşılaştırarak, yıldızın tayfındaki değişmeleri anlamaktadır. Bu değişmelerden biri yıldızın tayfında ortaya çıkan Karışmış Çizgiler ( blend...
+ Devamı

Fizik Paradoksları

Bu paradoks, biraz da artronomi ile ilgili.Olbers, araştırmaları neticesinde, şu fikirlere vardı:a) Kâinatın (uzayın), başlangıcı ve sonu yoktur.b) Kâinatın bir sınırı yoktur. c) Kâinattaki yıldızlar, düzenli bir şekilde...
+ Devamı

Psikanalitik Kuram

İnsan davranışlarını ortaya çıkaran nedenlerin neler olduğu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş, birçok araştırmanın yapılmasına yol açmıştır. 20. yüzyıla kadar özellikle ruhsal davranışlar mantıklı bir nedene...
+ Devamı

Evren Ve Uzay

Evren, varolan herşeyi anlatan bir kelimedir.  Gördüğümüz, bildiğimiz, duyduğumuz herşey evrenin içindedir. Evren uzaydan ve uzayda bulunan sayısız varlıklardan meydana gelmiştir.İnsanlar çok eski zamanlardan beri evren ve onun...
+ Devamı

Kütlesel Çekim

Yukarı atılan bir cisim, bir süre sonra döner ve yere düşer. Irmaklar hep yukarıdan aşağıya doğru akar. Bunun açıklamasını "yerçekimi" olarak yaparız. Bu, tüm kütleli nesnelerde, gezegenlerde ve yıldızda varolan bir kuvvettir ve...
+ Devamı

Vektörler Ve Vektör Uzayları

Bilinen iki açısal düzlem, noktalar U = (u ,u ) numara çiftleri olarak düzenlenerek gösterilmiştir. U’ya dikkatlice bakılacak olursa (u ,u ) koordinatlarıyla bir nokta , sabit orijin  0 = (0,0) ‘la bağlantılı veya bir vektör...
+ Devamı

Michelson-Morley Deneyi

Bilimadamları bütün uzayı dolduran esirin hareketsiz olduğunu düşünüyorlardı. Dünyamız evreni kaplayan esir içinde sanki su dolu bir kavanozdaki bir bilyeye benzetilebilir. Bilyemizi hareket ettirdiğimiz zaman suda bir dalgalanma olur....
+ Devamı

Büyük Patlama Kuramı

Büyük patlamanın zaman akışını incelerken bize göre çok küçük ve hatta hayal edilemez zamanlar içinde evrenin önemli safhalar geçirdiğini göreceğiz. Bu safhaları daha iyi anlamak için bir an için o zamanda durup o zaman...
+ Devamı

Bitki Fizyolojisi

Bilindiği gibi fizyoloji organeller, hücre ve  dokular ile organ ve organizmaların canlılığını sağlayan işlevlerini, ilişkilerini ve cansız çevre ile etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Bitki fizyolojisi de bu çerçevede...
+ Devamı

( 0 - KULLANICI DEGERi )
Tarih boyunca birçok bilim adamı astronomi ile uğraşmıştır. Milattan önce yaşayan Eratostanes  ve Aristarchus ile milattan sonra astronomi üzerinde çalışan Ptolemy ve Copernic bu bilim adamları arasında sayılabilir. Copernic’ten sonra Danimarkalı bir bilim adamı olan Tycho Brahe astronomide çok önemli çalışmalar yapmıştır. Brahe’nin ölçme konusundaki ustalık ve duyarlılığı kendi çağdaşı olan Kepler’de yoktu. Kepler’in üstün yanı matematiksel yapılara nüfuz kabiliyetidir. Başlangıçta kendisini din ve felsefe ilgilendiriyordu. Fakat parasal sıkıntılarını hafifletmek için, açık bulunan bir astronomi kürsüsünde ders vermeye başlayan Kepler, öğrendiği astronomi konularındaki altyapı eksikliğini farketti. Bu eksikliği gidermek için de çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Kepler; Yerküre,Merkür,Venüs,Mars,Jüpiter,Satürn’ü gezegen olarak düşünüyordu. Başlangıçta en çok ilgilendiği konu neden altı gezegen olduğuydu. Bunu açıklamak için geometrik çözümler aradı. Brahe’nin ölçümlerine dayanarak gezegenlerin yarıçapları arasında bir ilişki bulmaya çalıştı. Bu hesapları Copernic modeline göre yapıyordu. Yaptığı ilk çalışmaların sonucunda düzgün katı yüzlülerle Copernic sistemini uygunlaştırmayı başardı. Bir kitap halinde çalışmalarını yayınlayarak Brahe’nin dostluğunu kazandı. Fakat bu açıklama yalnızca estetik açıdan değerli olup bilimsel bir nitelik taşımamaktaydı.
Brahe öldükten sonra Kepler, Mars gezegeni yörüngesi üzerinde yoğunlaştı. Tycho’ nun bıraktığı ölçümlere güvenerek Mars’ın yörüngesinin dairesel olmadığını açıklığa kavuşturdu ve nasıl olduğunu tespit etmeye çalıştı. Bunu yapmak için çalıştığı sırada Dünya’nın hareketi sırasında uzayda hızının sabit olmadığını gösterdi. Bu değişimi Güneş’in etkisine bağlı olarak açıklayan Kepler bu yasayı şu şekilde ifade etmişti:”Güneş’ten gezegene uzanan çizgi eşit zaman arlıklarında eşit alan tarar.” Kepler bunun sebebini Güneş’in manyetik etkilerine bağlıyordu. Fakat bunun üzerinde fazla durmadan doğru olduğunu gördüğü bu kuralı daha sonraki çalışmalarında kullandı. Bu kanunu bugün biz de doğruluyoruz.
Tamamına erişebilmek için Kayıtlı Üye olup Giriş yapmalısınız

Dosyalar - Astronomi